İngiltere Gündemi


Birleşik Krallık'ta 10 gün önce yapılan genel seçimler sonrasında oluşan yeni parlamento, dünyanın en fazla eşcinsel milletvekili barındıran parlamentosu oldu. 650 koltuklu İngiltere Parlamentosu’nda 32 eşcinsel milletvekili görev yapacak. 155 aday vardı ve 32’si meclise girmeyi başardı. Bunlardan 13’ü Muhafazakar Partili, 12’si İşçi Partili, geri kalan olan 6’sı ise İskoç Ulusal Partisi'nden. Bu da toplam vekil sayısının yüzde 4.9’u demek oluyor ki zaten Britanya’daki mevcut LGBT (Lezbiyen, gey, biseksüel, Transseksüel) birey sayısının yüzdesi de aşağı yukarı bu kadar. Yani mecliste eşcinseller bakımından tam temsiliyet sağlandı denebilir.

32 LGBT birey sayısı ile Britanya meclisi dünyada bir ilki yaşıyor. Ancak bugünlere bu kadar kolay gelinmedi. Eşcinsellik İngiltere ve Galler bölgesinde 1967’de, İskoçya’da 1980’de ve Kuzey İrlanda’da 1982’de yasallaştırılmasına rağmen 1990’larda bile eşcinseller, cinsi münasebet suçlarından yargılanabiliyorlardı. Siyasette yer almak isteyen eşcinsellerin ise teşhir ve şantajlarla gözleri korkutuluyordu. 1970’lerde eşcinsel olduğu için İşçi Partili Maureen Colquhoun’un vekilliği düşürülmüştü. Sağ görüşlü Daily Mail gazetesinin Colquhoun hakkındaki haberleri de bunda etkili olmuştu. 1983’te Peter Tatchell İşçi Partisi'nden milletvekili adayı olduğunda da yer yerinden oynamış, muhalif partiler Tatchell aleyhine kampanyalar yürütmüştü. 

Peki ne oldu da son 20-30 yılda eşcinsel vekillerin sayısı bu kadar arttı? İşin doğrusu, eşcinsel vekilin sayısı artmadı; cinsel kimliğini saklamayanların sayısı arttı. Britanya’da eşcinsellere en büyük saldırı genellikle ana akım medyadan gelmiştir. Ancak hükümetler ve toplumların tavrı değişince, medyanın tavrı da değişmek zorunda kaldı. Eşcinsel adayların iblisleştirildiği ve gizlenmeye zorlandığı o günlerden bugünlere kolay gelinmedi, ancak gelinen nokta ayrımcılığı ve haksızlıkları da tam olarak ortadan kaldırmıyor.  

Meclis'te 32 vekilin olması ve eşcinsellerin yasal olarak evlenebilmeleri sorununu çözmeye yetmiyor. Ayrıca her iki eşcinselden biri günlük hayatında homofobik tavırlara maruz kaldığını söylüyor. Medya ise cinsel kimlik üzerinden nefret söylemlerine devam ediyor. Yani eşitlik ve özgürlük için mücadele devam ediyor. 32 vekille elbette daha güçlüler. 

Türkiye’de ise durum çok vahim. LGBT bireyleri polis tacizi ve şiddetine uğruyorlar, sağlık hizmetlerinden yararlanamıyorlar, zorla askere alınıyorlar. Öyle ki eşcinsellerin hak ve özgürlük sorunları Meclis'e taşındığında, AKP Düzce milletvekili Korkmaz, eşcinsel haklarının savunulmasıyla ahlaksızlığın savunulduğunu söylerken, AKP vekili Dağoğlu ise, eşcinselliği bir 'hastalık' olarak tanımlamakta behis görmemişti. 

Yine Türkiye’nin ilk eşcinsel adayı HDP’den gösterilince hükümet yanlısı basın şu manşeti attı ‘HDP dindara düşman sapkınlara dost’. Kullanılan ifadeler ‘sapkınlık, hastalık ve ahlaksızlık’. Bu bakımdan da 7 Haziran seçimleri sonrası AKP’nin tek başına hükümet olmaması naçizane bir dilek değil, bildiğin zaruri bir ihtiyaç.