Türk-Amerikan ilişkilerinde Papaz Brunson’un tutukluluk hali gerginlik kaynağı olmaya devam ediyor. ABD’de 6 senatör, uluslararası mali kuruluşların Türkiye’ye karşı kısıtlamaya gitmesi için tasarı hazırladı. Merak edilen bir diğer konu ise, daha önce rehin alma politikasıyla muhatabından taviz koparan Erdoğan ve AKP’nin aynı sonucu Bronson davasında alıp almayacağı. Türk diktatörü R.Tayyip Erdoğan’ın yabancı ülke vatandaşlarını rehin alarak taviz koparma politikasına karşı ABD’de kamuoyu ve yönetim düzeyinde giderek artan bir tepki var. Geçen Çarşamba günü Fetullah Gülen Cemaati’ne yardım ettiği iddiasıyla İzmir’de tutuklu bulunan ABD’li papaz Andrew Craig Brunson’ın tutukluluk süresinin uzatılmasına karşı ABD’de 6 senatör, Türkiye’nin uluslararası mali kuruluşlarından borç almasını kısıtlayan bir yasa tasarısı sundu. Reuters Haber Ajansı’nın haberine göre, Cumhuriyetçi ve Demokrat Parti’den 6 senatör, „Türk hükümeti ABD vatandaşlarının haksız yere tutuklamaya son verene dek“ Türkiye’nin uluslararası mali kuruluşlardan borç almasını kısıtlayan bir yasa tasarısı sundu. Senato Dışilişkiler Komitesi’nden yapılan yazılı açıklamada „Türkiye Uluslararası Mali Kurumlar Yasası“ adı verilen tasarıda, Dünya Bankası ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın ABD’li başkanlarına, insani amaçlar dışında Türkiye’ye gelecekte verilecek kredilere karşı çıkması direktifi veriliyor. Tasarıda, Türkiye’ye yeni kredi, mali ya da teknik yardım verilmesinin engellenmesi için ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchen’dan Dünya Bankası ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası yönetim kurullarındaki üyelerine talimat vermesi isteniyor. Aynı talimatın Uluslararası Para Fonu’nundaki (IMF) ABD’li üyelerine de verilmesi talep ediliyor. Açıklamada „Türk hükümetine gelecekte verilecek taahhüt ve borçlar konusunda, Türkiye’de insan haklarının gelişimini sağlayacak bir tutum içinde uyumlu bir politika geliştirilmesi için diğer donör ülkelerle birlikte çalışılması gerekli. Tasarıda dile getirilen maddeler, ABD vatandaşlarına, Türkiye’de bulunan çifte vatandaş pozisyonundaki diplomatik temsilcilik çalışanlarına keyfi gözaltı ve tutukluluk sona erdiği taktirde hükmünü yitirecek“ ifadesi yer aldı. Türkiye’ye milyarlar bu bankalardan Tasarı eğer sağlıklı bir şekilde hayata geçirilse, AKP yönetimindeki Türk devleti, ekonomik sıkıntıları yaşadığı bu dönemde daha da zorlanmış olacak. Dünya Bankası’na bağlı olan Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBDR) ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) sadece 2017 yılı düşünüldüğünde sağladığı fon hiç de yabana atılır cinsten değil. 2017’de IBRD, Türkiye’de 12 projeye 3.9 milyar dolarlık fon ayırdı. EBRD ise 2017’de Türkiye’deki 51 bir projeye toplam 1,6 miyar dolarlık kredi sağlamıştı. Brunson’un öyküsü Peki, Türk-Amerikan ilişkilerinde bir krize neden olan Andrew Craig Brunson kimdir? Türkiye’de nasıl bir yaşam öyküsü var? Halen İzmir F Tipi Cezaevi’nde ‘tutukluluk’ adı altında rehin kalan Brunson, Türkiye ve Kürdistan’da binlerce tutuklu ve hükümlü gibi bir gizli tanık kurbanı. ABD’nin North Carolina eyaletinde doğan 50 yaşındaki Brunson, 23 yıldır Türkiye’de yaşıyordu ve tutuklandığı sırada süresiz oturma izni başvurusu