•  Türk devletinin Güney Kürdistan’daki işgal saldırılarına sessiz kalarak onay veren KDP yönetimindeki Federe Kürdistan Hükümeti, köylerin boşaltılmasını, arazilerin Türkiye’ye satılmasını teşvik ediyor.
  •  Ağaçları kesilip Türkiye’ye taşınması tepkilere yol açınca Parlamento Başkan Yardımcısı Hêmin Hawrami’ye bilgi veren Türkiye Büyükelçisi, “Bulunduğumuz arazileri satın aldık. Satın aldığımız yerlerde yol yapıyoruz, ağaçları kesiyoruz” dedi.

Türk devletinin Aralık 2017’den itibaren kademeli olarak işgal saldırılarını sürdürdüğü, işgal ettiği yerlerde de kalıcı olmak için gerekli adımları attığı Güney Kürdistan’da arazilerin de satıldığı ortaya çıktı. Metîna, Zap, Avaşîn’e yönelik 40 güne yakındır devam eden ve gerillanın büyük direnişiyle karşılaşan saldırılar sırasında ağaç kesimi, arazilerin yakılması ve köylerin boşaltılması üzerine oluşan tepkiler üzerine Federe Kürdistan Parlamento Başkan Yardımcısı Hêmin Hawrami’ye bilgi veren Türkiye Büyükelçisi Hakan Karaçay’ın “Bulunduğumuz arazileri satın aldık. Satın aldığımız yerlerde yol yapıyoruz, ağaçları kesiyoruz” dediği öğrenildi. 

Türk ordusunun 23 Nisan’ı 24 Nisan’a bağlayan gece Metîna, Zap ve Avaşîn bölgelerine başlattığı kapsamlı saldırı, 43 gündür devam ediyor. Metîna’nın Zendura Tepesi, Avaşîn bölgesine bağlı Dola Maran, Mervanos ve Şûkê ile Zap’ın Küçük Cilo alanlarında önceki gün itibarıyla ağır çatışmalar yaşanıyordu. Savaşta zorlanan Türk ordusu, bölgeyi yoğun bir şekilde havadan ve karadan bombalıyor. Bombardımanlarda sivil yerleşim yerleri de hedef alınıyor. Köylülere ait ekili araziler yakılıyor, hayvanlar öldürülüyor. Özellikle Metîna bölgesine bağlı Kêste köyü ile Kanî Masî bölgesi arasındaki yerleşim yerlerine yapılan bombardımanlar nedeniyle çıkan yangınlarda yaklaşık bin 850 dönümlük arazi yandı.

Yangın çıkarıcı bombalar

HPG BİM’in dünkü açıklamasında, Türk devletinin yerleşim yerlerini, köylerin çevresini, bağ ve bahçeleri bilinçli olarak bombaladığını belirtilerek, ”Aynı zamanda birçok alana yangın çıkarıcı özelliğe sahip bombaları obüs ve uçaklarla atmaktadır. TC devletinin bombardımanları sonucu çıkan yangınlar halen devam etmektedir” denildi. Açıklamada, Amediye ilçesinin Kanî Masî nahiyesine bağlı Zendura Tepesi, Koordine alanı, Derarê köyü, Seraru köyü, Deşîşê köyü ve Qela Kumriye’nin saldırı helikopterleriyle bombalandığı bildirilerek, aynı zamanda sınırdaki karakollardan Kêste ve Hirorê köylerine ait arazilerin obüs ve havanlarla bombalandığı kaydedildi. Açıklamada, bu bombardımanlardan dolayı arazide çıkan yangınların dün de devam ettiği eklendi.

 Üslerin sayısı 43’e çıktı

 MA’dan Erdoğan Altan’a konuşan kaynaklar da köylerin sistematik bir şekilde hedef alındığını doğruladı. Buna göre; Behdinan alanında Türk ordusuna ait bulunan 6 karakol ve 36 üs varken son saldırıyla birlikte bu üslerin sayısının 43’e yükseldi. Kanî Masî kasabası sınırları içindeki bin dönümlük arazi, Türk ordusu tarafından ateşe verildi, burada halka ait bağ ve bostanlar ile meyve ağaçları büyük zarar gördü. 

Zaxo’nun Derkarê beldesinde hayvanlarını otlatan iki kişi, savaş uçakları ve helikopterlerin bombardımanına maruz kaldı. 1 Haziran’da Kanî Masî’nin Hirorê köyü obüs toplarının hedefi oldu ve Remezan Eli isimli köylünün yaralandı.

