HDP'nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, devletin ve medyanın bütün imkanlarına karşı cezaevinde kampanyaya katkı sunmaya çalıştığını belirterek, "Ama buna rağmen kendimi şanslı hissediyorum, çünkü halkın gücü zorbalığı yenecektir" dedi.
HDP'nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, yaşanan toplumsal kutuplaşma ve gerilimlerin HDP’yi önemli bir çizgi haline getirdiği belirterek, “Bu seçimin sürprizi HDP'dir” dedi. Demirtaş, “tek sol aday” olarak ikinci tura gidilmesi durumunda İnce, Akşener ve Karamollaoğlu'na kendisini destekleme çağrısı da yaptı.
HDP'nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi'nden avukatları aracılığıyla BBC Türkçe'nin sorularını yanıtladı. Demirtaş, tutuklu bir siyasetçi olarak cezaevinden nasıl kampanya yürüteceğine dair kendisine yöneltilen soruya, şu yanıtı verdi: "Burada imkânlarım yok denecek kadar azdır. Sadece avukatlarımla ve posta yoluyla dışarıya mesaj gönderebiliyorum. Bunlar da cezaevindeki idarenin denetimine tabii maalesef. Ancak benim adıma partim HDP ve milyonlarca genç arkadaşım gönüllü olarak bu kampanyayı üstlenecektir.
Mevcut Cumhurbaşkanı, devletin ve medyanın bütün imkanlarını kullanıp kampanya yürütürken, ben burada sıfır imkanla, sadece kadınların ve gençlerin yüreğine, cesaretine ve inancına güvenerek kampanya yürütüyorum. Ama buna rağmen kendimi şanslı hissediyorum, çünkü halkın gücü zorbalığı yenecektir."
Bütün başlıklarda derin kriz
Yürütülecek kampanyada hangi konuları ön plana çıkaracağı konusunda ise Demirtaş, demokrasi, ekonomi, adalet, eşitlik ve barış vurgularında bulundu. Demirtaş, "Çünkü Türkiye şu anda bütün bu başlıklarda derin bir kriz yaşıyor. Devlette ve toplumda tam demokrasi, ekonomide üretime dayalı kalkınma ve adil bölüşüm ile işsizliğin, yoksulluğun ortadan kaldırılması, yargı başta olmak üzere bütün devlet kurumlarında adaletin tesisi ile ülke içinde ve dışında barış politikalarına dair çözüm projelerimizi kampanya süresince anlatacağız. Elbette bütün inanç ve etnik kimliklerin, kadınların eşit birer yurttaş olmaları için yapacaklarımızı da detaylarıyla anlatacağız. Bütün bu sorunların çözümünü de demokratik parlamenter sistem ve yeni bir anayasa ile gerçekleştireceğiz" dedi.
Bu seçimin sürprizi HDP’dir
Türkiye’de 2015'ten bu yana yaşanan toplumsal kutuplaşma ve gerilimler ile Kürt sorununda yeniden çatışmalı sürece girilmiş olmasının HDP'yi önemli bir çizgi haline getirdiğini söyleyen Demirtaş, "24 Haziran seçimleri HDP'yi önceki seçimlere kıyasla çok daha ileri bir noktaya taşıyacaktır. Bu seçimin sürprizi HDP'dir. Herkes bizi yakından takip etsin, bunun kof bir iddia olmadığı görülecektir" diye konuştu.
İki sağ ittifaka karşı sol
Demirtaş, seçimlere giderken AKP, MHP ve BBP ile diğer yanda CHP, İP, DP ve SP’nin kurduğu ittifaklarını da değerlendirdi. Her iki ittifakı da “sağ ittifak” olarak yorumlayan Demirtaş, tek sol cumhurbaşkanı adayının kendisi olduğunu söyledi. Demirtaş, bu konudaki soruya şu yanıtı verdi: "Her iki sağ ittifak nereye kadar bizi yok saymaya devam edecek, hep birlikte göreceğiz. Tek sol aday ve ittifak gücü olarak ben ve partim HDP, her koşulda bütün ezilenlerin çıkarlarını savunmaya ve kazanımları için mücadele etmeye devam edeceğiz."
