Çözüm sürecine rağmen devlet 'güvenlik' politikalarında ısrar ediyor. Çukurca-Derecik-Yüksekova hattında güvenlik yolu, yeni baraj, karakol ve köprü projeleri ile bölge kuşatılmış halde. Hükümeti eleştiren BDP Eşbaşkanı Hamit Geylani, savaş ve demokrasinin aynı iklimde yaşamasının mümkün olmadığını belirtti.

2013 Newrozu'nda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın sunduğu "Demokratik Kurtuluş Manifestosu" ile başlayan süreç bir yılını aşarken, bölgede 'güvenlik' politikalarının devam etmesi dikkat çekiyor. Bir taraftan köye dönüşlerin olacağı yönünde açıklamalar yapılırken diğer yandan bölgeye yapılan yoğun askeri yığınak dikkat çekiyor. Derecik, Yüksekova ve Çukurca başta olmak üzere Hakkari'nin birçok ilçesinde köyler hala boş. Baharın gelmesiyle beraber güvenlik yolu, karakol, baraj ve köprü inşaatları başladı. Derecik'e gitmek için var olan yollardan Çukurca-Derecik 4 saat, Yüksekova-Derecik 3 saat olurken Yüksekova-Çukurca, Çukurca-Derecik, Yüksekova-Derecik ve Aktütün (Bezelê) güvenlik amaçlı yol yapımların Gökçeney Grup tarafından onlarca iş araçlarıyla yapımlarına başlandı.

Askeri hareketlilik

Projeye göre Yüksekova'ya bağlı Yeşiltaş (Ştazın) ve Dağlıca (Oramar) köyünden başlanan ve Güney Kürdistan sınır hattı ile Avaşin çayı hattında yapımı süren güvenlik yolu ile Yüksekova-Çukurca 45 dakika, Çukurca-Derecik 30 dakikaya inecek. Olası gelişecek çatışmalarda, çatışma alanlarına ağır silah ve asker sevkiyatlarını zamanında bölgeye geçirmek için güvenlik yolları Avaşin çayının da doğal yapısını bozdu. Yol yapımı sırasında daraltılan ve derinleştirilen Avaşin geçişleri ve üzerinde bulunan köprüleri de ortadan kaldıracak. Dağlıca'da (Oramar) 2013'de yapılan Gewuk, Perî, Geper, Serlatî, Gemesolkî, Kolumter ve 1601 tepelerdeki kalekollara asker ve ağır silahlar yeleştirildi. Yapılan kalekollarla Cilo dağı kuşatılarak, Federal Kürdistan kasabası Şeladize, Yüksekova ve tüm alan gözetilecek. Dağlıca köyünde daha önce tabur olarak kalan ve sonradan alay konumuna getirilen birlik içinde yoğun hazırlık yapıldığı görüldü.

5 baraj için ihale

Yüksekova-Dağlıca ve Derecik alanlarında 5 baraj yapımı için de ihale yapıldı. Yapımı süren güvenlik yolu için 95 trilyon ödenek çıkarıldığı, çıkarılan ödenekten 40 trilyonu yüklenici firmaya verildiği öğrenildi. Ayrıca toprak yol içinse 500 milyar ödenek çıkarıldı. Yapılacak olan barajların Yüksekova-Oramar arasındaki Şagolord, Şitaza ve Dağlıca-Aktütün (Oramar-Bezelé) sınırına yapılacağı öğrenildi. Yılın 8 ayı elektrik verilmeyen bölgede direk ve enerji hattı yenileme çalışmaları başlatıldı. Aynı bölgede 3 köprünün yapım kararı alınırken, Çemê Xelo alanında yol ve köprü çalışması asker eşliğinde yapılıyor. Bölgede bulunan onlarca şelalenin aynı noktada toplanacağı belirtildi.