yapmaya hazırlanıyordu. Brunson, Ekim 2016’da eşiyle birlikte ifadeye çağrıldı ve ifade için gittiklerinde gözaltına alındı. Eşi Norine Brunson, 13 gün sonra serbest bırakıldı. Brunson ise Gülen yapılanmasına üye olduğu iddiasıyla gizli bir tanığın ifadesi doğrultusunda tutuklandı. Brunson’a yönelik suç isnadları ise şöyle: ‘Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasi veya askeri casusluk amacıyla temin etme’, ‘Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek’, ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek’ ve ‘Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’. Çarşamba günü üçüncü kez hakim karşısına çıkan Brunson, bu suçlamaları reddediyor. Brunson davasında dikkat çeken bir diğer nokta da Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da binlerce tutuklu ve hükümlünün başına gelen hakkında iddianame hazırlanmamasına rağmen uzun bir tutukluluk süresine maruz kalması. Bruson hakkındaki iddianame tutuklanmasından yaklaşık 1,5 yıl sonra hazırlandı ve Mart 2018’de İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Trump rezalet demişti Çarşamba günü Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde görülen duruşmaya Brunson’ın eşi Norine Brunson, ABD’nin Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Philip Kosnett, ABD Dini Özgürlükler Komisyon üyeleri de katılmıştı. Brunson’ın tutukluluk halinin devamına karar verilen duruşma sonrası Maslahatgüzar Philip Kosnett: „Hayal kırıklığına uğradık, endişeliyiz“ ifadesini kullanmıştı. ABD Başkanı Donald Trump da Twitter üzerinden verdiği mesajında şunları belirtmişti: “Türkiye’nin cezaevindeki saygın Pastör Andrew Brunson’ı tahliye etmemesi tam bir rezalet. Çok uzun zamandır rehin tutuluyor. @RT_Erdogan bu mükemmel Hristiyan eş ve babanın serbest kalması için bir şey yapmalı. Yanlış bir şey yapmadı ve ailesinin ona ihtiyacı var.“ Tutarsız yaklaşımlar Erdoğan’a cesaret veriyor Türk devleti yüzbinlerce kişiyi haksız yere cezaevlerinde tutarken, ABD ve AB bir çok kez bu durumu bir çok kez görmezlikten gelmeyi tercih etti. Ya da demokratik kamuoyu karşısında zor duruma düşmemek için her hangi bir yaptırımı içermeyen çok cılız bir ses çıkardı. Bu ülkeler, sadece kendi vatandaşları söz konusu olduğunda tepki gösterdi. Ayrıca, Erdoğan’a tutuklanan vatandaşlarının serbest bırakılması için tavizler verdi. Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un telefonla Erdoğan’ı aramasından sonra Loup Bureau serbest bırakıldı. Alman Die Welt muhabiri Deniz Yücel, geçtiğimiz Şubat ayının ortalarında Almanya ile yapılan gizli pazarlıklar sonucunda serbest bırakıldı. Yücel’e karşılık Türkiye’ye verilen silahların Efrîn’de kullanıldığı sürekli gündeme geldi. Almanya, basın, haber alma ve ifade özgürlüğünü sadece Deniz Yücel’in tutukluluğu ile sınırlı tutarken, Türkiye’de rehin alınan ve yüzlere varan gazeteciler hakkında tek bir girişimde dahi bulunmadı. Bunlara ek olarak Türkiye, şu anda Edirne sınırında esir aldığı 2 Yunan askeri için Yunanistan’dan taviz koparmak için hummalı bir çalışma yürütüyor. Papaz Brunson’un tutukluluğuna yeniden dönecek olursak, eğer Türkiye diğerlerinde olduğu gibi bu olayda da taviz koparacak olursa, bir başka ABD’li vatandaşın rehin alınma olasılığına da kapı aralanacak. HABER MERKEZİ