Tek adam rejiminin işlevsizleştirdiği Meclis, milletvekillerinin hükümeti denetleme mekanizmalarını başkanlığın keyfine göre bloke ediyor. HDP’nin verdiği soru, gensoru, genel görüşme, meclis araştırması, meclis soruşturmaları, bir bir iade ediliyor.

 Meclis Başkanlığı, içerik ve esastan ziyade HDP’li vekillerin verdiği metinlerdeki ifadeleri bahane ediyor. Meclis Başkanlığı, Kürt ve Kürdistan kavramlarını kabul etmemenin yanı sıra hak ihlalleriyle ilgili olunca da ‘kaba ve yaralıyıcı’ buluyor.

HDP milletvekillerinin Meclis Başkanlığı’na sunduğu araştırma, soruşturma, gensoru ve genel görüşme veya hükümetin yanıtlamasıyla istemiyle verdiği soru önergelerinin büyük bölümü, işleme konulmadan reddediliyor.

Son iki haftadır Meclis Başkanlığının iade veya reddettikleri arasında tecridin araştırılması için verilen araştırma önergesi de Zarok TV verilen soru önergesi de var. İşte bazı örneklerin detayları:

 

Nazik Meclis yaralanıyor

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, İmralı Cezaevi’nde tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uygulanan tecrit koşullarının araştırılması ve yerinde incelemelerde bulunması talebiyle 14 Eylül’de Meclis Başkanlığı’na araştırma önergesi sundu. Ancak HDP’li vekilin sunduğu önerge, Meclis Başkanlığı tarafından kabul edilmeyerek, geri iade edildi. Gerekçe olarak ise başvuru metninde  “...çözüm değil, çatışma tercih edilmiştir.”, “...barışta değil, savaşta ısrar edileceğinin göstergesi olmuştur.”, “..mutlak tecrit koşullarını almıştır.”, “...KHK rejimiyle de hukuka aykırılığa yasal bir nitelik kazandırılmıştır.”, “tutuklu ve hükümlü haklarının tamamen çiğnendiği, insanlık dışı bir tecrit politikasının uygulandığı bu durum..”,”...bir insanlık suçu olan mutlak tecrit...” ifadelerinin yer alması gösterildi.

Bu ifadelerin “kaba ve yaralayıcı” olduğu belirtildi. Önergenin iade edilmesi, İçtüzük 67’inci maddede yer alan “Başkanlığa gelen yazı ve önergelerde kaba ve yaralayıcı sözler varsa, Başkan gereken düzeltmelerin yapılması için, o yazı veya önergeyi sahibine geri verir” hükmüne dayandırıldı. “Kaba ve yaralayıcı” bulunan ifadelerin metinden çıkarılarak içtüzüğe uygun hale getirilmesi halinde başvurunun işleme konulacağı kaydedildi.

 

‘Fail meçhul’ değil, ifadesi

Amed’in Kulp ilçesinde, 1993’te 11 köylünün zorla kaybedilmesine dair açılan Kulp Davası’nın 19 Eylül’de görülen son duruşmada “zaman aşımı” gerekçesiyle düşürülmesi üzerine Meclis Araştırma Komisyonu kurulması yönünde Meclis Başkanlığı’na sunulan önerge, içeriğinde “faili meçhul cinayet” ifadesi yer alması gerekçesiyle işleme konulmadan iade edildi.

Söz konusu önerge, HDP Ağrı Milletvekili Abdullah Koç tarafından Meclis Başkanlığı’na sunuldu. Koç’un, olaya dair araştırma komisyonu kurulması talebinde bulunduğu önergede, “Bu ülkede 40 yılı aşkın süredir Kürt sorununun çözümsüzlüğünün sonuçları yargısız infazlar, katliamlar, köy boşaltmalar ve işkence gibi sistematik uygulamalar olmuştur. Kendisine 1982 darbe Anayasası ile meşru bir zemin bulan sıkıyönetimin, 1987 yılında kaldırılmasından hemen sonra Kürtlerin yoğunluklu olarak yaşadığı kentlerde köy boşaltmaları ile büyük kent merkezlerine zorunlu göç başlamış ve faili meçhul cinayetler yaşanmaya başlanmıştır” ifadeleri yer aldı.

