
Güney Kürdistan Hükümeti, 2011 yılında 3766 vaka kaydetti. Yetmiş altı kadın öldürüldü ya da intihar etti. 330 kadın ise, bölgedeki kadınların yaygın intihar şekli ile kendini yaktı. Tahminen 1,9 milyon nüfusu ile bölgenin en büyük ili olan Süleymaniye'de, 1673 vaka kaydedilirken, Hewler'de 1322 ve Duhok'ta 771 şiddet vakası kayıt altına alındı.
Irak Kadın Özgürlüğü Örgütü'nün İngiltere Temsilcisi Houzan Mahmoud, hükümetin açıkladığı rakamları 'çok muhafazakar' olarak tanımlarken, istatistiklerin Kürdistan'daki kadınların ezilmesi gerçeğini asla gösteremeyeceğini belirtti.
'Koruma yasaları işlevsel değil'
Mahmoud, devamla şu konulara dikkat çekti: ''Toplumumuzda kadına karşı şiddete tolerans kültürü var. Erkekler, kadınları kolayca öldürüyor, çünkü kadınları korumakla yükümlü yasalar işlevsel değil. Güney Kürdistan'da kadınların çoğu polis güçlerine dönük güven eksikliği ya da aşiret yasalarının sivil yasalardan daha güçlü olduğu bir bölgede damgalamayı önlemek amacıyla yaşadıkları şiddet ve mağduriyeti bildirmemektedirler. Yine erkeğinin sözde şerefine utanç getirmemek adına, bu suçlar bildirilmemektedir. Bazen de aile kendi 'şeref'ini korumak amacıyla gizlemektedir. Tüm bu nedenler göz önünde bulundurulduğunda, hükümetin sunduğu mevcut istatistikler, 2011 yılının, -yoğun fiziksel istismar şeklinde- sistematik işkencenin kullanıldığına tanıklık ettiğini gösteriyor."
İbretlik bir hikaye
Geçtiğimiz yıl, eşinin kendisine yönelik kötü muamelelerini protesto etmek için kendini ateşe veren, ardından tıbbi tedavi için Güney Kürdistan'dan İngiltere’nin Leeds kentine gelen kadın şöyle demişti: "Hayatta yaşayacak hiçbir şeyim kalmadı, bu nedenle kendimi yaktım. Tek umudum, kocam beni döverken çığlık attığımdan, gece yarısı korkuyla uyanan çocuklarımdı. Ben kendime bunu yaparken ya öleceğimi ya da vücudu yanmış olarak hayatta kalsam bile, kocamın çocuklarımın gözü önünde beni dövmeyi keseceğini düşünüyordum."
SUNA KÖSE - LONDRA