İhale Zschäpe’ye kaldı
Almanya’da NSU davasında baş sanık Beate Zschäpe ömür boyu hapse çarptırıldı. Ancak 5 yıllık dava, sis perdesini aralayamadı. Katledilenlerin yakınları da “Olayın peşini bırakmayacağız“ diyerek adalet talebini dile getiriyor.
Almanya’da 2001- 2007 yılları arasında aralarında Kürtlerin de olduğu 8 Türkiyeli, 1 Yunan ve 1 Alman polisi olmak üzere toplam 10 kişiyi katleden ırkçı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) davasında dün Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi kararını verdi.
Baş Sanık Beate Zschäpe’ye ömür boyu hapis cezası verilirken, diğer 4 sanık da çeşitli cezalara çarptırıldı.
10 kişinin katledilmesi, 15 banka soygunu ve Köln kentinde 2 yerin bombalanması gibi çok ağır bir suç silsilesi, tümüyle Zschäpe ve bir kaç arkadaşına yüklenerek olayın perde arkası, sanıkların istihbarat örgütleri ve diğer karanlık odaklarla ilişkileri, tümüyle karanlığa gömüldü.
Sanıklar hangi suçlardan yargılandı, hangi cezaları aldı?
5 yıldan beri devam eden davada dün gözler Münih’teki Eyalet Yüksek Mahkemesi’ne çevrildi.
Manfred Götzl başkanlığındaki mahkeme heyeti, baş sanık Beate Zschäpe ve 4 sanık hakkındaki kararını açıkladı. Mahkeme heyeti davanın baş sanığı Beate Zschäpe’yi suçlu bularak ömür boyu hapis cezasına çarptırdı.
Ralf Wohlleben, davanın iki numaralı sanığı durumundaydı. Irkçı Nasyonal Demokrat Parti’nin (NPD) eski yöneticisi olan Ralf Wohlleben, „Cinayete yardım ve yataklık etmek“ suçlamasıyla 10 yıl hapse mahkum edildi. Baş Savcılık, Wohlleben hakkında 12 yıl hapis cezası istemişti.
Thüringin Eyaleti’nde Anayasayı Koruma Örgütü’nde önemli görevler üstlendiği belirtilen Wohlleben’in cinayetlerde kullanılan Çeska 83 silahını susturucuyla birlikte temin ederek diğer sanık Carsten Schultze’ye teslim etmekle suçlanıyor.
Sadece 2 yılla paçayı sıyırdı
Tutuklu yargılanan sanıklardan biri de Andre Eminger’di. Söz konusu kişinin NSU üyelerine en fazla yardımcı olan kişi olduğu yönünde bilgiler ortadayken sadece 2 yıl 6 ay hapis cezası aldı.
Yeraltında yaşadığı yıllarda evler onun adına kiralandı. Kendisi ve eşinin kimlik ve sağlık kartlarını, örgüt üyelerine kullandırdı.
Cinayetlerin NSU tarafından işlendiğini gösteren filmin Eminger tarafından yapıldığı ifade ediliyor.
9 Haziran 2004 tarihinde Köln’de Kürtler ve Türklerin yoğun olarak yaşadığı Mülheim semtine bağlı Keupstrasse’de bombalı saldırı meydana gelmiş, bu saldırıda bir kısmı ağır, toplam 22 kişi yaralanmıştı.
İşte Keupstrasse’deki bu saldırıda kullanılan karavan Eminger’in adına kiralanmıştı. Eminger bir süre tutuksuz olarak yargılandı.
Bunlarla yetinmedi, ırkçı gösterilerde de boy gösterdi. Duruşmalara sürekli ırkçı motifleri göstererek katıldı. Mahkeme Eminger’e 2 yıl 6 aylık cezayı ‘Terör örgütünü desteklemek’ suçundan dolayı verdi.
Sanık Holger Gerlach, ‘Terörist örgüte destek sunmaktan’ suçlu bulunarak 3 yıl hapis cezası aldı. Gerlah, NSU örgütüne bir kez silah ve yeraltına inen örgüt üyelerine sahte belge temin ettiğini kabul etmişti.
Holger Gerlach, cinayetleri işleyen ırkçı terör örgütünün önemli bir diğer destekçisi. Tutuksuz yargılanıyordu. Cinayetlerde kullanılan karavanların çoğu onun adına kiralandı. Ehliyet ve kimliklerini kullandırdı.
Dava başladığında itirafçılık programında yararlanmak için başvuruda bulundu. Ancak iki yıl sonra bu talebinden vazgeçti. Suçlarını kabul etti ve kurban ailelerinden özür diledi.