Korucu: Dönüş hayaliyle yaşadık

Köye dönüş yerine 'güvenlik' politikalarına yatırım ise tepkiyle karşılanıyor. 1989 yılından bu yana köy korucusu olduklarını ifade eden Doğanlı Kampı Muhtarı ve Korucu Musa Alkan, 1995 yılı Kasım ayının 25'inde Çukurca'ya bağlı Uzundere (Ertuş) beldesinden göç etmek zorunda kaldıklarını belirterek, "7 sene boyunca Hakkâri'ye bağlı Ceylanlı köyüne yerleştirildik. 2002 yılında ise Yüksekova'ya 18 kilometre uzaklıkta bulunan Doğanlı kampına yerleştirildik. 2 bin 500 nüfuslu 160 haneli korucu kampında 19 yıldır köye dönüş hayaliyle yaşadık. Biz dönmek istiyoruz. 30 yıldır halkımızın yaşadığı zulme son verilmelidir. Ben bu köyün muhtarı olarak bugüne kadar verdiğimiz 34 şehide rağmen yeter yeter yeter diyoruz. Artık yeter. Bizde insanız insan gibi yaşamak istiyoruz" dedi.

Devlet sözünü tutmuyor

Köylerine geri dönüş için gerekli adımların atılmasını isteyen Alkan, şöyle konuştu: "Tek gelirimiz korucu maaşı ve kazma kürek çalışmasıdır. Bizi bu kampa hapsetmişler. 19 seneden beri gitmediğimiz köye, dönmek için başta İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Vali'ye müracaat ettik ama kabul edilmedi. Bu bölgeye asker amaçlı yapılan yatırımın beşte biri bizim köylere yapılsa sorun çözülür. Biz çözüm sürecinden memnunuz. Bu süreçte, ne gerilla, ne asker, ne vatandaş ne korucu yaşamını yitirmemiş. Biz bu sürecin devam etmesini istiyoruz. Biz Öcalan'a Özgürlük kampanyasına destek veriyoruz. Koruculara acil çözüm bulunsun. Çözüm süreci devlet işidir. Ancak devlet verdiği sözü tutmuyor."

Geylani: AKP karşılık vermedi
Bölgedeki askeri yoğunluğun barış iklimini etkilediğini söyleyen BDP Eşbaşkan Yardımcısı Hamit Geylani, "Bir yılı aşkındır bölgede kırıntılar halinde olsa dahi bir demokrasi ve barış iklimi umudu vardı. Ama bir şey dikkatimi çekti: Oramar'da o kadir bilir dağlar arasında yolda, dağlarda yoğun bir askeri hareketlilik vardı. Dağlar ve tepelerin başlarında silahlı askeri güçler konumlandırılmış. Sayın Öcalan'ın başlattığı proje ile 'Artık bu ülkede barış iklimi olmalı. Ben ateşkes kararı veriyorum' diyerek gerillanın ülke dışına çıkışını istedi. Bu proje gerçekleşti. Ancak bu projeye devlet ve AKP tarafından karşılığı verilmemiştir" dedi.
"Tek çözüm demokrasi ve barış içinde halkların demokratik taleplerinin karşılanmasıdır" diyen Geylani şöyle devam etti: "Doski ve Oramar bölgesinde gördüğümüz askeri yığınaklardan dolayı halkın gözlerinde korku yok ama psikolojik baskı altında olduklarını gördüm. Artık köylerin içinde karakolların, tankların, panzerlerin, askeri ateş malzemelerinin olması bu halka bir sevgi değil, korku aracı olarak kullanılıyor. Ancak halkımız korkmuyor. Savaş ve demokrasinin aynı iklimde yaşaması mümkün değildir."

Sınır bölgesinde
Bölgede halen yapımı süren barajlar; Şemdinli'de özellikle sınır bölgesinde "sulama ve enerjisi" adı altında Alan (Helane), Yeşilöz (Gırkê), Yaylapınar (Salara), Beyyurdu (Bêdevê), Aslan Dağ (Çiyayê Şıran), Ormancık (Bêgalte), Silo yaylaları ve Silo vadilerinin birleştiği noktalarda.
Devletin bölgede başlattığı güvenlik yolu, baraj ve karakol yapımlarının Yüksekova, Çukurca ve Şemdinli'de etkilendiği, halen boş olan onlarca köy bulunuyor.



SAMİ YILMAZ/DİHA/HAKKARİ