Helin’in katili görevde, annesi adalet peşinde

15 Eylül 2022 Perşembe - 18:40

Nazmiye Şen

Nazmiye Şen

  •  12 yaşında katledilen kızı Helin için adalet mücadelesini sürdüren Nazmiye Şen, "Çocuğum Kürt olmasaydı katledilir miydi? Katil hala görevinin başında, bazen sessiz çığlıklar içindeyim. Helin’ime söz verdim; güçlü duracağım” dedi.

EYLEM AKDAĞ/MA/AMED

Her ekmek almaya gittiğinde kızı Helin’in katledildiği günü hatırlayan Nazmiye Şen, failin üniformalı olmasından dolayı cezalandırılmadığını söyledi.

Amed'in Sur ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasakları döneminde 12 Ekim 2015'te annesiyle ekmek almaya giden 12 yaşındaki Helin Hasret Şen, Kobra tipi zırhlı araçtan açılan ateşle katledildi. Cansız bedeninin bulunduğu alan yoğun bir şekilde tarandığı için cenazesi ancak bir saat sonra vurulduğu sokaktan alınabilindi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olay hakkında başlatılan soruşturmaya kısa bir süre sonra kısıtlılık kararı getirildi. Sanık polis Abdullah Ercan hakkında İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu tarafından yürütülen idari soruşturma, 28 Eylül 2017'de karara bağlandı ve 2 yıl kıdem durdurma cezası verildi. İçişleri Bakanlığı aleyhine açılan tazminat davasında ise Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi, bakanlığın yüzde 85 kusurlu olduğuna hükmederek, aileye 314 bin TL tazminat ödenmesine karar verdi.

Katil polisi aklama çabası

Şen’in ölümüyle ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, olaydan üç yılı aşkın süre sonra tamamlanıp sanık polis hakkında 12 Aralık 2018'de “olası kastla öldürme” suçundan iddianame hazırlandı. Fakat “sevk maddelerindeki hata” olduğu gerekçesiyle iade edilen iddianame, 14 Ekim 2019'a bu kez “taksirle öldürme” suçundan hazırlandı. İddianamenin gönderildiği Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesi, “olası kastla öldürme” suçu oluşturduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verdi. Kararın ardından polis Ercan, “taksirle öldürme” suçundan Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başlandı. En son 6 Eylül 2022'de görülen duruşmada, polis Ercan’ın tutuklanmasını ölçülü bulmayan mahkeme, tutuklanması yönündeki talepleri bir kez daha reddetti.

Adaletin olmadığı dönemdeyiz

Aradan geçen 7 yılda adalet mücadelesinden vazgeçmeyen anne Nazmiye Şen, bir yandan mücadelesini sürdürürken, diğer yandan da evinin dört bir tarafına astığı fotoğraflarıyla Helin’i yaşatıyor. Her ekmek aldığında o günü tekrar tekrar yaşadığını söyleyen Şen, “Dile getirmesem de her gün bunu yaşıyorum. Çocuklarına kahvaltı verebilmek için evladından olan bir anne. Küçük, 12 yaşında bir çocuktu. Bu kabullenilir bir şey mi? Vicdanı olan biri bunu kabul edebilir mi? Şu an vicdan, adalet ve insanlığın olmadığı bir dönemdeyiz ve bu dönemi biz insanlar kendimize yaşattık” ifadelerini kullandı.  

Katil üniformalı diye cezasız

Kızının katledilmesinden üç yıl sonra soruşturmanın tamamlandığını hatırlatan Şen, şunları söyledi: "Yıllarca mücadele verdik ama sürekli dosyalar kapatıldı. Biz de sürekli avukatlarla tekrar başvurduk. 4 yıla yakın fail meçhuldü ama yine de cezasızlık politikası var. Fail, bir üniforma altına gizlenmişse yargılanmıyor. Kızımı katleden polis hala görevinin başında. Dosya artık 8. yılına girecek ama hiçbir şekilde ilerleme yok. Fail, ‘Kasten öldürmek’ suçundan yargılanmıyor. Bazen sessiz çığlıklar içindeyim. Kızım için 7 yıldır mücadele veriyorum.” 

Helin’ime söz verdim

Kızı gibi yüzlerce çocuğun katledildiğini söyledi. Çocuklarını yitiren diğer annelere ise Şen, şöyle seslendi: “Evlatlarınız için sesinizi çıkartın. Çocuklarımızın gençliğini alan kişiler yargılansın. Onlar gönül meyvelerimizi aldı. Helin’ime söz verdim; güçlü duracağım. Gözyaşım akacak, senin acını iliğime kadar yaşayacağım. Öldükten sonra da o acıyı yaşamaya devam edeceğim. Ancak hiçbir zaman adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceğim. O fail yargılanana kadar vazgeçmeyeceğim. Bu 10 yıl da 20 yıl da sürebilir. Son nefesime kadar hiçbir şekilde vazgeçmeyeceğim. Hiçbir şey beni yıldırmayacak.”

Kürt olduğu için

Helin’den sonra da çok sayıda Kürt çocuğunun katledildiğini belirten Şen, “Hepimizin acısı da hikâyesi de bir. Hepsi de Kürt çocuğu. Çocuğum Kürt olmasaydı katledilir miydi? Sur’da olmasaydı katledilir miydi?” diye sordu. Kızının evde asılı olan fotoğrafına bakarken sözünü yenileyen Şen, şöyle devam etti: “Bana kalan anıları ve fotoğrafları oldu. Sesine hasret kaldım, sesini bile unutturdular bana. Sana söz verdim Helin’im; senin gibi bütün katledilen çocuklara söz verdim. Son güne kadar adalet mücadelemizden vazgeçmeyeceğim. O failler yargılanana ve en ağır cezayı alana dek vazgeçmeyeceğim.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.