NİZAM BARAN

KÖLN

COVİD-19 virüsü bütün dünyayı etkisi altına almaya devam ediyor. Almanya genelinde 77 bin 601 kişi Covid-19 virüsüne yakalandı. Almanya'da yaşayan Kürdistanlılar arasında da Koronavirüsten etkilenenler var.

Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki Halle Saale kentinde aynı binada yaşayan 4 Kürdistanlı aile karantina altında tutuluyor. Binada 12’si çocuk 22 kişi kalıyor. En küçük çocuk 1.5 yaşında, diğer çocuklar 4 ila 7 yaş arasında. Bina sakinlerinden Aynur Özcan ve Muhammed Aydın'ın testleri pozitif çıkarken, diğer aile fertlerine ise 31 Mart'ta test yapılmış. Test sonuçlarının açıklanması bekleniyor.

4 aile de kendini izole etti

Özcan ve binada kalan diğer Kürdistanlılar için 23 Mart bir dönüm noktası olmuş. Koronavirüs testi pozitif çıkan Bingöl/Karlıovalı Aynur Özcan, 37 yaşında ve iki çocuk annesi. İki yıldır Almanya’da yaşayan Özcan, kaldıkları binada 4 Kürdistanlı aile bulunduğunu, sürekli iç içe olduklarını belirterek, diğerlerinin test sonuçlarının da pozitif çıkmasından endişe ettiklerini söyledi. 23 Mart'tan sonra binada bulunan ailelerin birbirlerini ziyaretlerinin durduğunu belirten Özcan, “4 ailede kendini izole etmek zorunda kaldı” dedi.

Alışveriş ve doktora gidiyordum

 Virüse nerede yakalandığını bilmediğini söyleyen Özcan,  "Sadece alışverişe ve doktor randevularına gidiyorduk. Binadaki bütün aileler iç içe yaşıyorduk. Her gün birbirimize gidip geliriz. Beraber yemek yiyoruz vb. Bizim binada daha önce ateşi çıkanlar olmuştu. Ama maalesef test yapan olmadı. Ben de astım olduğu için hemen doktora gittim. Ateş ve baş ağrısı çoktu. Doktor bana test yaptırdı. Birgün sonra arayarak testimin pozitif çıktığını, kendimizi izole etmemiz gerektiğini söyledi. Benimle diyalog ve iletişimde olan herkesin artık dışarıya çıkmaması gerektiğini belirterek uyardı" dedi.

Doktor: Elimizden bir şey gelmiyor

Özcan hastalığının seyrine ilişkin ise şunları aktardı: "Bir gece rahatsızlandığım için ambulans çağırmak zorunda kaldık. Beni hastaneye götürmek istediler ama ben kabul etmedim. Hastaneye gitmememin sebebi bir kaç gün önce doktorlar ambulans eşliğinde eve gelirken gözleri dolarak 'elimizden hiçbir şey gelmiyor' demişti. Hastane ortamı güven vermediği için evde tedaviyi tercih ettim. Çünkü hastanede de evdeki gibi bir odada izole edileceğimi daha önce söylemiştiler. Astım olduğum için solunum cihazı vermişlerdi. Bunun dışında zaten müdahale edemiyorlar. Sadece boğaz ağrısından dolayı sıvı tüketemeyenlere orada serum yoluyla damara enjekte ediyorlar. Benim sıvı tüketme sorunum yoktu. Evde aldığımız tedbirleri iyi uyguladığımızı ve böyle devam etmemizi istediler. Olası bir terslik karşısında ulaşabileceğimiz telefon numarası verdiler."

Çocuklar da izole edilmeli

İki çocuğu olduğu için evin içinde çok yere dokunmamaya özen gösterdiğini söyleyen Özcan nelere dikkat ettiğini ise şöyle anlattı: “Evin içinde elimden geldikçe az dolaşıyorum. Bol sıvı almaya çalıyorum. Evi havalandırıyorum. İki çocuk olduğu için fazla bir yere dokunmuyorum. Doktorlar çocukların bir risk altında olmadığını ama muhtemelen taşıyıcı oldukları için onların da izole edilmek zorunda olduğunu söyledi. Odalarından gerekmedikçe çıkmıyorlar. Bende günün büyük bir bölümünü kitap ve bizim gazeteyi okumakla geçiyorum."

1 metreyi yürümeye takatım yok

Durumunun günlük olarak değiştiğini belirten Özcan, "Baş ağrılarım devam ediyor. Bütün organlarım birbiriyle çatışma halindeymiş gibi hissediyorum. Durumum günlük değişiyor. Önceki güne göre (30 Mart) daha kötü. Bazen üşüyorum ve bir metrelik yolu yürüme gücü kendimde bulamıyorum. Nefes almakta zaman zaman zorlanıyorum. Balkona çıkmak zorunda kalıyorum. Sanırım bu benim kronolojik hastalığımdan (astım) dolayı oluyor" diye belirtti.

Koronavirüs testi pozitif çıkan Muhammed Aydın’ın durumunun daha iyi olduğunu da aktaran Özcan, "Bu hastalığı bir an önce yenmek için büyük mücadele veriyoruz” dedi.

Akraba, dost ziyaretleri tehlikeli

Herkesin kendisine dikkat etmesini isteyerek Kürdistanlılara çağrıda bulunan Aynur Özcan şöyle konuştu:  “Halkımız lütfen kendine dikkat etsin. Kesinlikle kesinlikle birbiriyle temas halinde olmasın. Toplu taşıma araçlarını mecbur olmadığı sürece kullanmasınlar. Ben galiba buna dikkat etmedim. En son diş doktoruna da gitmiştim. Bütün randevularını da mecbur olmadıkları sürece ertelesinler. Akraba ve dost ziyaretleri iki taraf için de büyük bir tehlike. Lütfen buna dikkat edin. Biz buna dikkat etmedik aynı binada 22 kişi karantinaya alınmak zorunda kalındı.”

Siyasi tutsaklara sahip çıkalım

Kendisi de bir dönem cezaevinde kalan Aynur Özcan, Türkiye ve Kürdistan cezaevindeki siyasi tutsaklarla da dayanışmanın önemine vurgu yaptı. “Bütün yurtsever halkımız siyasi tutsakları kapsam dışı bırakan infaz yasası teklifi karşısında duyarlı olmalıdır" diyen Özcan şunları belirtti:  "Cezaevlerinde bulunan siyasi tutsakların da bu yasadan yararlanması için elimizden geleni yapmalıyız. Ben de Sincan Cezaevinde yattım. Koşulların ne kadar ağır ve kötü olduğuna tanık oldum. Sıcak sular belirli aralıklarla akıyordu. Yemekleri berbattı. O süreci yaşamış biri olarak herkesi elini vicdanına koyup bu sürece yaklaşmaya ve siyasi tutsaklar için başlatılan imza kampanyasına destek vermeye çağırıyorum."