
Avrupa'da yaşayayan Kürdistanlılar, 2012 yılını Kürt sorunun çözümünü gündemde tutmak için ard arda kampanyalar düzenledi: Cenevre-Strasbourg uzun yürüyüşü, Strasbourg'ta 52. günlük açlık grevi, süresiz nöbet eylemi, Öcalan'a Özgürlük Otobüs turu ve bir yıla yayılan imza kampanyası. Bütün kampanyaların merkezinde Öcalan'ın özgürlüğü vardı.
Bu kampanyaları değerlendiren KONGRA GEL Başkanı Remzi Kartal, gelinen noktada Kürt sorununun çözümü ile Öcalan'ın özgürlüğünün iç içe geçtiğini vurguladı. Kartal, Avrupa'da bu amaçla geliştirilen eylem ve kampanyaların halk diplomasisine büyük katkı sağladığını belirtti.
Uzunu zamana yayılan ve çeşitli ayakları olan kampanyayla ilgili sorularımızı yanıtlayan KONGRA GEL Başkanı Kartal, AKP Hükümeti'nin çözüm fırsatlarını heba ettikten sonra Kürt halkının çözümün sürüncemede bırakılmasına ve Öcalan üzerindeki tecride seyirci kalamayacağını gösterdiğini hatırlattı. 2012 yılının başından itibaren Kürtlerin, yaşadığı her alanda ayağa kalktığını kaydeden Kartal, "Halkımız yaşadığı her ülkede, dağda, diasporada hamlesel bir süreç başlattı. Avrupa'daki kurumlar, gençler, kadınlar, harekete geçti. Uzun yürüyüş, açlık grevi, mitingler, toplantılar, imza kampanyası düzenlendi. Halk diplomasisiyle bir zirve yakalandı. Artık Türkiye'de kamuoyu da uluslararası kurumlar da Öcalansız barış olmayacağını kabul etmek zorunda kaldı" dedi.
"Önder Apo'nun Kürt sorununun çözümünde en etkili ve tek adres olduğu ortaya konuldu" diyen KONGRA GEL Başkanı Kartal, "Önder Apo'nun üzerindeki tecridin kalkması ile anadilde eğitim ve savunma hakkını temel alan çözümün gündemleştirilmesi için Avrupa'da yaşayan Kürtler olarak bize düşen görevler var. Talepleri gündemde tutmak ve kamuoyunun duyarlılığını artırma noktasında bütün kurumlarımız, tek tek birey olarak herkes kendi sorumluluğunu görmeli. Bu süreci geliştirme noktasında seferberlik olmalı. Kürdistan'ın dört parçasında halkımızın özgürlüğü gündemde olmalı" şeklinde konuştu.
10-15 milyon insana ulaşma
Yürütülen kampanyalarda Kürdistan'ın dört parçasındaki Kürtlerin kendisini sorumlu gördüğünü dile getiren Remzi Kartal, ancak sadece iç kamuoyuna yönelik olmasını eleştirdi. Kartal, şunları söyledi: "Ancak kampanyalarda tamamıyla içe dönük olmamalı. Ben de 'Öcalan'a Özgürlük, Kürdistan'a Statü' çerçevesindeki otobüs turuna katıldım. Otobüsün gittiği yerlerde hazırlıklar, yabancı kamuoyuna ulaşma noktasında yetersizlikler vardı. Artık halkımız ve kurumlarımız kendisini dış kamuoyuna yönelik sorumlu hissetmeli. Mesela biz 5 milyon imza toplanacak hedefiyle yola çıkmışız. Bu kadar imzayı toplamak için en az 10-15 milyon insana ulaşman gerekiyor. İmza toplamak başlı başına bir halk diplomasisidir, lobi faaliyetidir. İnsanlara gidiyorsunuz, imza almak istediğiniz kişiye Kürt sorununu, Önder Apo'nun neden tutsak olduğunu anlatıyorsunuz. Önder Apo'nun özgürlüğü ile Kürt halkının özgürlüğü arasındaki ilişkiyi anlatıyorsunuz. Kürt sorununun çözümü noktasında Önder Apo'nun stratejik rolünü açıklıyorsunuz. Uluslararası kamuoyunun Kürt sorununun çözümündeki etkisini, yine Kürt halkının devletler arasındaki ilişkiye nasıl kurban edildiğini dile getiriyorsunuz. Bunlar başlı başına kamuoyu oluşturma ve Kürt sorununun çözümü noktasında başlı başına bir halk diplomasisidir. Onun için halkımız bu çalışmayı stratejik olarak görmeli. Bu noktada eksiklikler var."
