HDP’li vekillere cezaevleri kapalı

  • HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit üyesi olduğu Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu için ”Yaklaşık bir yıldır bu komisyondayım. Yüzlerce başvurumuz var ama şu ana kadar herhangi bir cezaevine gidebilmiş, orada mahpusları dinleyebilmiş değilim” dedi.

 

MIHEME PORGEBOL - ANKARA

HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, kâtip üye olarak görev aldığı Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun ihlalleri görmezden gelip savuşturan bir komisyon olduğunu söyledi.

Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun yaşanan hak ihlallerine dönük bütün başvuruları olumsuz yanıtladığını vurgulayan Koçyiğit, “Bu komisyonun insan hakkı ihlallerini, cezaevlerindeki kötü muameleyi engellemeye çalışan bir komisyon olduğundan bahsedemeyeceğim. Ne yazık ki bu anlamıyla oldukça sorunlu. Sorun çözmekte yetersiz, görevini yapmakta isteksiz. Bütün göreve davet çağrılarımızı ve davet yazılarımızı da duymazdan/görmezden gelen bir anlayışta” dedi.

AKP’nin hakimiyetinde

Özellikle hasta tutsaklarla ilgili yaptıkları binlerce başvurunun geçiştirildiğini vurgulayan Koçyiğit, şöyle devam etti: “Başvurulara çok kısa bir şekilde ‘Bu bir yargı konusudur’ yanıtı veriliyor. Komisyon, işlem/araştırma yapmayan, en azından mevcut kurumlara, cezaevlerine, cezaevlerindeki idari kurullara, infaz hâkimliklerine sormayan bir akılda. Görev ve sorumluluklarını yerine getirmediğini söyleyebilirim. Komisyon, eğer insan hakkı ihlallerinin konusu cezaevleri, Kürtler, Aleviler, kadınlar ve mültecilerse ideolojik tutum takınıyor. Komisyon çoğunluğu ve komisyon başkanının AKP’li olması nedeniyle bu konulara duyarsız kalıyor.”

HDP’li vekiller engelleniyor

Normal koşullarda her milletvekilinin cezaevlerinde, karakollarda denetim yapma, tutsakları ziyaret edip onların sorun ve şikayetlerini dinleme hakkının olduğunu hatırlatan Koçyiğit, özellikle siyasi tutsaklarla görüşmelerinin imkansızlaştırıldığını belirtti. Özellikle HDP’li vekillerin denetim ve ziyaret haklarının engellendiğini kaydeden Koçyiğit “HDP’li milletvekilleri ve muhalif milletvekillerinin cezaevleri ziyaretlerini engellemek amacıyla bir yönetmelik çıkarıldı ve bu yönetmelik kapsamında da ‘terörle mücadele’den suçlu sayılanların ziyareti Adalet Bakanlığı’nın iznine tabi tutuluyor” hatırlatmasında bulundu. Adalet Bakanlığı’nın bu anlamda engelleyici bir rol üstlendiğini belirten Koçyiğit “Örneğin benim cezaevlerinde görmek istediğim arkadaşlarım var. Tutuklu olan MYK üyelerimiz, Kars Belediye Eşbaşkanımız Ayhan Bilgen ve diğer arkadaşlarımıza ilişkin görüş talebim pandemi gerekçesiyle reddedildi. Ama diğer muhalefet partisinin milletvekilleri, CHP’li milletvekilleri gidip bizim arkadaşlarımızla görüşebildi. Burada çifte standart olduğunu ve özellikle HDP’nin cezaevleriyle ilişkisini engellemeye, mahpuslarla görüşmelerini engellemeye çalışan bir aklın olduğunu çok açık ve net bir şekilde görüyoruz” şeklinde konuştu.

Komisyon bariyer oluşturuyor

Komisyondaki mevcut çoğunluğun AKP-MHP faşist ittifakında olduğunu hatırlatan Koçyiğit, “Komisyon, kolluğun işlediği veya karıştığı suçlarda, Kürdistan’da yaşanan suçlarda ciddi bir bariyer oluşturuyor. Örneğin hem biz hem de CHP’den sayın Sezgin Tanrıkulu da Osman Şiban ve Servet Turgut’un helikopterden atılması olayının araştırılması; bunun için komisyon kurulması ve bölgeye bir heyetin gitmesi gerektiğini söyledik. Bize verdikleri yanıt ‘Bu yargı konusudur. Şu anda bir soruşturma var’ şeklinde oldu. Oysa hiçbir soruşturma, hiçbir kovuşturma, görevini engelleyici olamaz. Bunu onlar da çok iyi biliyor. Böyle bir gerekçenin arkasına sığınarak, gidip orada araştırma yapmamızı ve hakikati açığa çıkarmamızı da engellemiş oluyorlar” dedi. Koçyiğit, komisyonun bu anlamıyla oldukça ideolojik, İçişleri Bakanlığı ve kolluğun yanında duran, onların uygulamalarını meşrulaştıran, onların suç kapsamına giren uygulamalarını görmezden gelen bir algıda olduğunu belirtti.