Demirtaş’a, muhalefetin ortak bir cumhurbaşkanı adayı gösterememesinin nedenlerinden biri olarak Meral Akşener'in HDP ile yan yana görünmek istemediği yönündeki yorumlar da yöneltildi. “Siyasette diyaloga ve çözüm için ilkeli işbirliklerine inandığını” ifade eden Demirtaş, parlamento çalışmaları döneminden tanıdığı Akşener'e karşı herhangi bir önyargısının olmadığını, ancak ülkenin temel sorunlarına dair çözüm önerileri konusunda henüz kendisinden tek bir cümle duymadıklarını söyledi.
İlkeli ve ahlaklı duruş
"HDP'yi yok sayan, vebalı muamelesi yapan anlayışlarla yol yürümek, sorunların çözümünü konuşmak da mümkün olmaz. Ülkenin ve toplumun sorunlarının çözümü noktasında ilkeli ve ahlaklı bir duruşumuz vardır. Bu çerçevede kapımız hiç kimseye kapalı olmaz. Siyaset intikam değil, çözüm zeminidir" diyen Demirtaş, bu temel yaklaşımlarının CHP için de geçerli olduğunu vurguladı.
Demirtaş, bu konuda "Bizim derdimiz ezilen haklarımız için üzüm yemektir, bağcıyı dövmek değil. Herkesin ne söylediğini, ne söyleyeceğini ve samimiyetini bu seçim döneminde toplum dikkatle izleyecektir. Biz de büyük bir dikkatle takip ediyor olacağız" mesajları verdi.
İkinci turda destek bekliyor
Demirtaş’a, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalması halinde parti olarak nasıl bir tutum sergileneceği de soruldu. Demirtaş, bu soruya ikinci tura kalacak adaylardan birinin kendisi olacağından emin bir şekilde şu yanıtı verdi: "Umarım kaliteli, toplum adına yararlı, kutuplaşmayı azaltan bir seçim dönemi yaşarız. Tabii adaylar meydanlardayken ben hücrede olacağım. Bu bir adaletsizlik yaratıyor olsa da, ikinci turda diğer bütün adayların desteğini bekliyorum. Sayın İnce, Sayın Akşener ve Sayın Karamollaoğlu ikinci turda beni desteklerse, hep birlikte ülkede demokratik bir yönetim ve adaletli bir sistem inşa edebiliriz."
Artık beni başkan yaptıracağız
Demirtaş son olarak, Mart 2015 seçimlerinde Erdoğan’a yönelik sarf ettiği 'Seni başkan yaptırmayacağız' sözünün bugün de arkasında durup durmadığı sorusuna ise, "Bugün artık 'beni başkan yaptıracağız' :)" şeklinde esprili bir yanıt verdi. İSTANBUL
Umutsuz algısı yıkılmalı
EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, sol, sosyalist ve demokrat kesimlerin, “Ne yaparsak yapalım biz kaybedeceğiz” ruh halinden kurtulması gerektiğini söyleyerek, “Bu algıyı yıkmak gerek. Bu algı umutsuzluk yaratıyor. Buna inanalım” dedi.
HDP’yi destekleyeceklerini açıklayan Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan, seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Baskıcı koşullarda seçim sürecini karşıladıklarını belirten Gürkan, devam eden gözaltı ve tutuklama operasyonlarını hatırlatarak, “Bu siyaset yapılmasının önüne geçilmesi anlamına geliyor” dedi. İktidarın parlamentoda temsilci bulunsun ya da bulunmasın siyaset yapanların halkla buluşmasını engellediğini vurgulayan Gürkan, OHAL koşullarında seçime gidildiğini, iktidarın “Ben yaptım oldu” yaklaşımı içinde olduğunu söyledi. Gürkan, “Düşünün gösteri yapacaksınız OHAL var. Bir bildiri dağıtacaksınız OHAL duvarına çarpacaksınız. OHAL koşullarında yapılan seçimin demokrasi açısından bir meşruiyeti yoktur. Baskılar ve engellemeler ile yürütülen seçimin demokratik olduğunu söyleyemeyiz” şeklinde konuştu.