KDP ve Cengiz Holding

Dihok’un Zaxo ilçesine bağlı Bêgova ve Dêrekar beldeleri ile Berwari bölgesinde bulunan 47 köy daha önce yapılan hava bombardımanları nedeniyle boşaltıldı. Söz konusu bölgede halka ait ağaçlar, KDP Politbüro Üyesi Ali Ewnî’nin onayı ve katılımıyla kesildi. Ağaç kesimi, Ewnî’ye yakın şirketler ile Türkiye’deki bazı şirketlerin ortaklığıyla yapıldı, kesilen ağaçlar, MİT koordinasyonunda Türkiye’ye götürülerek satıldı. Bu çerçevede özellikle Sindi bölgesinin Sinaht, Mêrga Şîş, Kelok, Masi Sinda köyleri ve çevresindeki tüm ormanlık alanlarda ağaçların kesimi ve satımı Cengiz Holding’e bağlı 3 taşeron şirket tarafından yapıldı.

Arazileri satın alıyorlar

 Ağaç kıyımına gelen tepkiler üzerine Türkiye Hewlêr Büyükelçisi Hakan Karaçay, Federe Kürdistan Parlamento Başkan Yardımcısı Hêmin Hawrami’ye bilgi verdi. Görüşmede Büyükelçi Karaçay’ın, “Bulunduğumuz arazileri, askeri üslerimizin olduğu yerleri satın aldık. Satın aldığımız yerlerde yol yapıyoruz, ağaçları kesiyoruz” dediği öğrenildi.

Mesrur’un onayıyla Ewnî

 Ankara-Hewlêr arasındaki görüşme trafiğinde planlanan saldırı ve uygulamalar, Federe Kürdistan Hükümeti Başbakanı Mesrur Barzani’nin onayıyla sürüyor. Barzani, görevin yürütülmesi ise KDP Politbüro üyesi Ali Ewnî’ye vermiş durumda. Mehmet Cengiz’in sahibi olduğu Cengiz Holding’e bağlı 3 taşeron şirket de Ali Ewnî’ye bağlı şirketlerle ortaklaşarak kesilen ağaçlar Türkiye’ye taşınıyor.

Aynı zamanda tarihi yerler de tahrip ediliyor ve askeri üslerin bulunduğu toprakların daha da genişlemesi için yollar yapılıyor.

 BEHDİNAN

 

Parlamenterler harekete geçti

Irak Parlamentosu’nun 51 üyesi, Türk saldırılarının durdurulmasına karşı komisyon kurulmasını istedi.  

51 parlamenterin imzasıyla hazırlanan dilekçe Parlamento Başkanlığına sunuldu. Kürt parlementerler Serkewt Şemsedîn, Xalib Mihemed, Mawe Mihemed ve Musena Emîn tarafından sunulan dilekçede, saldırı ve ağaç kesiminin durdurulması için Parlamento’nun sorumluluğunu yerine getirmesi çağrısı yapıldı. 

Dilekçede şu ifadelere yer verildi: “Türkiye’nin Kürdistan doğasına karşı giriştiği talan nedeniyle yasal adımlar attık. Türk devletinin saldırılarından sonra Dihok, Hewlêr ve Süleymaniye’nin köylerine dönük doğa talanı ve bu talanın bölgeye getirilen şirketler eliyle yapılmasına karşı 51 milletvekilinin imzasıyla Irak Parlamentosu’na verdiğimiz dilekçede özel bir komisyonun kurulmasını istedik. İçişleri, savunma ve dışişleri komisyonu olarak, bölgenin eski huzuruna kavuşması için çalışacak. Türkiye tarafından Kürdistan’da yapılan ağaç kıyımına ve doğa talanına karşı herkesi bilgilendireceğiz.”

Parlamento’da tartışılacak

Feteh Ortak Grubu Milletvekili Mihemed Baldawî, Rojnews’e yaptığı açıklamada, şunları söyledi: “Parlamentonun gelecek oturumunda Türkiye’nin Irak’ın egemenliğine yönelik başlattığı saldırılar tartışılacak. Parlamento’nun üyeleri de bu konunun tartışılması noktasında hemfikir. Parlamento, Türkiye’nin operasyon sırasında kestiği ve taşıdığı ağaç katliamını da görüşecek. Irak hükümetinin tüm kesimleri bir an önce Türkiye’nin saldırılarına karşı tutum sergilemelidir.”