Bakırköy Kadın Cezaevi'nde bir araya gelen KJA, TUAD, Gökkuşağı Kadın Derneği, ÖHD Kadın Komisyonu ve Barış Anneleri üyesi kadınların eylemine HDP'nin İstanbul kadın milletvekili adayları da destek verdi.
Adaylardan Pervin Buldan, hasta tutsakların serbest bırakılması için sürekli talepler olmasına rağmen meselede bir türlü yol kat edilemediğini hatırlatarak, devletin bu meseleyi pazarlık konusu yaptığını söyledi. Buldan, seçim sonrası ilk işlerinin hasta tutsakların ve cezaevlerinde yaşanan tüm hak ihlallerini ele almak olduğunu belirtti.
Adaylardan Fatma Özdemir de sağlık durumları ciddi olmasına rağmen hasta tutsaklara cezaevlerinde kalabilecekleri yönünde rapor veren Adli Tıp Kurumu'nun (ATK) siyasi iktidarın iradesinden çıkması gerektiğini söyledi.
Sürgün ciddi bir sorun
KJA İstanbul Koordinasyonu üyesi Deniz Göksel ise Türkiye'deki cezaevlerinde 282'si ağır 721 hasta tutsağın ölüm sınırında olduğunu dile getirerek, geçtiğimiz yıl içinde 40'a yakın hasta tutsağın ya cezaevinde ya da zamanında serbest bırakılmadığı için yaşamını yitirdiğini hatırlattı.
İstanbul'daki birçok cezaevinde kalan PKK'li tutsakların da aralarında bulunduğu birçok tutsağın Silivri'de yeni açılan cezaevine sürgün edilmelerine de değinen Göksel, "Kadınların Silivri'ye sürgünü hem kadınlar açısından ciddi bir sorun hem de hasta tutsakların ölüm fermanı niteliğindedir" dedi.
Sistemin kendine karşı özgürlük mücadelesi veren tutsak ettiği insanlara, özellikle de kadınlara daha ağır koşullar dayattığını dile getiren Göksel, cezaevlerinde bürokratik işlemlerin derhal kaldırılması, insanca yaşam koşullarının oluşturulması gerektiğine vurgu yaptı. Göksel, Bakırköy'deki kadın tutsakların Silivri'ye taşınmasına karşı ve tüm hasta tutsakların serbest bırakılması için mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.
DİHA/İSTANBUL