Dayanışma gecemize katılan ve özgür basın emekçilerini selamlayan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, “Kürt halkı bir su gibidir, gürül gürül akıyor. Önüne baraj koymanın imkanı yoktur. Bir değil, bin televizyon da kapatırsanız bu seli durdurmazsınız” dedi.

Türk devletinin saldırılarına inat, İngiltere’nin başkenti Londra’da özgür basına büyük bir sahiplenme örneği yaşandı. İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen Gazetemiz Yeni Özgür Politika ile dayanışma gecesinde bir araya gelen 2 bini aşkın kişi, özgür basının gücünü nerden aldığının da göstergesi oldu. 

Londra’nın Wood Green bölgesinde bulunan Dominion Centre’da Pazar akşamı yapılan dayanışma gecesi, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın da katıldığı görkemli bir etkinliğe dönüştü. Geleneksel hale getirilen dayanışma gecesi, bu yıl her zamankinden daha coşkulu geçerken, çok sayıda kişi salonda oturacak yer bulamadı. Salon Özgür Basın şehitlerinin fotoğrafları ile süslenirken, salonda bulunan insanlar sık sık ‘Özgür basın susturulamaz’ sloganı attı.    

İlk olarak Özkan Orman’ın sahne aldığı gecede, salon hep bir ağızdan Mem Ararat ile birlikte ‘Zana û Andok’ şarkısını seslendirdi. Mem Ararat’ın coşkulu sahne performansından sonra HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım, Britanya Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Evrim Yılmaz ve gazetemizin temsilcilerinden Mahmut Seven birer konuşma yaptı. 

Britanya Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Evrim Yılmaz etkinlikte emeği geçen herkese teşekkür ederek, “Özgür basınımız ve halkımız ile dayanışmamız sadece bu gecele sınırlı kalmamalıdır. Her gün alanlarda ve eylemlerdeyiz örgütlülüğümüz ve öz irademiz ile bu sürece yanıt olmaya çalışıyoruz. Buradaki kitlesel katılımda aslında, katliam ve soykırımlara verilen bir tokat niteliğindeki bir mesajdır. Herkes şunu çok iyi bilsinki sesimizi istedikleri kadar kısmaya çalışsınlar, basınımızı istedikleri kadar kapatsınlar ama gerçekleri kapatamazlar gizleyemezler“ dedi. 

Faşizmin karşısında tarafsız olunmaz

Gazetemizin temsilcilerinden Mahmut Seven ise, “Gazetemiz ile dayanışma etkinliğinin düzenlendiği bu gecede emeği geçen her arkadaşıma teşekkür ederim” dedi.

Türk savaş uçaklarının Rojava’da Şehba bölgesinde yaptıkları bombardımanda şehit olan YPJ basın emekçisi Eylül Nûhîlat’ı saygıyla anan Seven, “Bu bedelleri ödeyeceğimizi bile bile bu işe girdik. Gazeteciler tarafsız olmalı diye söyleniyor, ama faşizmin karşısında tarafsız olmak diye birşey yoktur. Ya O’nun yanındasın ya da halkının, direnişin, barışın ve demokrasinin yanındasın. Bizler Kürt halkının ve basınının demokratik sesi olmaya and içtik ve dedik ki; gerçekler karanlıkta kalmayacak” ifadeleri ile konuşmasını tamamladı. 

Yıldırım: Biz vazgeçmedikçe...

HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım ise şunları söyledi: “Böylesi anlamlı bir günde sizlerin yanında olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Sizlere ülkeden kucak dolusu sevgi ve saygı getirdim, bırakın özgür basının susturulma girişimlerini Kürdistan’da nefes almak için bile bir bedel ödetildiği bir süreci yaşıyoruz. Ama biz vazgeçmedikçe hiç bir şey bizi özgürlüğümüzü kazanma mücadelemizden vazgeçirtemez. Özgür, kalıcı ve demokratik bir barışın sağlandığı bir Kürdistan’da yeniden buluşma dileği ile saygıyla selamlıyorum.”

