Güney’de isimsiz kadın mezarları
Kadın Haberleri —

- Silêmanî’nin güneyindeki Seywan Tepesi’nin yamacında yer alan ve daha çok “Kadınlar Mezarlığı“ olarak bilinen “Kimsesizler Mezarlığı”nda 2 binden fazla sahipsiz mezar bulunuyor.
Silêmanî’deki ‘Kadınlar Mezarlığı’nda 2 binden fazla sahipsiz mezar bulunuyor. Bu tür mezarlıklar Hewlêr ve Duhok’ta da var. Yetkililer, başta namus ve aile içi şiddetten dolayı ya intihar ettiğini ya da katledildiğini söylüyor.
Silêmanî’nin güneyindeki Seywan Tepesi’nin yamacında yer alan ve daha çok “Kadınlar Mezarlığı“ olarak bilinen “Kimsesizler Mezarlığı”nda 2 binden fazla sahipsiz mezar bulunuyor.
Yakınları tarafından ya da farklı gerekçelerle öldürülen çoğu kadınlara ait mezarlara, boya ile rakam ve Kürtçe cinsiyetleri “erkek” (nêr) veya “kadın” (mê) olarak yazılmış.
Independent’tın haberine göre buradaki mezarlar, “kimsesiz” olmasının yanı sıra bakımsız ve bazılarında tahribat oluşmuş durumda.
Bölge halkı mezarlığı “kimsenin sahip çıkmadığı, bahtsız insanların gömüldüğü mezarlık” olarak tanımlarken, bu kişilerin hayatta da ölünce de yalnızlıklarıyla baş başa kaldığını dillendiriyor.
Kimseleri yokmuş gibi
“Kimsesizlere” ait mezarlıklar Güney Kürdistan’ın farklı kentlerinde de olmasına rağmen en çok bilineni Silêmanî’deki bu mezarlık.
“‘Kimsesi yok’ ya da ‘yokmuş’ gibi kabullenilip, cenazelerin defnedildiği bu mezarlıkta yatanlara taziyenin kurulmaması ne kadar acı biliyor musun?” sözleriyle üzücü durumu dillendiren 46 yıllık mezar bekçisi Rauf Muammed, naaşların Adli Tıp Kurumu’nda 2 ay bekletildikten sonra mezarlığa defin için getirildiğini söylüyor.
Üstü örtülen cinayetler
Kimsesizler mezarlığında çoğu kadın olmak üzere erkek, yaşlı ve çocuklara ait mezarlar da bulunuyor. Kadınlar Mezarlığı’nda yılda en az 10 kadın “kimsesiz” olarak tanımlanarak bu mezarlığa gömülüyor.
13 yıldan fazladır mezar kazıcısı olan Osman K. ise, mezarlığa çok sayıda kadın naaşının getirildiğini belirterek, toplumsal veya ailevi nedenlerle öldürülen kadınların hiç kimsenin sormadığını ve cinayetlerin üstünün örtüldüğünü dile getirdi.
Mezarlığın tek ziyaretçisi
Uzun yıllardır mezarlığın tek ziyaretçisinin ise genç bir erkek olduğu söyleniyor.
Genç erkek, aşık olduğu kızın, yakınları tarafından öldürülerek, kimsesizler mezarlığına gömüldüğünü tespit ettikten sonra sevdiği kızı görmek için aralıklarla mezarını ziyaret ediyor.
2 ay sonra defnediliyor
Cenazeler yasal olarak 2 ay morgda bekletiliyor, bu süre içinde lokal basın-yayım kuruluşlarında ölüm ilanı veriliyor ancak kimlikleri tespit edilmeyince ve yakınları ortaya çıkmayınca, naaşlar 2 ayın sonunda kimsesizler mezarlığına defnediliyor.
Bölgedeki kadın ve insan hakları aktivistleri, resmi rakamların gerçeği yansıtmadığı ve çok sayıda kadının “namus” başta olmak üzere farklı gerekçelerle öldürüldüğü görüşünde.
Bir kalıntı dahi bırakılmıyor
Kürdistan Bölgesi Toplumsal Cinsiyet Araştırmaları Örgütü Başkanı Remziye Zana, çok sayıda kadının nedeni tam olarak bilinmeden katledildiğini belirterek, “Öldürülen bu kadınlara ait herhangi bir kalıntı bile bırakılmıyor. Kadınlar başta namus ve aile içi şiddetten dolayı ya intihar ediyor ya öldürülüyor” dedi.
Durumun sadece Silêmanî’deki ‘Kadınlar mezarlığı’nı kapsamadığını belirten Zana, bu mezarlar Erbil ve Duhok’ta da var ve ne yazık ki benzer vakalar oralarda da yaşanıyor. Özellikle Covid-19 ile birlikte bu vakalar arttı. Ayrıca bilindiği gibi Covid-19’dan sonra sadece Irak ve Kürdistan Bölgesi’nde değil, dünyanın birçok yerinde kadına karşı şiddette artmış durumda. Düşünün günde 2-3 saat bir arada yaşamayı başaramayanlar bir anda aynı evde günlerce kalmaya mecbur kaldı” şeklinde konuştu.
Zana, kadınlara karşı şiddet yasalarının mevcut durumda yeterli olmadığına işaret ederek, bu konuda caydırıcı yasaların çıkarılması gerektiğini söyledi.
İsimleri dahi yazılmıyor
Kadınlara yönelik çalışmalarıyla bilinen Jin Dergisi’nin editörü ve başyazarı Avan Caf, bölgede kadınların tür sorunlarla karşı karşıya kaldığına dikkat çekerek, “Öldürüldükten sonra bu mezarlara gömülen çok sayıda kadın var. Silêmanî’deki mezar, basına yansıdığı için daha çok biliniyor. Ancak Erbil’de de azımsanmayacak rakamların barındırıldığı mezar var. Bazı kurbanların cesetlerine dahi ulaşılamıyor” diye konuştu.
Kurbanların mezarlarının olmaması ya da mezar taşlarına isimlerinin yazılmamasının insan hakları açısında da ciddi bir ihlal olduğunu altını çizen Caf, şunları söyledi: “Bu kadınlar yaşamlarında bir kez kurban oldukları gibi, öldükten sonra da ikinci bir kez kurban oluyorlar. Mezar taşlarına isimlerinin bile yazılması çok görülüyor. Aktivist ve kadın hakları savunucuları, defalarca bu kadınların kimlik bilgilerinin toplanacağı bir merkezin olması gerektiğini talep etmesine rağmen sonuç alınamadı. Başka bir konu da var, kurbanların kız kardeşleri ya da kuzenleri namus ve toplumsal baskı nedeniyle öldürülen yakınlarının mezarının yerini bilse dahi ziyaret edemiyor. Bu kadınların sayıları da tam bilinmiyor; çünkü çoğu vakada gerekli ilgili kuruluşların haberi olmadan polis tarafından cesetler bulunup gerekli prosedürlerden sonra kimsesizler mezarlığına defnediliyor.”
HABER MERKEZİ