Koç’un bu önergesi, gerekçe kısmındaki kimi ifadeler nedeniyle işleme dahi konulmadı. Meclis Başkanı Binali Yıldırım’ın imzasıyla önergenin iade edilmesine, metindeki kimi ifadelerin “kaba ve yaralayıcı” olması gerekçe gösterildi.

 Gönderilen iade yazısında, şu ifadeler kullanıldı: “Başkanlığa gelen yazı ve önergelerde kaba ve yaralayıcı sözler varsa, Başkan gereken düzeltmelerin yapılması için o yazı veya önergeyi sahibine verir’ hükmü yer almaktadır. İlgi önergenin kısmındaki, ‘katliamı’ ifadesi; gerekçe kısmının ilk cümlesi ile gerekçe kısmındaki ‘zorunlu göç’, ‘faili meçhul cinayetler yaşanmaya başlanmıştır’, ‘gözaltında kaybetmeler, zorla göçertmeler, yargısız infazlar ve sistematik işkence’, ‘katliamı’ şeklindeki ifadeler TBMM İçtüzüğü’nün 67’inci maddesi kapsamında görülmüş olup söz konusu bölümlerin çıkarılması ve İçtüzük hükümlerine uygun hale getirilerek yeniden düzenlenmesi halinde ilgi önerge işleme alınabilecektir.”

 

Asimilasyon mu, haşa!

HDP Van Milletvekili Murat Sarısaç’ın anadilde eğitime ilişkin Meclis’e verdiği araştırma önergesi cevap verilmeden geri gönderildi. Meclis Başkanı Binali Yıldırım imzasıyla geri gönderilen araştırma önergesinde yer alan “doğal asimilasyon” ve “Türkiye’de yıllardır süregelen asimilasyon politikaları“ ifadeleri “kaba” ve “yaralayıcı” bulundu. Duruma tepki gösteren HDP’li Sarısaç, “Düzeltilmesi gereken bizim önergemiz değil, verdiği cevaptır. Asıl Meclis Başkanı’nın verdiği cevap kaba ve yaralayıcıdır. Yaralayıcı ve kaba olan devletin Kürt dilinin gelişimi için kurulan tüm merkezleri kapatması, anadili inkar etmesi, Kürtçe kreşleri bile kapatması ve uyguladığı asimilasyon politikalarıdır. Bu ülkede yaşayan halkları yaralayan en büyük şey devletin tekçi politikaları ve bu politikaların topluma doğal bir süreçmiş gibi yaşatılmasıdır” dedi.

Anadili Kürtçe olan ve yıllarca asimilasyon politikalarına maruz kalan bir milletvekilinin sorusuna verilecek cevabın bu olmadığını ifade eden Sarısaç, şunları söyledi: “Tüm dünyada eğitim bilimsel, laik ve anadilinde yapılırken, Türkiye yüzyıldır ‘tek millet’, ‘tek dil’ üzerinden farklılıkları yok ederek bir Cumhuriyet inşa etmeye çalışıyor. Bunun içindir ki bugün Türkiye bu gerçeklikten kaçtıkça, Dünya’daki eğitim sistemleri içerisindeki en dip noktaya doğru emin adımlarla sürükleniyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) açıkladığı PISA sonuçlarına göre okuma becerileri kategorisinde Türkiye 72 ülke içerisinde 50’nci sırada, Education First sonuçlarına göre ise Türkiye 72 ülke arasında 51’inci sırada yer almaktadır. Halkın çocuklarına bu durumu reva gören devlet aklı bu hazin tabloyu düzeltmek yerine Kürtlerin en temel hakkı olan anadilinde eğitim hakkını yok saymakla birlikte, sorulan sorulara bile artık gayri ciddi bir cevap vermektedir.”

