Almanya’da bir süre önce oluşturulan ‘Demokratik Güç Birliği Platformu’, Frankfurt’ta tanıtım toplantısı düzenledi.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Başkanı Turgut Öker, Avrupa Barış Meclisi Temsilcisi ve gazetemizin yazarlarından Günay Aslan, Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Başkanı Hüseyin Avgan, Avrupa Demokratik Halklar Federasyonu’ndan (ADHF) Kazım Cihan, Avrupa Türkiyeli İşçiler Federasyonu’ndan (ATİF) Süleyman Gürcan ve Avrupa Dersim Dernekleri Birliği Federasyonu (ADDBF) Başkanı Muharrem Erdoğan’ın katıldığı panelde göçmenlerin birlikte hareket etmesine vurgu yapıldı. Cansu Düğün Salonu’nda gerçekleşen ve moderatörlüğünü Özgür Öz’ün yaptığı panel öncesi Ozan Emekçi ve Zafer Küçük müzik grubu bir dinleti sundu. Pir Sultan’ın takipçisi olduğunu söyleyen Ozan Emekçi, Güç Birliği’ni selamladıktan sonra, 33 yıllık bir yasaklı olarak barış sürecini desteklediğini ifade etti. Emekçi, “Umarım türkülerimi özgür ortamda söylerim” dedi.

Platformun önemli hedefleri var

Demokratik Güç Birliği Platformu’nun önemi ve hedeflerini açıklayan Özgür Öz, bu tür toplantıları Avrupa’nın geneline yayacaklarını ifade etti. Panelde ilk sözü alan DİDF’ten Hüseyin Avgan, daha demokratik bir ülke şiarıyla yola çıktıklarını belirterek, Avrupa’da, Türk devletinin ve yeşil sermaye faaliyetlerine karşı ortak bir mücadele yürüteceklerini söyledi. Avgan, 90 yıllık ret ve inkar dönemin yeni süreç ile son bulduğunu ifade ederek “Kürt ulusal mücadelesi sayesinde önemli bir dönüm noktasına gelinmiştir. Bu sadece etnik kimlik için değil, çok yönlü görevleri de önümüze koymuştur. Amacımız ortak bir çalışmadır. Gereğini yaparsak, bu birlik amacına uygun bir işlev görmüş demektir” dedi.

Kaygılar var

ADDBF’den M.Erdoğan ise Güç Birliği’nin önemine dikkat çekti. M.Erdoğan, Cumhuriyet döneminin katliamlarına vurgu yaparak, Dersim soykırımı üzerinde durdu ve kaygıları olmakla beraber barışa ilişkin yeni süreci desteklediklerini belirtti.

Muhataplık sürecini selamlama

Güç Birliği’nin oluşması için çağrıda bulunduklarını ve bir yıldır çaba gösterdiklerini belirterek söze başlayan AABK Başkanı Öker de, “İnanç, kimlik, emeğin birliği ile özgürlük mücadelesini destekliyoruz” dedi. Güç Birliği’nin Almanya’nın Başkenti Berlin ve Hollanda’da yaptıkları ortak eylemde ne kadar güçlü olduğunu gördüklerini belirten Öker, “Farklılıklarımızı koruyarak bu Güç Birliği’ni geliştirebiliriz ve bir Avrupa Güç Birliğine dönüştürebiliriz. 40 yıldır süren inkar ve imhanın ardından bugün gelinen muhataplık sürecini selamlıyoruz. Kürt sorununun siyasi zemine taşınmasını son derece önemsiyoruz” dedi. Kuşkularını da dile getiren Öker, bin yıllık tarihi gözönünde bulundurularak, sürecin siyasal İslamın egemenliğine ve hizmetine dönüşmemesi için “Alevilerin kendi öz dinamikleriyle bu kaygılarını giderebileceğine inanıyorum. Önyargılarımızla bu süreci yorumlamamalıyız. İmralı sürecine ilişkin kaygılarımızı birebir muhataplarıyla paylaşmamız için de bu tür güçbirlikleri önemlidir” vurgusu yaptı.

Demokratik Türkiye talebi

Avrupa’daki demokratik güçlerin birliğinin önemine vurgu yapan Avrupa Barış Meclisi Temsilcisi ve gazetemizin yazarlarından Günay Aslan, “Bu ortak mücadele anlayışı, AKP’nin despotik anlayışına bir itirazdır” dedi. Farklı kesimlerin birarada mücadele etmesinin önemli olduğunu belirten Aslan, “Bu birliğin, bir demokrasi cephesi olarak önemsiyoruz” dedi. Amed Newrozunda okunan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın mesajına ve genel olarak sürece ilişkin konuşan Aslan, “Yeni süreç, Kürt hareketinin tam demokratik bir Türkiye talebidir. Sadece Kürtlerin özgürlük talebi olarak ele alınmamalıdır. Tüm halkların ve inançların talebi olarak ortaya koyulmuştur. AKP’nin bu noktaya gelmesi, halkımızın kararlı mücadelesiyle olmuştur. Yine bu sürecin bir ayağının da, bölgesel gelişmeler olduğunu unutmamak gerekir. Kürt hareketi, İslamcı AKP’yi demokrasiye zorlayacaktır. Kendi tarihsel haklılığımıza sahip çıkacağız ve mücadelesini de sürdüreceğiz” vurgusu yaptı.

Duvar örülmek isteniyor

İnsanların sürece ilişkin kaygılarını anladıklarını belirten Aslan, “Ancak Aleviler ve Kürt hareketi arasında bir duvar örülmek isteniyor. Bunun arkasında da öncelikle Ergenekoncular, Kemalistler ve CHP var” dedi. Kaygılar için üzerlerine düşeni yapacaklarını belirten Aslan, sözlerini özgür bir Türkiye ve özgür bir Kürdistan’da biraraya gelme umudunu taşıdığını belirterek son verdi.
ATİF adına konuşan Gürcan ise, Güç Birliği’nin önemine dikkat çekerek, Kürtlerin kendi kaderini tayin etme haklarına sahip çıkacaklarını, kaygılarını da dile getireceklerini ifade etti. “Solingen olayı nasıl ise, Roboskî olayı da bizim için aynıdır” diyen Gürcan, Türkiye’deki emek mücadelesini desteklemek için de bu Güç Birliği’nin önemli olduğunu söyledi.
“Birlik, devrim diye stratejik bakabilenlerin güç birliğidir” diyen ADHF Temsilcisi Kazım Cihan, ayrılıklarını koruyarak birarada olmanın önemli olduğunu kaydetti. Yeni sürece ilişkin görüşlerini ve kaygılarını da dile getiren Cihan, Kürt Özgürlük mücadelesinin ortaya koyduğu kazanımları selamladıklarını da söyledi.


İLHAMİ ERDOÐAN / FRANKFURT