Her siyasi partinin mutlaka bir seçim stratejisi vardır, hatta bu işin kurmayları, reklamcıları vardır ve siyasi stratejilerle reklam iç içe geçer ve seçim propagandası öylece başlar. İktidara geldiği ilk yıllara baktığımızda, beğensek de beğenmesek de AKP’nin, daha doğrusu Recep Tamam Erdoğan’ın da bir seçim stratejisi vardı. Esasında Erdoğan’ın bugüne değin seçim stratejisi çok basitti, zaten devletin halkı için yapması gerekenleri yapacağını açıklıyor ve inşaat ağırlıklı bu işleri de yapıyordu.

Erdoğan’ın propagandası şöyleydi:

- Ben yol yaptım,

- Ben havaalanı yaptım,

- Ben hastane yaptım,

- Ben … … yaptım…

İyi de, zaten bunları yapmak için hükümet olunur, yapmamak için olunmaz ki… Siyasi parti için bu seçim stratejisini 2 türlü sakıncası vardır, birincisi halk artık doyuma ulaşır ve zaten bunu yapması gerektiğini anlar. İkincisi de bu yapılanlar sosyal devlet mantığının yapması gereken şeylerdir ve para anlamında getirisi olmadığı gibi bütçeden götürür de…

Ancak 7 Haziran 2015 seçimlerini kaybettikten sonra Erdoğan stratejisini değiştirdi, yine duble yolları anlatıyor, hem tren kazasının olduğu ve 4 kişinin yaşamını yitirdiği gün ama esas strateji savaş ve insan öldürülmesi üzerine kurulu.

1 Kasım seçimlerine Sur, Şırnak ve benzeri katliamlarla girdi, insanların milliyetçilik damarına bastığı gibi bilhassa Kürdistan’da seçmenlerin evlerini yakıp-yıkarak onları oy veremez konumuna getirdi. Savaş açılmıştı devlet tarafından, daha doğrusu devleti ve Erdoğan’ı yöneten Ergenekoncular tarafından.

Sonraki seçimlere Suriye’de Efrîn’e saldırarak ve Kürtleri öldürerek girdi. O kadar vahşice bişeydi ki, saat başı öldürttüklerinin çetelesini halka sunmaya başladı. Erdoğan artık tombalacılar gibi, sayıları arttıra arttıra ve bununla böbürlenerek açıklıyordu.

Ve şimdi yeni bir seçime gidiyoruz ve normal şartlarda Erdoğan’ın kazanabileceği il sayısı neredeyse 2 elin on parmağına yakın ya da en fazla o kadar. Oldukça sayıda büyük şehir muhalefet iktidarının eline geçmek üzere. Erdoğan da alışmış ya artık savaşla seçim kazanmaya, önceki gün Suriye Kürdistanı’na gireceğini açıkladı. Halk bilmese de ben yine de yazayım, girmek istediği bölgede esasında uçuş yasağı var ve savaş durumunda izni verecek olan ABD. QSD-YPG güçleriyle işbirliği halinde olan ABD izin verir bilemem ama şimdiki durumda en iyi olasılıkla –tabi ki ona göre- uzaktan tankla bombalayabilir. Uzaktan bombalamayla yine hergün öldürttürdüklerinin sayısını verecek mi bilmiyorum, ama Erdoğan’ın son yıllarda seçim savaşçısı olduğu kesin.

Son gelen habere göre CHP ve İYİ Parti büyükşehirlerde anlaşmışlar, Kürdistan’ı zaten konuşmaya gerek yok ama sanırım bu seçimlerde Erdoğan iyice sıkışacak ve büyük olasılıkla iktidarı tam anlamıyla sallantıda olacak. Aziz Nesin’in yazdığı gibi “Du bakali n’olcek!”