Bir çocuğun kendi anadilinde eğitim almamasının asimilasyon ve inkar olduğunu vurgulayan Sarısaç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Soru önergesi verdiğimiz zaman gerçeklikten uzaklaşıp devletin suçunu mu örtelim? Devletin tekçi zihniyetini mi onaylayalım?  Ya da anadilinde eğitim talebimizi bir lütuf olarak mı isteyelim? Biz sorunun adını net bir şekilde ortaya koyuyoruz. Kürt ve diğer halkların dilleri, kültürleri asimilasyona uğramıştır diyoruz. O zaman Meclis Başkanı da ‘Türkiye’de yaşayan Kürtler başta olmak üzere kimsenin dili, kültürü asimilasyona uğramamıştır’ desin. Ortada böyle bir gerçeklik varken onların bu cevabı vereceğini sanmıyorum. Çünkü onlar da bu gerçeğin farkındadır. Devlet ‘yok’ deyince anadilinde eğitim sorunu yok mu olmuyor? Bir an önce devletin Türkiye’de yaşayan halkların çocuklarına anadilinde eğitim verecek bir adımı atmalıdır. Sadece adım değil, 100 yıldır uyguladığı politikalar için de özür dilemelidir.”

 

Zarok TV önergesi bile

HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş’ın tek Kürtçe çizgi film kanalı olan Zarok TV’ye kesilen yüksek miktardaki para cezaları nedeniyle verdiği Meclis Başkanlığı’na verdiği soru önergesi, içerisindeki ifadeler gerekçe gösterilerek iade edildi. Önergenin sorular bölümünde yer alan “Kürt halkı”, “Kürtler”, “Kürdistan tarihi” ve “Kürtçe çocuk kanalı” ifadeleri, Meclis Başkanlığı’nca iadeye gerekçe olarak gösterildi.

Beştaş, 1 Ağustos 2018 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde Zarok TV’ye ağır cezai yaptırımları sordu. Beştaş, soru önergesinde “Geçtiğimiz günlerde Kürdistan Tarihi adlı kitap yasaklanmış olup şimdi de Kürtçe çocuk kanalına ağır yaptırımlar uygulanmak suretiyle Kürtlerin geçmişlerinden ve anadillerinden koparılması mı amaçlanmaktadır. Kürt halkının anadilinden ve geçmişinden soyutlanmasına dönük hamleler yeni hükümet politikanızı mı oluşturmaktadır” sorusunu yöneltti.

Ancak Beştaş’ın soru önergesi Meclis Başkanlığı’nca bugün iade edildi. Meclis Başkanı Binali Yıldırım’ın imzasıyla gönderilen iade gerekçesinde söz konusu soruların çıkartılması durumunda önergenin işleme konulacağı ifade edildi. Yazıda, şu ifadelere yer verildi: “Soru; kısa gerekçesiz ve kişisel görüş ileri sürülmeksizin; kişilik ve özel yaşama ilişkin konuları içermeyen bir önerge ile açık ve belli konular hakkında bilgi istenmekten ibarettir. İlgi önergenin (6) ve (7) numaralı soruları mezkur İçtüzük hükümleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Söz konusu sorular çıkarıldığı veya içtüzük hükümlerine uygun olarak yeniden düzenlendiği takdirde önerge işleme konulacaktır.”

Orman yangınlarını da sorma!

HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz tarafından Dersim’deki orman yangınları ve bu yangınlara müdahalenin engellenmesini Meclis’e taşınmıştı. Canbaz, 15 Ağustos 2018’de Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından yanıtlanması istemiyle Meclis Başkanlığı’na soru önergesi vermişti. Canbaz’ın önergesi Meclis Başkanlığı tarafından iç tüzük hükümlerine uygun bulunmadığı gerekçesiyle işleme konulmadı.