Mahkeme diğer sanık Carsten Schultze’yi de 3 yıl hapse mahkum etti. Mahkeme heyeti Schultze’yi suçu işlediği tarihte 18 yaşından küçük olması nedeniyle ‘9 cinayete yardım etmek’ suçlamasıyla 3 yıl hapse mahkum etti.
Carsten Schultze, Wohlleben’in temin ettiği silahı bir çantayı NSU üyelerine ilettiğini itiraf etti. Davanın ilk duruşmasında kurban yakınlarından özür diledi.
Irkçı görüşlerle arasında mesafe koyduğunu söyledi. Bu nedenle itirafçılık yasasından yararlanma başvurusu yaptı. Tutuksuz yargılandı. Schulzte, üç yıl ceza aldı.
2 şaibeli ölüm
Cinayet ve banka soygunlarına karışan 2 NSU üyesi Uwe Börnhart ve Uwe Mundlos ise 4 Aralık 2011’de başarısız bir banka soygununun ardından Thüringen eyaletinin Eisenach kentinde yanan bir karavan içinde ölü olarak bulunmuştu. Soruşturma yürüten ekipler Börnhart ve Mundlos’un yakalanmamak için inhitar ettiğini açıklamıştı. Ancak, söz konusu olayın, kanıtları yok etmek amacıyla tezgahlandığı da dile getiriliyor.
Mahkeme önünde protesto
Dün karar öncesi Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi binası önünde gösteri düzenlendi. Gösteri öncesinde NSU kurbanları için bir dakikalık saygı duruşunda bulunudu. Gösteride özelliklede işlenen cinayetlerde devletin payının ne olduğu sorgulandı.
‘Devlet ne kadar NSU’nun içinde?’, ‘NSU’nun tamamen aydınlatılmasını bekliyoruz’, ‘Nazi terörü ve ırkçılığa karşı birlikteyiz’ yazılı dövizler taşıyan göstericiler duruşma salonuna girebilmek için uzun kuyruklar oluşturdu.
Aileler: Peşini bırakmayacağız
Dün NSU davasında karar açıklanırken, daha bir gün önce kurban yakınları yaptıkları toplantıda yargılamaya ilişkin kuşkularını dile getirmişti.
Evrensel gazetesinden Yücel Özdemir’in haberine göre karardan bir gün önce Münih’te bir araya gelen NSU kurbanlarının aileleri, davada önemli soruların aydınlatılmadığını belirtti.
Aile bireyleri, devletin istihbarat örgütleriyle Neonazi örgütler arasındaki bağlantıyla hesaplaşma konusunda ortaya çıkan fırsatı değerlendirmediğine dikkat çekti.
EinWeltHaus’ta düzenlenen toplantıda konuşan Enver Şimşek’in oğlu Abdülkerim Şimşek, „5 yıl önce dava başladığında çok umutluyduk. Ancak bugün gelinen noktada bir çok soruya yanıt verilmedi. Almanya gibi bir ülkede dosyaların kaybedilmesini bir türlü anlayamıyoruz. Bun açıklamaktan da zorlanıyoruz“ dedi.
Şimşek ailesinin avukatı Seda Basay ise „Bu dava hukuksal olarak bitse de burada bitmeyecek. Talebimiz, istihbaratın gizli tuttuğu dosyaları derhal serbest bırakmasıdır. Baş sanık Beate Zschäpe’nin anlattıklarına kesinlikle inanmıyoruz“ dedi.
Dortmund’da öldürülen Mehmet Kubaşık’ın kızı Gamze Kubaşık ise yaptığı konuşmada, „Babamı iki kez öldürdüler. Bir Neonaziler bir de davanın aydınlığa kavuşturulmasını engelleyerek“dedi.
Kubaşık, yerelde cinayetleri işleyenlere yardım edenlerin olduğunu belirterek, „Bunlar ortaya çıkarılmadığı sürece Dortmund’da rahat dolaşmam söz konusu değil“ dedi.
9 Haziran 2004’te Köln’deki Keupstrassse’de yapılan bombalı saldırıda yaralanan Arif S. ve Kemal G. de yargıya güvenlerinin kalmadığını dile getirdi.
NSU’nun kurbanları ve cinayetlerin olduğu kentler
2000-2007 yılları arasında NSU’nun kurbanları ve katledildikleri kentler şöyle: Enver Şimşek (Nürnberg), Abdurrahim Özüdoğru (Nürnberg), Süleyman Taşköprü (Hamburg), Habil Kılıç (Münih), Mehmet Turgut (Rostock), İsmail Yaşar (Nürnberg), Theodoros Boulgarides (Münih), Mehmet Kubaşık (Dortmund) Halil Yozgat (Kassel) ve polis memuru Michele Kiesewetter (Heilbronn). HABER MERKEZİ