Gazete arşivlerini taradığınız zaman en eski dokümanlardan tarihe ilişkin küçük ipuçları bulmayı umut edersiniz. Hele hele Kürt tarihi konusunda özellikle erken Cumhuriyet döneminde yayınlanan her haber çok değerli.
Ancak taramalar her zaman istediğiniz sonucu vermiyor. Hatta genellikle vermiyor. „Kürt” sözü pek az haberde telaffuz edilmiş. „Kürt” lafının kullanılmaktan çekinilmediği haberler ise daha ziyade adli suçlular ile ilgili haberler.
Cumhuriyet döneminin Kürt suçlularının küçük hikayeleri var. Çoğu kavga döğüş ya da firar haberleri. Aralarından bazıları ise anlatmaya değer.
***
1930 yılında İzmir’in Menemen ilçesinde Kürt Hüseyin diye nam salan biri 5 kişiyi boğazını keserek öldürmüş. Adamı idama mahkum etmişler. Çıkarmışlar meydana. (O dönem infazlar halka açık yapılırdı)
Derler ki cellatlar Kürt Hüseyin’in boynuna geçirdikleri urganı gevşek bırakmış. Bu yüzden iki defa ipten indirilip yeniden asılmış. Üçüncüsü asılışında Kürt Hüseyin’in halen can vermemesi üzerine kalabalık içinden biri dayanamamış ve ipte asılı adamın ayaklarından tutup onu yukarı aşağı sallamış. Kürt Hüseyin de böylece can vermiş.
1931’de bir başka Kürt Hüseyin bu kez Kastamonu’da Nasrullah Köprüsünün başında idam edilmiş. Suçu Menemen’deki Kürt Hüseyin’e benzer. O da boyacı İhsan Efendi diye birini boğazını keserek öldürmüş. Kürt olup adının da Hüseyin olması başının kesin belaya gireceğinin vesikası gibi.
Dönemin nadir işkence davalarından birinin kahramanının adı da Kürt Hüseyin. Bu genç zamanında adamın birini kafasını keserek öldüren Ömer diye birini tutuklamış. Adam gözaltındayken karakolda ölmüş. Morgda Ömer’in vücudunda darp izleri bulununca Kürt Hüseyin tutuklanmış ama daha sonra görülen davada beraat etmiş.
***
İzmir’de ise 16 Ağustos 1930’da zabitler Kürt Ahmet diye birini tutuklamış. Adamcağızın suçu „Kürt ordusu geliyor, bu hafta İzmir’e girecek” demek. Bunun ardından zabitlere başka bir Kürt’ün de aynı şeyi söylediği ihbar edilmiş. Zabitler yakalamışlar adamı. Adam da kurtulmak için „Kürt Ahmet bana bunları parayla söyletiyor” demiş. Gazetelerde Kürt Ahmet için aynen şu ifadeler kullanılmış: „Kürt Ahmed’in cürmü sabit olmuştur. Serseri herif dün adliyeye verilmiştir.”
***
İstanbul’da o dönemlerde ünlü dolandırıcılardan biri Bitlisli Kürt Hasan. Karamanlı Yani ile kafa kafaya veren Kürt Hasan bir gün insanı bir haftada milyoner yapan bir makina icat ettiklerini iki Yahudi’ye yutturmuşlar. Önce Yahudilerden bir miktar para alıp makinanın içine koymuşlar. Bir süre sonra makinayı açmışlar. Şaşkın Yahudiler makinanın içine koyduklarının iki katı paranın olduğunu görünce gözleri açılmış. Bir süre sonra o dönem için servet olarak ifade edilebilecek 1400 lira ile gelmişler. Ancak bu kez bizim Kürt Hasan makinayı açtığında yanmış bir avuç para çıkarıp terzilerin eline tutuşturmuş. Açıklama olarak da „Bu defa eczayı fazla koyduk paralar yandı” demiş.
Tongaya düştüklerini anlayan Yahudiler zabitlere başvurmuş ve Kürt Hasan ve Karamanlı Yani yakalanmış. Hikayeyi dinleyen hakim Yahudi terzilerle baya da bir dalga geçmiş.
***
1930 yılında İstanbul’da Kürt Ayşe’nin evini basan zabitler büyük bir şaşkınlık yaşamış. Gazetelere anlattıklarına göre o güne kadar hiç görmedikleri kadar mükemmel bir rakı imalathanesi ile karşılaşmışlar. Fatih semtindeki evde 500 litrelik bir kazan ile 300 şişe rakı yakalayan zabitler kadını derdest edip Adliyeye götürmüş.
Erken Cumhuriyet döneminin Kürt suçluları