- Kürdistan’da asker ve üniformalıların işlediği suçlardaki artışa ve cezasızlık politikasına dikkat çeken İnsan Hakları Savunucusu Eren Keskin, bu uygulamaların tarihsel olarak soykırım süreçlerinden bugüne sistematik bir politika olduğunu ifade etti.
Kürdistan’da özel savaş politikalarıyla birlikte asker ve üniformalı görevlilerin işlediği suçlarda da artış yaşandı.
Özellikle 2015 yılı sonrasında artan bu suçlar, cezasızlık politikasını da beraberinde getirdi. Korucu, polis, uzman çavuş ya da kamu görevlileri tarafından kadınlara ve çocuklara yönelik işlenen suçlar, Mêrdîn (Mardin), Êlîh (Batman), Şirnex (Şırnak) ve Wan’da (Van) yoğun bir şekilde görüldü.
İstismar, şiddet ve kadın katliamlarının yaşandığı bölgede, dosyalar genellikle beraatle sonuçlandı. Yıllardır süregelen bu politika, faillerin cesaretlenmesiyle birlikte giderek artarken, bölgede kolluğun da içinde yer aldığı fuhuş ve istismar ağı ise birçok kez teşhir edildi. Kürdistan’da kadına yönelik şiddetin bir savaş politikası olarak uygulandığına dikkat çeken İnsan Hakları Savunucusu ve Avukat Eren Keskin, ANF’ye konuştu.
Kadınlar sistematik hedef
Dünyanın birçok yerinde savaş süreçlerinde kadınların sistematik biçimde hedef alındığını ifade eden Eren Keskin, bunun yalnızca bölgeye özgü olmadığını belirtti. Kadınlara yönelik şiddetin yalnızca 1990’lı yıllarla sınırlı ele alınamayacağını ifade eden Eren Keskin, bölgenin tarihsel geçmişini hatırlatarak, “Bu coğrafya soykırım geçmişi olan bir coğrafya. 1915 ve 1938 soykırımları var. Ermeni ve diğer Hristiyan halklara yönelik katliamlar ile Dêrsim Soykırımı gibi süreçlerin hepsinde kadınlara karşı şiddet kullanılmıştır. 90’larda da bu son derece örgütlü bir devlet politikası olarak uygulandı” dedi.
Tecavüzcü komutana rütbe
Bu politikanın merkezlerinden birinin Mêrdîn olduğuna işaret eden Eren Keskin, dönemin uygulamalarına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Mardin’de Musa Çitil isimli komutanın bulunduğu bölgede çok sayıda kadın gözaltında cinsel işkenceye maruz kaldı. Çabalarımız sonucunda o dönem çok bilinen bir Ş.E davası vardı. Ş.E olarak bilinen müvekkilimiz ve annesi gözaltında cinsel saldırıya maruz kalmışlardı. Sonuçta Musa Çitil ve 405 asker hakkında dava açılmasını sağladık. Ancak bu dosya da Çorum’a gönderildi ve sonuçta beraat kararı verildi. Musa Çitil’i daha sonra Sur-Cizre olaylarında bu kez daha yüksek rütbeli bir komutan olarak karşımızda gördük.”
Dün Êlih bugün Dêrsim
Êlih’te bir dönem yoğun biçimde gündeme gelen kadın intiharlarının da benzer politikalarla bağlantılı olduğunu ifade eden Eren Keskin, “Bugün nasıl Gülistan Doku olayını ve Dêrsim’de özellikle Kürt genç kadınlara yönelik kurulan bir çeteleşmeyi, onların nasıl bir suç ağının içine düşürülmeye çalışıldığını, nasıl cinsel saldırıya maruz kaldıklarını ve hatta katledildiklerini konuşuyorsak, Batman’da da benzer bir uygulama olmuştu. O gün Batman pilot bölge olarak seçilmişti. Aslında cezasızlık zaten aynı zamanda bir devlet politikası. Büyük bir cezasızlık söz konusu” diye konuştu.
Mücadele anlamlı ama yetersiz
Cezasızlık politikasına karşı kadın örgütlerinin ve inisiyatiflerin yürüttüğü mücadeleyi önemli bulduğunu ifade eden Eren Keskin, “Kürdistan’daki kadınlara yönelik cinsel işkence hâlâ bu coğrafyada konuşulmuyor. Bunlar yazılıyor. Elbette büyük gazetelerde ve ana akım yayın organlarında yer almıyor ama Özgür Gündem’de yazıldı, bazı gazetelerde ve yayın organlarında yer aldı. Ancak ilgi görmüyor. Çünkü bir çifte standart var. Kendi çifte standartlarımızı sorgulamadan, devletin cezasızlık politikasını ne kadar eleştirsek de bu çok anlamlı olmuyor” dedi.
