
Suriye politikasında başarısız olan ve Rusya uçağının düşürülmesinden sonraki yaptırımlar nedeniyle siyasi ve ekonomik olarak büyük kriz yaşayan AKP hükümeti İsrail’den sonra Rusya ile de ilişkileri ‘normalleştirme’ye çalışarak içinde bulunduğu ağır krizden kurtulmaya çalışıyor. Erdoğan, ilişkilerde ‘yeni safya’ açma umuduyla Moskova’ya gitti.
Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün Rusya’nın St Petersburg kentinde biraraya geldi. 24 Kasım 2015’te Rus uçağının düşürülmesinden bu yana ilk kez görüşen ikilinin buluşması, siyasi ve ekonomik olarak darboğazda bulunan Türkiye açısından ilişkilerde “yeni bir sayfa” olarak değerlendiriliyor.
Dışişleri Bakanı karşıladı
Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, özel uçak “TUR” ile dün öğle saatlerinde Rusya’nın St. Petersburg kentine gitti. Erdoğan’ı, St. Petersburg Pulkovo Havalimanı’nda, Rusya Dışişleri Bakanlığı St. Petersburg Temsilcisi Vladimir Zapivalov, St. Petersburg Valiliği Dış İlişkiler Başkanı Yevgeni Grigoryev, Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Ümit Yardım, St. Petersburg Başkonsolosu Kazım Çavuşoğlu ile büyükelçilik ve başkonsolosluk personeli karşıladı.
Darbe muhabeti ile başladılar
Erdoğan, Petersburg ziyareti kapsamında, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. Bir buçuk saat süren görüşme öncesi basına gazetecilere açıklama yapan Putin ilişkilerin normalleşmesinin her iki ülke halkının yararına olacağını söyledi. Putin, Erdoğan’ın, Türkiye’deki iç politikada yaşanan zor duruma rağmen, Rusya’ya gelmesinin her iki tarafın da ilişkilerde normalleşme istediğinin bir göstergesi olduğunu söyledi.
Putin, darbe girişimiyle ilgili olarak, Rusya’nın ilkesel tavrının anayasaya aykırı her türlü girişimin karşısında olduğunu belirterek, “Sizin yönetiminizde Türk halkının bu sorunun üstesinden geleceğini umut ediyorum” dedi.
Erdoğan’ın beklentisi büyük
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan da Türk-Rus ilişkilerinin önemine değinerek, “İnanıyorum ki şimdi attığımız ve atacağımız bu adımlarla çok daha farklı bir sürecin içerisine gireceğiz. 15 Temmuz darbe girişiminin ertesinde sizlerin lider noktasında bizi arayışı hem tüm heyetimizi hem de halkımızı mutlu etmiştir” dedi. Erdoğan sözlerine “Bölgenin siyasi olarak bizlerden beklentileri var. İnanıyorum ki dayanışmamız bölgedeki sorunların çözümüne de yardımcı olacaktır” diye devam etti.
Erdoğan’a Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan da eşlik ediyor.
Suriye önemli gündem maddesi
15 Temmuz darbe girişiminden sonra ABD ve batıya sırtını dönen Erdoğan’ın, Rusya’da siyasi destek aradığı yorumları yapılıyor. Bölgesel güvenlik ve özellikle Suriye iç savaşı görüşün temel gündem maddeleri arasında. Uluslararası basın ve kulis muhabirleri, Putin’in, Suriye ve özellikle Beşar Esad konusunda tutumunu değiştirmesi karşılığında Erdoğan’a ihitiyacı olan siyasi ve ekonomik desteği sağlayacağı görüşünde.
‘Kilit nokta Kürtlere destek konusu’
Görüşme öncesi Rus basını da konuyu değişik açılarda ele aldı. Erdoğan ve Putin’in batı karşıtı görüntü verme çabasında olduklarını ve bununla birlikte ikisinin de batılı rakiplerinden taviz koparmak istedikleri yorumlarına yer verildi. Rus basını görüşmede gündeme gelecek önemli bir konunu Kürt sorunu olacağı görüşünde. Nezavisimaya Gazeta - Volkan Özdemir tarafından yazılan bir makalede şu ifade kullanıldı; “Kilit soru Moskova Ankara’nın Beşar Esad’ı devirme girişiminden vazgeçmesi karşılığında Suriyeli Kürtlere desteğini çekip çekmeyeceği” yönünde. n HABER MERKEZİ
‘Putin doğru kartlara oynadı’
Alman Handelsblatt gazetesinde St. Petersburg’daki Putin-Erdoğan görüşmesine ilişkin bir yorum dikkat çekiyor: “Rusya Devlet Başkanı, ABD ve Avrupa’nın aksine doğru kartlara oynadı ve diğerleri tereddüt içindeyken o Ankara’ya yanlış anlaşılmaya mahal vermeyecek şekilde desteğini açıkladı. Moskova-Ankara arasındaki işbirliğinin bir menfaat ilişkisi olacağına şüphe yok, fakat yine de Batı‘ya zarar verecek. Erdoğan’ın yanı sıra Avrupalı politikacılar da diplomatik çekimserlikleri ile Türkiye’nin Avrupa’dan uzaklaşmasına adım adım katkı sağlıyorlar. Putin bu olanlara seviniyor!”
Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi de şu yorumu yaptı: “Erdoğan’ın en çok bilinen sözlerinden biri şöyle: ‘Demokrasi bizim için bir tramvaydır istediğimiz durağa gelince ineriz.’ Erdoğan şimdi amacına ulaştı. Demokrasiyi kitleleri sokağa döktüğü mitinglere indirgiyor. Kuvvetler ayrılığı, temel haklar ve kurumsal süreçler öngörülmüyor. Şimdi tramvaydan inebilir ve yeni bir Türkiye oluşturabilir. Bu Türkiye’nin ne şekilde görüneceğini iki unsur eleveriyor. İlki şu, toplumsal bir barış olmayacak... Türkiye bugün, hiç olmadığı kadar duygu yoğunluğu ve nefret içinde.Erdoğan iktidarını genişletecek hamlelere oynayan bir pragmatist. O, milliyetçiliğin şeriattan daha fazla birleştirici gücü olduğunu görüyor.”