Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli yazar Feridun Zaimoğlu, Almanca olarak yayımlanan 2015 yılının En İyi Roman Ödülü’ne aday gösterildi. Feridun Zaimoğlu, pek çok ünlü yazarın bulunduğu 20 kişilik listeye, Yedikule (Siebentürmeviertel) adlı eseriyle girdi. Liste, Almanya, Avusturya ve İsviçre’deki 110 yayınevi tarafından yayınlanan 167 roman arasında yapılan değerlendirme sonucu belirlendi. 20 kişilik aday listesinde Alina Bronsky, Jenny Erpenbeck, Valerie Fritsch, Steffen Kopetzky, Ilija Trojanow, Ulrich Peltzer, Clemens J. Setz gibi yazarlar bulunuyor. Yedi kişilik jüri tarafından belirlenen 20 kişilik ilk liste, 16 Eylül tarihine kadar bir elemeye tabi tutularak “shortlist” hazırlanacak. Onuncusu verilecek olan ödül, 12 Ekim tarihinde Frankfurt Kitap Fuarı’nda sahibini bulacak. Ödülü geçen yıl Lutz Seiler “Kruso” adlı romanıyla kazanmıştı.

Alman edebiyatında fenomen

4 Aralık 1964 tarihinde Bolu’da dünyaya gelen Feridun Zaimoğlu, bir yaşındayken ailesiyle birlikte Almanya’ya geldi. 1985 yılına kadar Berlin ve Münih’te yaşayan Zaimoğlu, Kiel’de tıp ve sanat okudu. Gazetecilik ve yazarlık yapan Zaimoğlu, “Kafa örtüsü“ adlı ilk eserini yayımladığı 1995 yılından bu yana çağdaş Alman dilinin önemli yazarları arasında gösteriliyor. Kafa Örtüsü kitabı Türkiye’de İletişim yayınlarında çıkan Zaimoğlu’nun Almanca olarak yayımlanmış çok sayıda roman, öykü ve denemesi bulunuyor. Feridun Zaimoğlu, günümüz Alman edebiyatında ve Almanya’nın popüler kültüründe bir fenomen, bir idol olarak tanınıyor. Üçüncü kuşak Türkiyeli göçmenlerin, rap ve hiphop altkültürüyle haşır neşir olanların, çoğul kültürcülerin, kimlik takıntısıyla kavgalı çevrelerin kült ismi olarak biliniyor. Zaimoğlu’nun metinleri, dili ve edebiyatı sarsıyor. Almanca’nın kalıplarını, sözdizimini, lügatini bozuyor, zengin bir dilbilgisiyle yapıyor bunu. Göçmenlerin melez lehçelerini, sokak ağzını, argoyu yeniden kullanarak estetize ediyor. Aşağıdakilerin öfkesini yansıtıyor, sıradan orta sınıf bayağılığının güçlü ve küfürlü tasvirlerini sunuyor. Kafa Örtüsü kitabında, Almanya’daki Türkiyeli göçmen kadınları konuşturuyor.

KÜLTÜR SERVİSİ