Gözünü aldılar, davayı kapatıyorlar

30 Mayıs 2022 Pazartesi - 19:45

Uğur Yıldırım

Uğur Yıldırım

  • Gezi eylemlerinde sağ gözünü kaybeden Uğur Yıldırım’ın dosyasında zaman aşımı kararı verildi. Kararın tamamen hukuksuz olduğunu belirten Yıldırım, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) kadar gideceğini söyledi.

ERDOĞAN ALAYUMAT / İSTANBUL

Gezi eylemleri başladığında henüz 26 yaşında olan Uğur Yıldırım, 16 Haziran 2013'te Gezi Parkı ve Taksim Meydanı’na girmek isteyen binlerce kişinin arasındaydı. Yürüyüşe polis saldırınca bir grup arkadaşıyla birlikte Ermeni Mezarlığına sığındı. Polisler mezarlığa girince, mezarlık duvarından atlamaya çalışırken vuruldu. Polisin hedef gözeterek attığı gaz fişeği sağ gözüne isabet etti ve duvardan düşerek yaralandı. Bilincini kaybeden Yıldırım, “Düştükten sonra gözlerimi bir otelin lobisinde açtım. Gözlerimi açtığımda her yeri bulanık görüyordum. Etrafımda bulunan insanlar bana yardım ediyordu ve ellerimi gözlerime götürdüğümde ellime bir sıvının geldiğini fark ettim. Ondan sonra yeniden bayılmışım” dedi. 

Kurtarabilirlerdi

Yaklaşık 3-4 saat lobide bekletilen Yıldırım, ardından arkadaşlarının çabasıyla Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Tedavi edilmediği için gözünü kaybettiğini belirten Yıldırım, şunları aktardı: “Hastanedeyken uzun süre tedavi edilmedim. Doktorlar bana ‘gözlerindeki kan çekilmeden müdahale edemeyiz’ dediler. Birkaç gün hastanede bekletildim. Gözlerimdeki kan çekildiğindeyse artık çok geç olmuştu ve ben tek gözümle zar zor görebiliyordum. Daha sonra ailem başka bir hastaneye sevkimi gerçekleştirdi. Buradaki doktor ‘erken müdahale edilseydi gözü kurtarabilirlerdi, ancak bu saatten sonra çok geç’ diyerek, sağ gözümün bir daha görmeyeceğini söyledi.”

Üniversiteyi bıraktı

Yıldırım, uzun süre devam eden tedavisi nedeniyle Çukurova Üniversitesi Radyo Programcılığı bölümündeki eğitimini bırakmak zorunda kaldı. 9 yıldır süren davanın zaman aşımına uğramasına tepki gösteren Yıldırım, tamamen hukuksuz bir kararla sürecin Türkiye iç hukukunda bitmiş olabileceğini, ancak AYM ve AİHM sürecinin devam ettiğini ifade ederek, davayı buralara taşıyacağını dile getirdi. 

Yüzlerce insandan biriyiz

Uğur Yıldırım’ın ablası Yağmur Yıldırım ise verilen karara şaşırmadıklarını belirterek, Gezi sürecinde sadece kardeşinin değil onlarca kişinin gözlerini kaybettiğini, binlerce kişinin de yaralandığını hatırlattı. Yıldırım, “İnsanlara sokak ortasında işkence edildi ve bu insanlara işkence eden polislerden kimse hesap sormadı. Tam tersine eyleme katılanlar hakkında davalar açıldı. Hakkını arayan insanların hak talepleri cevapsız bırakıldı. Hala haklarını arayan yüzlerce insan var. Biz o yüzlerce insandan sadece biriyiz” dedi. 

Av. Cihan: Zaman aşımı olmaz

Yıldırım'ın avukatı Ahmet Cihan ise cumhuriyet savcısının süreleri hesaplamadan, yasa maddelerini dikkate almadan bu kararı verdiğini belirterek, itiraz edeceklerini söyledi. Olay anına ilişkin görüntülerin çok net olduğunu söyleyen Cihan, zaman aşımının mümkün olamayacağının altını çizerek şöyle konuştu: “ZET silahını kullanan, gaz kapsülünü atan polislerin hemen tamamının yüzü dahi seçilebiliyor. Gaz silahının kullanma talimatına aykırı olarak doğrudan yakın mesafede, hedef alarak ateşleniyor. Dosya, taksirle yaralama suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu (TCK) maddesine göre karara bağlanmıştır. Oysa müvekkilimin sağ gözünü tamamen yitirdiği dosya kapsamına alınan raporlarla belirlenmiştir. Vücudunda kırıklar vardır. Sevk maddesi vücut dokunulmazlığına karşı suçları düzenleyen kasten yaralama maddesine göre soruşturmanın yürütülmesi gerekiyordu. Savcı hatalı bir sevk maddesi ile karara varmıştır. Ortada bir kusur yok. Tam tersine kasten hareket eden polislerin, gülerek ve eğlenerek hareket ettikleri görülüyor. Son derece neşeliler. Birbirleriyle şakalaşıyorlar. Bütün bunlar görüntülerde var. Dosyanın kasten yaralamadan açılması gerekiyordu. Zaman aşımı kararı verilmesi hukuka, yasaya ve kamu düzenine aykırıdır. Taksirle yaralama suçu sevk maddesi olarak kabul edilse bile dosyada 5 polisin ifadesi alınmıştır. Son polis ifadesi 9 Temmuz 2015’te alındığı için zaman aşımı ancak 9 Temmuz 2023'te verilebilir. Kaldı ki işkence yasağından dolayı bu dosyada zaman aşımı söz konusu değil.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.