Ey sandıktaki CHP’liler! Keşke bu kere CHP’nin ne idüğü belli olmayan politikalarına dur diyebilseniz. Sizi AKP’nin de CHP’nin de sıkıştırdığı ikilemden çıkıp üçüncü seçeneği görseniz.

Keşke, sırf Tayyip’ten kurtulma sevdasıyla, belki kötünün iyisidir diyerek bile bile aynı çamura bulanmasanız.
Keşke, bir AKP seçmeni kadının Ekmeleddin’e dediğini "aslınıza niçin ihanet ediyorsunuz?"u iyi anlasanız.  
Siz demiyor musunuz "bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim" diye. Keşke, Tayyip’in yakın arkadaşı olduğunu söyleyen Ekmeleddin’e güvenirken bu sözü hatırlasanız.    
Kazanmayı, AKP’ye benzeyerek gerçekleştirme planları yapan CHP’nin oyununu fark etseniz.
AKP ve CHP’nin halkı mahkum etmek istediği yaşamın benzerliğini görebilseniz.
Alevileri, Süryanileri, Kürtleri, Ermenileri; yani sizi yok sayan statükonun temsilcisi CHP’ye de karşı durabilseniz.
AKP’nin de CHP’nin de tek din, tek dil, tek millet diyerek sizleri nasıl yok saydıklarını anlayabilseniz.
Keşke çıkabilseniz sizi soktukları o cendereden.
İnsanca yaşamak için, onurunuzu korumak için ihtiyacınız olanın CHP ya da AKP değil de özgürlük, eşitlik, kardeşlik, barış, insan onuruna uygun ekonomik, sosyal ve kültürel bir yaşam olduğunu anlayıp onun peşinden gitseniz.
Çalana, çırpana, sizi yok sayana, sömürene müdana etmeseniz.
Başını kapatana, açana, miting meydanlarında oy kaygısı ile halkı kutuplaştırarak politik kazanç hesapları yapana prim vermeseniz de insanlığınıza sahip çıksanız sadece.
"Tayyip’ten kurtulma derdimiz olmasa, Selahattin Demirtaş’ı desteklerdik, Ekmeleddin’e versek de oyumuzun, gönlümüzün cumhurbaşkanı Selahattin" diyorsunuz ya pek çoğunuz (kerelerce duydum ağızlarınızdan), keşke gönlünüzde yatana sahip çıkabilseniz.
Mesele Selahattin Demirtaş değil elbette. Siz de biliyorsunuz, onu sizin gönlünüze düşüren şey; savundukları, söyledikleri, yaklaşımı. Alevisini de Sünnisini de, Kürdünü, Ermenisini, Türkünü de yok saymadan, özgür bir yaşamı savunması.
Selahattin, özgürlük ve barışı muştuluyor söyledikleriyle ve duruşuyla. Kirlenmemiş, kötünün iyisi değil, sahiden iyi. Bu size de böyle geldiği için gönlünüzü kazandı zaten.
Tayyip de bir duruşun, bir anlayışın, bir yaşam modelinin adı. Ama kötü, kindar, yıkıcı, yasakçı, hırslı, egoist, megolaman, narsist…
Ekmeleddin? Yoksa Ekmeleddin Erdoğan mı demeliydim?  Onu tanımadığınızı söylüyorsunuz ama arkadaşı Tayyip olanı tahmin etmek ne kadar zor olabilir ki?
Ekmeleddin’i kazandırmaya yeter mi oylarınız bilemiyorum. Ancak meseleniz Ekmeleddin’in kazanması değil Tayyip’in gitmesi ya (siz öyle diyorsunuz). Biraz düşünseniz, Tayyip’i göndermenin Ekmeleddin’i getirmekle mümkün olmayacağını anlayacaksınız.
Kafanız biraz karışık belki ama esas olarak barışı, kardeşliği, özgürlüğü, demokrasiyi istiyorsunuz. Çoğunuz ezilen kesimlerin insanlarısınız çünkü. İnancımı, dilimi, kimliğimi özgürce kullanayım, insanca yaşayayım diyorsunuz. O vakit gösterin bunu. Selahattin Demirtaş belki kazanacak kadar oy almayabilir ama sizi soktukları kutuplardan çıkıp iradenizi özgürce kullandığınızı düşünün. İnsan onuruna, barışa, kardeşliğe, özgürlüğe yüzde otuz- kırk mesela, her şey değişmez mi sizce de? Eminim, Tayyip kazansa bile değişir her şey o zaman. Asıl o zaman bozulur Tayyip’in forsu, kötülerin ittifakı. Asıl o zaman insani değerler kazanır. Asıl o zaman siz kazanmış olursunuz.  Asıl o zaman Tayyip gider.