“Bizler, bir taraftan seçim sürecini tartışırken, diğer taraftan da bu seçimlere demokratik ortamda gidilmesinin önünü açıyoruz” diyen Gürkan, sadece siyasi iktidarın engellemeleri değil devletin tüm olanaklarının da iktidarın kullanımında olduğunu belirtti.
HDP’siz ittifak olmaz
Parlamento seçimlerinin de en az cumhurbaşkanlığı seçimleri kadar önemli olduğunu ifade eden Gürkan, şöyle devam etti: “Çünkü başkanlık sistemini boşa çıkaracak olan parlamento. Bu anlamda da HDP’den uzak durmak bir çözüm değildir aksine sorunun kendisidir. Diğer partilerin HDP’yi bir biçimde ittifaka dahil etmemesi doğru olmadı. HDP’nin orada var olması diğer siyasi parti programlarında bir sorun oluşturmaz. Bir matematik hesabı yapıldığında HDP’nin bu ittifak içinde yer alması gerekirdi. Dışlanmaması gerekirdi. Sadece matematiksel bir hesap için değil ülkenin demokratikleşmesi için de bunun da böyle olması gerekirdi.”
'Umutsuzluğu öz gücümüzle aşabiliriz'
Edirne Cezaevi’nde tutulan Selahattin Demirtaş’ın adaylığının bu ülkenin umudu olduğunu vurgulayan Gürkan, etrafında kenetlenilmesi gerektiğini; sol ve sosyalistlere düşen görevin geniş halk kesimlerinin mücadelesini görünür kılmak olduğunu kaydetti. Gürkan, “Ne yaparsak yapalım biz kaybedeceğiz, ruh halinden kurtulmak gerek. Bu algıyı yıkmak gerek. Bu algı umutsuzluk yaratıyor. Halkın birleşik gücü iktidarın tüm suistimallerini de engelleyecektir. O nedenle umutsuzluğu kendi öz gücümüzle aşabiliriz buna inanalım” dedi.
Yeşil ve Sol Parti: HDP doğru adrestir
HDP’nin 7 Haziran'dan daha fazla gerçek bir değişim ve dönüşümün adresi haline geldiğini belirten Yeşil ve Sol Parti, “Demirtaş tutuklu olabilir ama bizler sokakta Demirtaş’ın esprisi ve gülen yüzü olacağız” dedi.
Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüleri Naci Sönmez ve Eylem Tuncaelli, 24 Haziran baskın seçimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AKP ve MHP ittifakını zaten bildiklerini söyleyen Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Eylem Tuncaelli, “Onlar seçim öncesinde de iktidarı yönetirken de bir ittifak halindeydiler. Farklı farklı isimler kullanıyorlar. Bazen Yenikapı ruhu diyorlar. Bazen Cumhur ittifakı diyorlar. Bu bizi şaşırtan bir durum değildi” dedi.
CHP, İyi Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin kurduğu ittifaka ilişkin de Tuncaelli, “Gittikçe daha da kötüye giden tek adam rejimine karşı farklı güçlerin bir araya gelmesi önemli. 24 Haziran'da özellikle tekrar parlamenter sisteme, iradenin tekrar halka teslimi açısından önemsiyoruz. İttifakta HDP’nin, en büyük partilerden birisinin dışarıda bırakılması bizim için kabul edilemez. Özellikle bunu adalet diye kilometrelerce yol yürüyenlerin yapması, o adalet talebinin de sadece kendileri için istendiğini gösteriyor. Daha önce vekillerin dokunulmazlıkları kaldırılırken, aslında benzer şeyler görmüştük” şeklinde konuştu.