Direnen özgür basına selam

Anons edilmesiyle dakikalarca ayakta alkışlanan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, konuşmasının büyük bir bölümünü basın üzerindeki baskılara ayırdı. Tüm saldırılara rağmen boyun eğmeyip direnen özgür basın emekçilerini selamlayarak konuşmasına başlayan Demirtaş, “Bütün yayın hayatı boyunca katliamlar, yargılamalar, kapatmalar, işkenceler dahil olmak üzere her türlü bastırma girişimine rağmen dimdik ayakta duran özgür basın geleneğinin onurlu temsilcilerine huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum. Yeni Özgür Politika’ya, Özgür Gündem geleneğine, hakikatin sesi olma yolunda ısrarcı olanlara, gurbetteki arkadaşlarımıza, Gurbetelli Ersöz şahsında şehitlerimizi minnetle anıyorum. Gazetelerinize ve televizyonlarınıza sahip çıkın“ dedi.  

‘Kürt halkı su gibidir, gürül gürül akıyor’

Sık sık konuşması alkış ve zılgıtlarla kesilen Demirtaş, televizyon ve gazeteleri kapatmakla halk ile aralarındaki bağı koparamayacaklarını ifade ederek, halk ile aralarındaki manevi bağın anlaşılmadığının altını çizdi. Demirtaş, “Öyle zannediyorlar ki televizyonlar, gazeteler kapanınca, halk ile aramızdaki bağ tümden kopmuş olacak. Bu halkın mücadele eden evlatlarıyla nasıl bir maneviyata sahip olduğunu bilmiyorlar. Özgür Gündem gazetesi çok uzun yıllar Kürdistan’da olağanüstü hal ve sıkıyönetim nedeniyle girişi yasaklıydı. Gizli gizli el altından dağıtılırdı. Televizyon yoktu, internet siteleri de yoktu. El ile yazılmış bildiriler ve çoğaltılmış bildirilerle propaganda yapma imkanı vardı. Buna rağmen o zor koşullarda halk ile mücadele arasındaki bağ hiç kopmadı. Çünkü kimin neye ihtiyacı varsa, hangi halkın ihtiyacı neyse, halk onu elde etmek için her türlü zorluğu aşar. Hani su akar yatağını bulur derler ya, Kürt halkı bir su gibidir, gürül gürül akıyor. Önüne baraj koymanın, bend koymanın, bu suyu bu seli durdurmanın imkanı yoktur. Bir değil, bin televizyon da kapatırsanız bu seli durdurmazsınız” dedi.

‘Kürtçe çizgi filmden bile korkuyorlar’

AKP Hükümetinin Kürt halkına karşı topyekün savaş yürüttüğünü ifade eden Demirtaş konuşmasına şöyle devam etti: “Dünyadaki büyük devletlerin Mars’ta, Ay’da şehir kurmayı, oralarda yeni kentler inşa etmeyi tartıştıkları bir dönemde Türkiye’de televizyon, gazete kapatıyorlar. Ortada büyük bir utanç var, ama bu utanç bizim değil, bunu yapanlarındır. Erdoğan başta olmak üzere AKP zihniyetinin utancıdır.“

Bunların Kürtçe çizgi filme bile tahammülleri yok. Kürtçe çizgi filmden bile korkuyorlar. Kürtlerin artık canlısı değil, çizgisi bile onları korkutuyor. Onunla bile baş etmek için her türlü hukuk dışı, yolu deniyorlar. Sosyal medya iletişim için iyi bir alternatiftir. Haberlerin yaygınlaştırılması, doğrunun, hakikatin gerçeklerin bütün dünyaya ulaştırılması elinizdeki imkanı kullanmalıyız. İletişim ve bilişim çağındayız. Öyle televizyon kapatmakla bütün iletişimi kesemeyeceklerini göstermemiz lazım. Avrupa’da yaşayan genç arkadaşlarımızın alternatif medya kanallarını yaratması lazım. Çünkü doğruyu ve hakikati dünyaya ne kadar iyi anlatırsak kendi sorunlarımızın çözümünde o kadar ittifaklarımız ve desteğimiz artar.”

‘IŞİD’i besleyen AKP iktidarıdır’

Türkiye’nin Rojava’ya yönelik saldırılarına da değinen Demirtaş, “Barbar IŞİD’e en kahramanca direnişi veren bir halkın evlatları terörist olarak tanımlanıyorsa, biz o halkın evlatlarının kahramanlığını bütün dünyaya anlatmakla sorumluyuz. Asıl teröristin kim olduğunu tüm dünya her dakika her saniye görmelidir. Dünyanın en barbar ve tecavüzcü ordusuna karşı Kerkük’ten Musula, Şengal’den Êfrin’e kadar, Kobanê’de Cezire’de kahramanca direnen bu halkın evlatlarını hiç kimse terörist ilan edemez. Asıl IŞİD’i yaratan, onu besleyen, silahını veren, parasını veren, istihbaratını veren, AKP iktidarı, Suudi ve Katar dünyanın en büyük terör hareketi olarak anılacaklardır. Asıl terörist zihniyet onların yaptıklarıdır. Kürtler IŞİD’e karşı bu savaşı verirken, sadece kendisini korumuyor, bütün dünyanın güvenliğini sağlayan, Kürtlerin mücadelesidir” dedi.

