Her zaman, her yerde özgürlük

Nubar OZANYAN yazdı —

  • Yerel seçim mücadelesi ve çalışmaları, özgürlük ve emek mücadelesinin bir parçasıdır. Ancak bütünü değildir. Yerel seçim süreci faşizmle hesaplaşma, onu her alanda her yerde teşhir etme zamanları olarak görülürse seçim çalışmaları amacına varır.

Topraklar, nehirler, sular, ağaçlar talan edilip nefesiz bırakılmak; emek, düşünce, inanç, hayaller zincirlenip tutsak edilmek istenmektedir. Tehdit ve baskı altında olmayan, sömürülüp metalaştırılmayan hiçbir şey bırakılmak istenmemektedir. Toplumun her kesimi büyük bir açlık ve yokluk tehdidi altındadır.

Ağır baskı ve derin sömürü koşulları altında bir yerel seçim sürecine girilmektedir. Kürt ve emek düşmanlığı üzerinden yürüyen ağır baskı koşulları özgürlüğe ait ne varsa ezip sindirmek, yok etmek istenmektedir. Direnen, karşı çıkan herkes korku ve baskıyla susturulup, sindirilmeye ve yalnızlaştırılmaya çalışılmaktadır. Süren ve yürüyen sömürü ve zulüm politikasının yerel seçim sonrası katmerleşerek daha da artacağı açıktır. İsim ve tabeladan başka bir farklılıkları olmayan düzen partilerinin tümü Kürt ve özgürlük düşmanı temelinde birleşmektedir.

Yerel seçim sürecinde DEM Parti ve dostları, Kürt ve emek düşmanlarını zorlayacak, karşılarına kitlesel desteği güçlü olan bir parti olarak çıkacaktır. Süreci ve gelişmeleri belirleyecek olan DEM Parti ve düzen partileri arasında geçecek olan mücadeledir. DEM Parti’nin açıklanan seçim beyannamesinde Türkiye koşullarında, yerel seçimi sandık, yerel yönetimi bina olarak görmeyen anlayışı ilericidir. Kadın iradesinin yerel yönetimlere taşınması da ileri bir yerde durmaktadır. Yerellerin çok kimlikli, çok dilli, çok kültürlü temelde yönetilmesi talebini tam hak eşitliğinin açık ifadesi olarak kabul etmek gerek.

Demokrasi ve özgürlüklerden yana olanlarla diktatörlükten ve ranttan yana olanlar arasındaki konumlanış ve mücadele ağır geçecektir. İşçiler, köylüler, kadınlar, gençler, aydınlar, Kürtler, Aleviler, emek ve özgürlükten yana olan vicdan ve onur sahibi herkes düzen partilerine karşı birleşmeli, DEM Parti’yi ve demokrat, yurtsever, devrimci adayları desteklemelidir. Bu hem anın hem de geleceğin ihtiyacına, özgürlüğün gelişim yasalarına ve ruhuna uygundur.    

Özgürlük ve hak alma mücadelesi ve çalışmaları sınırlı zaman dilimlerine, seçim süreçlerine sıkıştırılmadan yürütülmelidir. Yerel seçim mücadelesi ve çalışmaları özgürlük ve emek mücadelesinin bir parçasıdır. Ancak bütünü değildir. Yerel seçim süreci faşizmle karşı karşıya gelme hesaplaşma, onu her alanda her yerde teşhir etme, gücünü sınama, örgütlülüğünü güçlendirme zamanları olarak görülürse seçim çalışmaları amacına varır. Bu temelde yürütülen çalışmayla seçimlere daha fazla yüklenilmelidir. 

Kürt ve özgürlükler düşmanı AKP-MHP başta olmak üzere tüm düzen partilerinin kaybetmesi için yoğun ve ciddi çalışarak seçim süreci örgütlenmelidir. Herkes elinden gelenin en iyisini yapmalıdır. Türkiyeli emekçiler, devrimciler faşizme, ırkçılığa karşı enerji ve çabasını Kürt halkıyla birlikte ortak devrimci mücadelenin örgütlenmesine ve büyütülmesine harcamalıdır. Ellerini, ezilen tehdit ve baskı altında soykırıma uğratılmak istenen Kürt halkına ve emeğe uzatmalıdır. Türkiyeli emekçilerin ilerici ve devrimciler, hem sistemle arasına kesin ve kalın bir duvar örmelidir hem de Kürt düşmanı sosyal şoven, reformistlerle arasına net ve kesin bir çizgi çekmelidir. Ne burjuva düzen partilerine ne de sol görünümlü sosyal şoven partilere oy vermemelidir.     

Rant düzeninin temsilcilerine, kayyum zulmüne karşı mücadeleyi geliştirip, demokratik halkçı yerel yönetimlerin demokrasi mücadelesinin bir parçası olarak gelişip güçlenmesi için başta DEM Parti temsilcilerini desteklemek, onların aday göstermediği yerlerde devrimci, demokrat ve yurtsever adaylarla birlikte yürümek esas olmalıdır.

Bütün gücümüzle burjuva-feodal düzenin faşist partilerini teşhir edip geriletilmesi, kaybetmeleri için çalışarak kazanacağımız günlerin zeminini döşeyebiliriz. Bu noktada günümüz koşullarında özellikle Kürt halkının iradesinin ezen ulusun imtiyazlarını korumak ve ezilen ulus üzerindeki ulusal baskıyı sürdürmek olarak şekillenen kayyım atamalarına karşı, Kürt ulusunun iradesinin yanında durmak, bu iradeyi sahiplenmek önemlidir. Yerel seçimlerde mevzi kazanmanın nihai amaca ulaşmada bir basamak olduğu bilinciyle hareket etmek, reformlar ve demokrasi için mücadeleyi demokratik devrim mücadelesine tabi kılmak esas yönelimiz olmalıdır.

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.