Canbaz, konuya ilişkin “TBMM, TSK’nin Dersim Ormanlarını Yaktığı Gerçeğini Kabul Etmiyor” başlığı ile yazılı açıklama yaptı. Doğanın geri dönüşü olmayacak bir biçimde tahrip edildiğini belirten Dilşat, “Haziran 2018’den bugüne kadar askeri operasyonlar sonucu Dersim’de Şırnak’ta, Hakkari’de, Diyarbakır’da ve birçok bölgede binlerce hektar ormanlık alan yakılmış, orman bakanlığı ve kayyum atanan valiler yangınlara müdahale etmemiş, müdahale etmek isteyen halk ise engellenmiştir” dedi. Keyfi bir engelleme olduğunu belirten Canbaz, Türk ordusunun orman yakma gerçekliğine vurgu yaptıkları için önergenin kabul edilmediğini söyledi. Canbaz, “Emeğimize, kentlerimize, doğamıza sahip çıkmaya ve bu talanı durdurma yönündeki mücadelemize devam edeceğimizi ifade ediyoruz” dedi.

 

Sorudaki ‘sürgün’ bahane oldu

HDP Batman Milletvekili Feleknas Uca’nın DAİŞ saldırısı sonrası Midyat Kampı’na yerleştirilen Êzîdîlerin yaşadığı sorunlara dair önergesi Meclis’in ‘keyfi’ iade gerekçesine takıldı.

Uca, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle Ağustos ayında verdiği soru önergesinde Mardin’in Midyat ilçesindeki AFAD kampında yaşananlara dair ziyaret taleplerinin Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından reddedildiğini anımsatarak, hem bu engeli hem de kampta yaşanan sorunları gündeme getirdi. Soylu’nun yanıtlaması istemiyle 6 farklı soru soran Uca’nın “Êzîdîlerin, katliama uğradığı tarihte yeni bir sürgünle yüz yüze getirilmesi bilinçli midir?” sorusu, Meclis Başkanlığı’nca önergenin iadesine gerekçe olarak gösterildi.

Meclis Başkanı Binali Yıldırım’ın imzasıyla gönderilen iade gerekçesinde “Kişisel görüş ileri sürülmeksizin; kişilik ve özel yaşama ilişkin konuları içermeyen bir önerge ile açık ve belli konular hakkında bilgi istenilmekten ibarettir. İlgili önergenin (4) numaralı sorusu mezkûr İçtüzük hükümleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Söz konusu soru çıkarıldığı veya İçtüzük hükümlerine uygun olarak yeniden düzenlendiği takdirde önerge işleme alınabilecektir” denildi.

 Uca, soru önergesini verdiği dönemde Midyat’taki kampta bulunan Êzidîlerin Hatay, Kilis ve Maraş’taki kamplara götürüleceği gündeme gelmişti.

 

Gelene de AKP-MHP engeli

HDP’nin artan yoksulluğun araştırılması için Meclis’e sunduğu önerge ise, Genel Kurul’da yapılan oylamada AKP-MHP oylarıyla reddedildi.

HDP Grup Başkanvekilleri Fatma Kurtulan ve Ayhan Bilgen tarafından sunulan önergede, Türkiye ekonomisindeki kötü gidişat, yükselen enflasyon ve zamlarla birlikte başlayan hayat pahalılığının ve beraberinde getirdiği geçim sorununun önüne geçilmesi amacıyla Meclis Araştırması yapılması talep edildi.Genel Kurul’a taşınan önerge, vekillerin bu konuda söz almasının ardından oylamaya sunuldu. Önerge, AKP ve MHP’li vekillerin oylarıyla reddedildi. 

 

ANKARA

 
 

137 kişi gözaltına alındı

 

6  kentte eş zamanlı düzenlenen baskınlarda, HDP Batman İl Eşbaşkanı Nizamettin Toğuç’un da aralarında bulunduğu 49 kişi gözaltına alındı.