‘Yenilmez olduğumuzu biliyoruz’

Kürdistan’ın bölünmesinde İngiltere’nin büyük bir rol oynadığını da söyleyen Demirtaş şuanları söyledi: “İngiltere’nin Ortadoğu’daki yayılmacı, emperyal politikaları, 1916 Syces Picot antlaşması ile Kürdistan’ı bölüp parçalayan politikasını teşhir edilmesi lazım. Biz çaresiz, örgütsüz korkacak bir halk değiliz. Yüzyıl öncekinden daha güçlüyüz. Bugün Londra’da bu salonda bir araya gelen topluluk yüzyıl önce Kürdistan’da bir araya gelemiyordu. O örgütlülük yoktu, ama bugün dünyanın neresine giderseniz gidin, sizin mücadelenizin yarattığı gücü görmek mümkündür. Asla kendinizi zayıf hissetmeyin. Ellerindeki medya propaganda gücüyle sanki bir başarı, zafer elde etmişler gibi yalan haberler yapıyorlar. Bunların hiçbirine inanmayın. Tüm zorluklara rağmen ülkede halkın fedakarlığı ve kararlığı bize moral veriyor. Hiçbir zaman olmadığı kadar kendimize özgüvenimiz var. Yenilmez olduğumuzu biliyoruz.”

İzleme ve bekleme lüksümüz yok

“Yüzyılda bir önümüze gelen fırsatları, ulusal birliğimizi daha da güçlendirerek, tarihi süreci kazanmak zorundayız“ diyen Demirtaş devamında şunları söyledi: “Mücadelemizin tüm bugün için değil gelecek içindir. Bugün artık bedel ödeme günüdür. Gözlerini karartarak, acımasızca bize saldırdıkları yerde, karşılarında kahramanca yazılmış destanlar görmeliler. Cizre’deki gibi, Mehmet Tunç gibi, orada direnen arkadaşlarımız gibi, günlerce o bodrumlarda aç susuz olmalarına rağmen teslim olmayan kararlı irade gibi durmalıyız ki kazanabilelim. Tarih bunu bize bir sorumluluk olarak yüklemiştir. 

Buralar bir mücadele alanıdır. Ortadoğu’nun kaderinin çizilmek istendiği merkezlerden birisidir Londra. Bu anlamda İngiltere önemli bir ülkedir. Burada çıkaracağınız ses, örgütlü güçler yaratacağınız etki, ülkede mücadele eden hepimize büyük bir destek sunar.“

Dersimlilere mesaj

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş konuşmasının sonunda Dersimli esnafın kepenk kapatma nedeniyle devletin soruşturma açılmasına değinerek, bunun büyük bir ahmaklık örneği olduğunu vurguladı. Demirtaş, “Öyle çılgınlaşmışlar ki bugün tüm Dersim esnafına kepenk kapattıkları için soruşturma açmışlar. Bunun nasıl büyü bir ahmaklık olduğunun farkında değiller. İşte bu korkunun göstergesi. Yani sen Dersim’in tüm esnafına soruşturma açtığında zannediyorlar ki tüm Dersim fikrin, değiştirecek ve bir anda AKP’li olacak. On bin Dersimli esnaf Dersim adliyesinin önüne ifade vermeye geldik desin. Savcılar bir yıl boyunca o ifadeleri alsın. Kolay mı öyle tüm Dersimi soruşturmaya almak. Bir defa yapabildiniz onu; 37-38’de yaptınız. Bir daha asla. Birde daha teslim alamazsınız. Dersim’in iradesini kıramazsınız” dedi. 

Demirtaş’ın konuşmasından sonra gece Bajar müzik grubunun şarkıları eşliğinde çekilen halaylar ile son buldu. 

ALADDİN SİYANİÇ / EREM KANSOY / LONDRA