En temel çalışma olacak
Halk diplomasisinin hem ulusal birliğin oluşması hem de Kürt sorunun uluslararası gündeme gelmesi konusunda etkili olduğuna dikkat çeken Kartal, şöyle devam etti: "Kürt sorunun çözümü için yapılan kampanyalara bütün Kürtler dahil oluyor. Önder Apo için yürütülen kampanyalarda birçok siyasi parti hassas ve duyarlı. Önder Apo'nun özgürlüğü Kürt sorununun çözümü açısından Ortadoğu'yu etkileyen bir olgu. Bundan dolayı bütün parçalardaki Kürtler sokağa dökülüyor. Yine devletlerarası çıkarlara kurban edilen devletsiz bir halk olarak halk diplomasisiyle kamuoyu oluşturuyoruz. Mitinglerle, yürüyüşlerle, gecelerle, kampanyalarla yürütülen mücadeleyle dış kamuoyunu etkiliyoruz. Kürt halkının çözüm noktasındaki ısrarı, kararlılığı ve talepleri birebir dikkate alınmaktadır. İşte açlık grevleriyle büyük bir kamuoyu oluştu. Oluşturulan kamuoyuyla ülkelerin politikalarını, basın yayınlarını etkiliyoruz. Çünkü sonuçta siyasi partiler ve basın yayın organları politikalarını kamuoyunun tutumuna bağlı olarak belirlemektedir. Bugüne kadar birçok nedenden dolayı imza kampanyası çalışmalarında aksamalar oldu, ancak bundan sonra en temel çalışmamız bu olacaktır."
Kürtler seferber olmalı
Kürt halkının kampanyaya aktif olarak katılım sağlamasını isteyen Kartal, "sorun sadece '5 milyon imza toplayıp uluslararası kurumlara vereceğiz' meselesi değil. Bu imzalarla Kürt sorunu birçok uluslararası kurumun gündemine girecek. Bu kampanya Kürt halkının kaderinde bir dönüm noktası olacak. Onun için imza kampanyası bu kaderi belirleyen süreçte son derece önemli bir çalışmadır. Önder Apo'nun özgürlüğü noktasında bir ulusal birliği oluşturmak için bütün Kürtler seferber olmalı" şeklinde konuştu.
Seven ailesini takdir
KONGRA GEL Başkanı Remzi Kartal, Avrupa'da yürütülen kampanyalarda özellikle anaların ön saflarda olduğunu söyledi. Kartal, imza kampanyası çerçevesinde 10 bin imza toplayan Seven Ailesi'nin çalışmasının takdire şayan olduğunu da dile getirdi.
"Kürt halkının Önder Apo hassasiyeti biliniyor" diyen Kartal, "başta analarımız olmak üzere Kürt kadınları kampanyaların öncülüğünü yapıyor" dedi. Fransa'nın Rennes kentinde yaşayan Kürdistanlı Seven ailesi 'Öcalan'a Özgürlük, Kürdistan'a Statü' imza kampanyası çerçevesinde 10 bin imza toplamıştı. KONGRA GEL Başkanı Remzi Kartal da Seven ailesinin çalışmasını takdir etti. Kartal, "İmza kampanyası bir yıllık çalışmadır. Dünyanın heryerinde bu çalışma yürütülüyor. Şunu özellikle vurgulamak istiyorum: Geçtiğimiz günlerde gazetenizde bir haber vardı. Fransa'nın Rennes kentinde bir aile, anne-baba ve iki kızları bu kampanya başladığı günden itibaren kendi başlarına, kendilerini planlayarak tamamen kendi özgün emekleriyle 10 bin imza toplamışlar. Bu gerçekten takdir edilecek bir girişimdir. Herkesin bunu esas alması gerekiyor. Herkesin kendisini sorumlu görmesi gerekiyor. Herkesin 'ben bu kampanya çerçevesinde şu kadar imza toplayacam' hedefi koyması gerekiyor" şeklinde konuştu.
DENİZ BAŞPENİR / HABER MERKEZİ