DAİŞ işgaliyle birlikte kentte Kürtlerin kırımdan geçirilmek istendiğini söyleyen Xelîl Muslim, “Ramazan ayı idi. DAIŞ çeteleri akşam 9 sularında başlayarak, sabahın körüne kadar evimizi ateş altına aldı. Evimizi kurşunlarla delik deşik ettiler. Bize işkence ettiler. Her şeyimizi talan ettiler. ‘Burada hiçbir Kürt kalmayacak’ diyorlardı. O dönem benim gibi yüzlerce kişiyi esir alarak Ayn İsa’ya götürdüler. Orada günlerce işkence ettiler. Ben ve bir kaç yakınım burada bir fırsatını bulup kaçtık. Oradan kaçar kaçmaz Urfa’ya geldim” dedi. 



Kadın savaşçılara minnettarız

Kentin özgürleştirilmesiyle büyük bir sevinç yaşadığını ve yeniden doğmuş gibi olduklarını söyleyen Muslim, “İnsanlık onuru için savaşan kadınlarımıza, insanlık dışı terör örgütü DAIŞ çetelerini hezimete uğratarak bizleri bu dünyada yaşayabileceğimiz en büyük mutluluğu yaşattığı için minnettarız” diye konuştu.


Ailesinden 17 kişi kaçırıldı

Sınır kapısında bekleyen Mahmût Şêxo da iki yıl önce DAİŞ’in kente girmesiyle Kürtler olarak göçe zorlandıklarını hatırlatarak, bu dönemde tüm mallarının DAİŞ tarafından yağmalandığını ifade etti. DAİŞ tarafından alıkonulan 17 yakınından 2 yıldır en ufak bir haber alamayan Şêxo, “Acıyı biz yaşadık Araplar yaşamasın” diyerek sözlerini tamamlıyor. Şêxo ve Muslim, Akçakale Sınır Kapısı’nda Girê Sipî’deki mayın temizleme çalışmalarının tamamlanmasının ardından topraklarına dönmeyi bekliyor.



HAYRİ DEMİR/M. SIDDIK DAMAR/DİHA/URFA