Uzun soluklu bir ittifak
HDP ve diğer demokrat güçlerin bir arada hareket etmesine ilişkin konuşan Tuncaelli, şöyle devam etti: “HDP kuruluşu itibarıyla halkların ittifakıdır. Biz kuruluş itibarıyla bu ittifakın içerisindeyiz. Bu ittifak diğerleri gibi sandıktan çıkacak oyların hesabıyla kurulmuş bir ittifak değildir. Biz de sandığı önemsiyoruz ama demokrasiyi sandığa hapsetmiyoruz. Biz bu ittifakı ülkenin gelecek güzel günleri için, onlardan çok daha öncesinden oy kaygısı gütmeden kurduk. Bizimkisi çok daha uzun soluklu ve tarihten de aldığımız mirasla yürüyen bir ittifak. 24 Haziran’da Demirtaş diyoruz. İnanıyorum ki iradenin tekrar halka yürümesi için Türkiye’deki vicdan sahibi insanlar Demirtaş’ı destekleyeceklerdir.”
Gülen yüzü olacağız
Tuncaelli, AKP'nin vaatlerine halkın kanmayacağını dile getirerek, "Bu yalanlara bu sefer kanmayacaklardır ve AKP’ye artık yeter diyecekleri bir damar var. Bu damar da Cumhurbaşkanı seçimlerinde Demirtaş’ı destekleyecektir” dedi. Demirtaş’ın tutuklu olma durumunu değerlendiren Tuncaelli, şunları söyledi: “Özgürlüğü elinden alınmış bir adaydan bahsediyoruz. Demirtaş’ın en önemli özelliği kürsü hakimiyetidir. Çünkü hazır cevap biri. Yine gelen karalamalara da espriyle yanıt verip, herkesi güldüren bir üslubu vardı. Şuan iradesinin tutsak alınması dolayısıyla zor bir süreç bizi bekliyor. Ama hepimiz Demirtaş’ız. Kimimiz onun esprisi olacağız, kimimiz gülen yüzü. Sokaklarda güzel günler, bu ülkede baharın gelmesi için çalışacağız."
HDP’ye yığınak yapmak önemlidir
Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Naci Sönmez de HDP’nin, 7 Haziran'daki muhalefet durumundan daha fazla gerçek bir değişim ve dönüşümün adresi haline geldiğini söyledi. Bugün HDP ve etrafında oluşacak bir toplumsal birleşik mücadelenin, esas olarak kendini daha zorunlu kıldığını kaydeden Sönmez, şunları ifade etti: "O açıdan HDP etrafında kurulacak ittifak çok kıymetlidir. Türkiye'deki sol, sosyalist hareketin de gelişimi açısından bu önemlidir. HDP bugün sibop görevi gören bir siyasal parti oluşumu haline dönüştü. Parlamentodaki varlığı, sokaktaki mücadelesi, onun etrafında oluşan birleşik mücadele Türkiye'de bir etkileme, basınç yapma şansı yakaladı. Biz sadece Erdoğan'ın gitmesinin yeterli olmadığını, Erdoğan gidince yerine gelecek olan rejimin daha demokratik olup olmayacağının garantisini oluşturmanın gerekliliğini düşünüyoruz. Bu anlamda HDP’ye yığınak yapmak çok önemlidir."
İki sağ cepheye karşı HDP
Yazar Adil Okay, Türkiye halklarının iki sağ cephe arasında seçime zorlandığını belirterek, "AKP diktasına karşı HDP’yi dışlarsak bu ülkenin geleceği daha da karanlığa gider” dedi.
Türkiye’nin adım adım faşizme doğru gittiğini ve bir dikta sisteminin kurulmaya çalışıldığını belirten Okay, AKP ve MHP ittifakına karşı muhalefetin kurduğu ittifaka dikkat çekti. Erdoğan'ın bir sağ cephe kurduğunu ifade eden Okay, "Ancak ne yazık ki bunun karşısında kendine sosyal demokrat diyen partilerden başka bir sağ cephe kurdular. Yani Türkiye halkları iki sağ cephe arasında seçime zorlanıyor. 6 milyon oy almış olan seçilmiş bir partinin genel başkanı Selahattin Demirtaş, cezaevinde tutuluyor. Böyle bir ülkede demokrasiden söz edebilir miyiz?" şeklinde konuştu.