Eren Keskin, sözlerini şu çağrıyla tamamladı: “Özellikle Kürdistan’da özel savaş politikası olarak uygulanan kadına yönelik şiddetin ve cinsel işkencenin her kesim tarafından tartışılması gerekiyor. Bu cezasızlık politikasının da kapsamlı biçimde değerlendirilmesi ve görünür kılınması şarttır.”
***
Korucuları vali mi korudu?
Şirnex’ın Qileban (Uludere) ilçesinde C.Ü. isimli kadın, şiddete uğradı. Telefon ile kayda alınan şiddet anlarında emekli korucu olan Abdullah Altürk (Hacı) ve hâlâ korucu olan Cevat Altürk'ün kadını darp ettiği görülüyor. Abdullah Altürk kadını darp ederken, Cevat Altürk adlı korucu olayı kaydeden bir başka kadına saldırarak, görüntü almasını engelleniyor.
Olay sonrası Abdullah Altürk ve Cevat Altürk gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Cevat Altürk serbest bırakılırken, Abdullah Altürk ise adliyeye sevk edildi. Savcı, Altürk'ü tutuklama talebi ile Hakimliğe sevk etti. Hakimlik Abdullah Altürk'ü yurt dışına çıkış yasağı ile serbest bıraktı.
Altürk'ün serbest bırakılması için Şırnak Valisi Birol Ekici'nin devreye girdiği, Altürk'ün "Şehit yakını" olduğu için serbest bırakıldığı iddia edildi.
Star Kadın Derneği, yaşananlara tepki göstererek, sorumlular hakkında etkin ve adil bir yargılama süreci yürütülmesi için mücadele edeceğini belirtti. ŞIRNEX
***
Kürdistan’daki suç çete(le)si
Kürdistan’a asker ve üniformalı görevlilerin kadınlara ve çocuklara yönelik işlediği istismar vakalarının basına yansıyan örnekleri şunlar:
* 2023’de Mêrdîn’de korucu Yakup A. ile arkadaşları Çetin T., Harun Y. ve Suud Ç.'nin kendisine tecavüz ettiğini belirten 22 yaşındaki kadın, Derik Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Kadının suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma kapsamında üç kişi gözaltına alınırken, 1 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
* Wan'da görevli Uzman Çavuş Talip K., aracına aldığı iki lise öğrencisi kız çocuğunu evine götürerek darp ettiği ve tecavüzde bulunduğu suçlamasıyla Ekim 2021'de tutuklandı. Ancak sanık, Van 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmada "çelişkili tanık beyanları" ve delil durumu gerekçe gösterilerek tahliye edildi.
* Wan’da, aralarında uzman çavuş ve korucuların da olduğu devlet görevlilerinin mülteci bir kadına cinsel saldırıda bulundu ortaya çıktı. Olayın açığa çıkmasının ardından failler tutuklanarak cezaevine gönderildi.
* 70’inci Mekanize Alay Komutanlığında görevli Uzman Çavuş Ömer Ayas'ın, 19 yaşındaki bir kadına 2018 Aralık ayından 2019 Haziran ayına kadar tehditle sistematik şekilde tecavüz ettiği gerekçesiyle yargılandığı davada mütalaa hazırlandı. Alyas hakkında beraat kararı verildi.
* Mêrdîn'de görev yapan Özel Harekat Polisi B.K., sanal medya üzerinden tanıştığı 21 yaşındaki M.B.'ye cinsel saldırıda bulundu. Tutuksuz yargılanan sanık polis memuru hakkında 12 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Savcının cezalandırma talebine rağmen mahkeme delil yetersizliği gerekçesiyle sanığın beraatine hükmetti.
* Êlih’in Kercews (Gercüş) ilçesinde 2020 yılında, 15 yaşındaki bir kız çocuğu uzman çavuş, polis ve korucuların da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi tarafından tecavüze uğradı.
* 18 yaşındaki İpek Er'e cinsel saldırıda bulunmakla suçlanan eski uzman çavuş Musa Orhan, tutuksuz yargılandığı davada 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Orhan, adli kontrol kararı gereği cezaevine girmedi.
* Mêrdin N.Ç. davası: 2002’de 12 yaşındaki N.Ç.'nin Mêrdîn'in Qoser-Kızıltepe ilçesinde uzun süre boyunca sistematik olarak alıkonulduğu ve çok sayıda kişinin tecavüzüne uğradığı öğrenildi. Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkların tutukluluk hallerini kısa sürede kaldırdı. 2010 yılında verilen kararda, tecavüz suçunda N.Ç.'nin de "rızasının bulunduğu" iddia edilerek cezalarda indirime gidildi.