AKP-MHP iktidarının siyasi soykırım operasyonları sürüyor. HDP yönetici ve üyelerinin yanı sıra gazeteci ve yazarlarında aralarından bulunduğu onlarca kişi gözaltına alındı. Türk İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, 6 ilde eş zamanlı operasyon yapıldığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi: “Batman’da yapılan operasyonda aralarında HDP İl Başkanı Nizamettin Toğuç’un da bulunduğu 8, Ağrı’da 25, Ankara’da 5, Muş’ta 1, Mardin’de 1, Şanlıurfa’da 9 olmak üzere toplam 49 şahıs gözaltına alınmıştır. Böylelikle son iki günde güvenlik güçlerince PKK/KCK terör örgütüne yönelik yapılan operasyonlarda toplam 137 şahıs yakalanmıştır.”

HDP Batman Eşbaşkanı

Batman’da evlere düzenlenen baskınlarda aralarında HDP Batman İl Eşbaşkanı Nizamettin Toğuç’un da bulunduğu 8 kişi gözaltına alındı. 8 kişi, Batman Emniyet Müdürlüğüne götürülürken, gözaltı gerekçesi konusunda bilgi alınamadı. Öte yandan dosyaya gizlilik kararı konulduğu ve avukatlar görüşmesi için de görüş yasağı konulduğu belirtildi.

HDP Batman İl Örgütü, ev baskınlarında partililerin gözaltına alınmasını il binasında yapacakları açıklamayla protesto etmek istedi. Ancak, polis HDP’lilerin açıklama yapmasına izin vermeyerek saldırdı. İl binasına giren polisler, HDP İl Eşbaşkanı Berivan Helen Işık’ı gözaltına aldı. Parti binasını abluka altına alan polislerin bekleyişi sürüyordu.

Urfa’da HDP yöneticisi

 HDP Urfa İl Örgütü yöneticisi Mahmut Kılıç, Haliliye ilçesine bağlı Bağlarbaşı Mahallesi’ndeki evine sabah saatlerinde polis baskını yapıldı. Evde ve kendisine ait aracında yapılan aramanın ardından Kılıç gözaltına alındı. Evde bulunan aile üyelerine ait bilgisayar ve cep telefonlarına da polislerce el konuldu.

Yine ilçenin Karaotlak (Karamezra) Mahallesi’nde jandarmanın yaptığı ev baskınında Resul Şeker isimli bir genç gözaltına alındı. Sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle gözaltına alındığı öğrenilen genç, götürüldüğü İlçe Jandarma Komutanlığı’nda, Urfa’ya götürülmek üzere TEM Şube polislerine teslim edildi.

 

Ankara merkezli operasyon

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan operasyon kapsamında sabah saatlerinde Ankara’da birçok eve polis baskın yaptı. Aslı Bayramoğlu ve Heval Elçi adlı yurttaşların gözaltına alındığı öğrenildi.

Gezi direnişinde Kızılay’da polis tarafından vurularak katledilen Ethem Sarısülük’ün evine de polis baskını düzenlendi. Evde arama yapan polisler, Avrupa’da yaşayan Mustafa Sarısülük’ü aradıklarını söyledi.

 Yazar Temel Demirer de Ankara merkezli operasyon kapsamında evine düzenlenen polis baskınıyla gözaltına alındı. İstanbul’da gözaltına alınan Demirer, Ankara’ya getirildi.

 

Gazeteci Kaplan alınıp bırakıldı

İstanbul 1’inci Sulh Ceza Hakimliği tarafından hakkında yakalama kararı çıkarılan Yeni Yaşam gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Çağdaş Kaplan, gece gözaltına alındı. Kaplan’ın gözaltına alınma gerekçesi ise yaptığı haberleri sosyal medya hesabından paylaşmak ve Kobanê’de muhabirlik yaptığı dönemde çektiği fotoğrafını yayınlamak oldu. Kaplan’ın yaptığı haber ve fotoğraflarını sosyal medyada paylaşması “örgüt propagandası yapmak” olarak değerlendirildi. Kaplan, çıkarıldığı İstanbul Cumhuriyet Savcılığı‘nda verdiği ifadesinde yaptığı paylaşımların basın özgürlüğü çerçevesinde olduğunu ve suç teşkil etmediğini dile getirdi. Kaplan, serbest bırakıldı.

 

BATMAN