HDP’siz çözüm bulunamaz
24 Haziran’da yapılacak olan baskın seçime dikkat çeken Okay, şunları kaydetti: “Yakın zamanda önümüzde baskın bir seçim var. HDP’yi dışarıda tutarak çözüm bulunamaz. Sadece sağla ittifak yaparak ülkeye demokrasi getirilemez. AKP diktasına karşı Kürtleri dışlarsak, HDP’yi dışlarsak bu ülkenin geleceği daha da karanlığa gider. Ancak tüm bu yanlış politikalara rağmen inancım şudur ki; önümüzdeki seçimlerde başta AKP diktası hüsrana uğrayacaktır. Umudumuz budur bunun için çalışacağız.”
Aleviler HDP'yi destekliyor
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, 24 Haziran'daki seçimler için ortak mücadele çağrısı yaparken, HDP'yi destekleyeceklerini duyurdu.
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), 24 Haziran seçimleri için yazılı açıklama yaptı. "Aleviler başta olmak üzere Türk-İslam sentezi dışında kalan tüm azınlıklar büyük bir tehlikenin altındadır" uyarısıyla başlayan açıklamada, şunlar belirtildi: "Her fırsatta ‘Osmanlı’nın mirasçısı’ olduğunu dile getiren AKP hükümeti, tıpkı Osmanlı’yı var eden Türk-İslam sentezi doğrultusunda etnik ve mezhepçi politikalar izlemektedir. Suriye başta olmak üzere Ortadoğu ve Kürdistan coğrafyasında akan kanın birinci sorumlusu AKP'dir. Akan kanı durdurmak ve DAİŞ gibi terör örgütlerine devlet desteğini kesebilmenin yolu AKP’yi iktidardan uzaklaştırmaktan geçiyor."
Açıklamada, Erdoğan ve AKP'nin halkların kardeşliğinin önündeki en büyük engel olduğu vurgulanarak, şöyle devam edildi: "CHP-İYİ Parti-Saadet Partisi ittifakında Alevi toplumunu rahatsız eden bazı isimleri görmekteyiz. Bu ittifakta, Sivas Katliamı’nın baş faillerinden Temel Karamollaoğlu ve milliyetçi cephede yer alan Meral Akşener’in yer almasını Alevi toplumu olarak içimize sindiremiyoruz."
AABK, açıklamasının sonunda "Kurum olarak canlarımızı; demokrasi, laiklik ve eşit yurttaşlıktan yana olan tüm kesimlerle birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz. Aleviler emek ve demokrasi blokunda yer alacaklardır" dedi.
Tek adama karşı birleşeceğiz
Adana ve Mersin'de bulunan Alevi kurum temsilcileri de eşitlik, özgürlük, adalet, demokrasi ve barış talebiyle 24 Haziran’a hazırlık yaptıklarını belirterek, "Aleviler olarak tek adama karşı birleşeceğiz" dedi.
Demokratik Alevi Derneği (DAD) Mersin Eşbaşkanı Mehmet Seyitalioğlu, AKP’nin seçimleri zorla dayattığını dile getirdi. Seçim kararının nedeninin derinleşmekte olan ekonomi kriz olduğu ifade eden Seyitalioğlu, Erdoğan için, “Öyle bir çığır açtı ki, sülalesine yetebilecek kadar devlet ihalesinde zenginliğine zenginlik kattı. Kendi partisinden onu eleştirenler bile FETÖ’cülük suçlamasıyla hapsin yolunu gösteriyor. Son yıllarda fabrikaların değil, hapishanelerin sayısı arttı” dedi.