Cezaevlerine gidemiyorum

Komisyon’un hiçbir doğru yaklaşımına şahit olmadığını vurgulayan Koçyiğit, şunları ifade etti: “Ben yaklaşık bir yıldır üyesiyim. Şu ana kadar herhangi bir cezaevine gidebilmiş, orada mahpusları dinleyebilmiş değilim. Buna dair yüzlerce başvurumuz var. Tek tek olaylara, cezaevlerine, hatta mahpusların bireysel şikâyetlerine dair cezaevlerine gidilmesi gerektiğini söylediğimiz başvurularımız var. Dolayısıyla Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun bütün bunları geçiştiren, savuşturan bir komisyon olduğunu ifade edebilirim.”

Cezaevinde doğal ölüm olamaz

Hasta tutsaklar ve Türkiye’deki hapishane koşullarıyla ilgili ağır hak ihlallerinden bahsetmek gerektiğini ifade eden HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, salgın sürecinde onlarca tutsağın yaşamını yitirdiğini hatırlattı. Meclis İnsan Hakları Komisyonu’nun bu ölümlere kayıtsız kaldığını vurgulayan Koçyiğit, “Hapishanede yaşanan ölümler ve hasta mahpuslarla ilgili olarak da hiçbir başvurumuza yanıt verilmedi. Bir yıl içerisinde 44 tutsak yaşamını yitirdi. İnsanlar ‘cezaevinde kalamaz’ raporları olduğu halde cezaevlerinde tutuluyorlar. Ölümlerine göz yumuluyor. Cezaevindeki bir ölüm doğal ölüm olamaz. Bu kadar açık ve net söylüyorum. Ölüm sebebi ister kalp krizi olsun, ister Tovid-19 olsun isterse de tıbbi bir hastalık olsun. Hepsi aynı zamanda bir ihmali, yerine getirilmeyen bir sağlık hizmetini, erişilemeyen bir sağlık hakkını ifade eder” dedi.

 

Salgı gittikçe yaygınlaşıyor

“Tüm bunlara rağmen Kovid-19 salgını cezaevlerinde gittikçe yaygınlaşıyor. İnsanlara test yapmıyorlar. Hastaları karantinaya almıyorlar. Karantinaya aldıklarını da depodan bozma odalarda çoğu zaman havalandırması ve lavabosu olmayan yerlerde kötü koşullarda tutuyorlar. İnsanlara yeterli temiz su, sıcak su, besin, kaliteli gıda vermiyorlar. Tek bir sorumlu görmüyoruz. ‘Evet biz burada hata yaptık. Biz burada yanlış yaptık. Ezından tutuklular çok hızlı bir şekilde tahliyeler edilebilirdi. Onların adli kontrolle bırakılmaları sağlanabilirdi ve tutuksuz olarak yargılanmalarının önü açılabilirdi. Bu bile yüz binlerce insanın hayatını değiştirirdi. İçeride kalanlar açısından da bir rahatlama sağladı. Çünkü koğuşlar çok kalabalık.”

 

Meclis de görevini yapmıyor

“Tacizciyi, tecavüzcüyü, mafyayı, organize suç örgütü liderlerini bırakan AKP-MHP ittifakı, demokratik haklarını kullanıp eşit ve özgür bir düzende yaşamak için sistemi değiştirip dönüştürmek isteyen insanları tutuklayıp cezaevine koyuyor. HDP’li oldukları, muhalif oldukları için onları ölümle baş başa bırakıyor. Böyle bir ortamda biz İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun ve mevcut Meclis’in görevini yaptığını söyleyemeyiz. Bu sadece cezaevleriyle ilgili bir şey değil. Sokak da aynı şekilde. Hakkari’de bir genç olmak, Şırnak’ta gece yatağında yatan bir çocuk olmak öldürülmek için yetebiliyor bu hükümete göre.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.