Hak ve hakikat çağrısı yapan Seyitoğlu, “Aleviler olarak, durumu değerlendirip sonuçlandırmamız gerekir” diye konuştu.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAK) Mersin Şube Başkanı Bülent Ufuk Ateş de artan baskılardan en çok Kürtlerin ve Alevilerin etkilendiğini belirterek, “7 Haziran sonrası Kürtlere dönük bir saldırı başladı. Alevi toplumuna ise her zaman olan saldırı daha çok derinleşti. En son olarak yöneticilerimiz gözaltına alınıp tutuklandı. Ama unuttukları bir şey var, Alevi halkı saraylara karşı her zaman direnmiştir ve direnecektir. 24 Haziran’da Aleviler olarak eşit yurttaşlık ve özgür inanç talebiyle tek adama karşı birleşeceğiz” şeklinde konuştu.
Adana Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği Başkanı Kemal Çelik ise seçimlerin özgür ve barışçıl bir ortam içerisinde geçmesini istedi. Çelik, şunları söyledi: “Alevi inanç merkezlerinin tanınmasını talep ediyoruz. Eğitim ve sağlıkta eşitlik istiyoruz. Hayatın her alanında Aleviler olarak eşitlik istiyoruz. Laiklik bizim vazgeçilmemizdir.”
78 baroya mektup: Şimdi sıra bizde
Ankara Barosu, 16 Nisan 2017 Referandumunda Ankara'da hayata geçirdiği "Her okula bir avukat" projesini 24 Haziran baskın seçimlerinde tüm Türkiye'de uygulamaya hazırlanıyor. Ankara Baro Başkanı Hakan Canduran, 78 baro başkanına bir mektup göndererek diğer baroları da projeye dahil olmaya çağırdı.
Sensiz Olmaz Hareketi ile ortak projede buluşan Ankara Barosu, tüm Türkiye'deki barolara "şimdi sıra bizde" diyerek, projeye dahil olmaya davet etti. Gönderilen mektup şöyle:
“Değerli Baro Başkanım. ‘Her okula bir avukat’ diyoruz… Çünkü ülkemiz, baskın erken seçim kararı ile daha önce benzeri yaşanmamış yeni bir seçim sürecine doğru gidiyor. OHAL koşulları altında, özellikle Seçim Kanunu’ndaki son değişikliklerle 24 Haziran’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimlerinde oy kullanacak vatandaşlarımızın, seçim süreçlerine olan güvenlerini kaybettiklerini; hatta sandık görevlilerinin dahi kanundaki değişiklikleri yorumlamakta zorlandığını; bu nedenle ‘seçme haklarının’ özgürce kullanılması konusunda haklı endişelerinin olduğunu görüyoruz.
Ankara Barosu olarak, hak ve özgürlüklerin savunulması görevini her zaman bize tam güvenle emanet eden vatandaşlarımızın bu anayasal hakkını özgürce kullanmalarını sağlamak amacıyla barış ve huzur içerisinde adil bir seçim süreci için meslek onurumuza yakışacak şekilde rol almayı ve bu emaneti topyekûn bir sorumluluk anlayışı içerisinde yerine getirmeyi hedefliyoruz. İnanıyoruz ki biz avukatlar, bu hukuki bilinmezlik içerisinde adil bir seçim sürecine doğrudan etki ve moral verebilecek kuvvette ve kudretteyiz.
Her seçimde olduğu gibi, ama bu kez çok daha etkin bir katkı sunmak üzere ‘Her okula bir avukat’ hedefiyle sandık güvenliği konusunda değerli çalışmalar yürüten Sensiz Olmaz Hareketi ve bu sürece katılmak isteyen diğer sivil inisiyatiflerle birlikte çalışacağız. Ortak kaygı ve bilinçte olduğumuz tüm barolarımızı, bu süreçte birlikte hareket etmeye davet ediyoruz.
Organizasyonu Ankara Barosu tarafından yapılacak olan ve tarihi ilerleyen günlerde belirlenecek olan toplantıda, konuya ilişkin hedeflerimizi, hazırlıklarımızı ve öngördüğümüz çalışma modelini sizlerle paylaşmak üzere Baro Başkanı olarak sizin ya da görevlendireceğiniz bir yönetim kurulu üyesi meslektaşımızın katılım teyidinizi heyecanla bekliyoruz. Şimdi sıra bizde!”