PERVİN YERLİKAYA / STUTTGART

Dodecapolis Baden-Württemberg Pontus Rum Derneği tarafından Pontos Rum Katliamının 100. yılı ve kadın katliamlarına dikkat çekmek amacıyla Almanya’nın Stuttgart kentinde “Süregelen Kadın Katliamları-Mezopotamya, Pontos, Küçük Asya” başlıklı bir panel düzenlendi.

Moderatörlüğünü eski Die Linke milletvekili Annette Groth ve Yunan avukat Anna Lonnidou’un yaptığı panelde, yerine kayyum atanan Cizîr Belediye Eşbaşkanı Leyla İmret, Güney Kürdistanlı gazeteci Gulala Mihyedîn, gazeteci Türkan Balaban ve Yunan araştırmacı yazar Michalis Haralampidis katıldı.

Panelin açılış konuşmasını yapan Stuttgart Yunan Başkonsolosu Eleni Lianidou, “Devam eden Mezopotamya, Pontus, Küçük Asya katliamlarında binlerce kadın katliama uğradı, tecavüz edildi. Pontos Rum katliamında özellikle kadınlar katledildi, çünkü kadınlar yaşamın kendisidir. Pontus Rum kadınları bu katliamın karşısında mücadele etti ve bu zamana kadar geldi.

Birçok kadın Mezopotamya’da, Anadolu’da yok edildi. Ermeniler katledildi. Mezopotamya’da ilk katledilenler her zaman kadın oldu. Êzîdî kadınlar katledildi. Tüm katliamların uluslararası mahkemede yargılanması gerekir” dedi. Lianidou, “Genç jenerasyon özgür bir yaşam için mücadele edecektir” ifadelerini kullandı.

100 yıl önce direnenlere borçluyuz

Gazeteci Türkan Balaban, Pontus, Rum, Ermeni, Kürt kadınlarının kaderinin ortak olduğunu belirterek, 8 Mart gündemi nedeniyle Pontus kadınlarının mücadelesine vurgu yaptı ve şunları kaydetti: “100 yıl önce yaşayan Pontos Rumlu kadınlar bugün yaşayan Pontus Rumlu kadınların cesaretinin, gücünün simgesidir. Bugün Türkiye’de neşeli, çalışkan ve cesaretli Karadeniz kadınları olarak anılıyorsak hala dilimizi konuşabiliyorsak bunu 100 yıl önce direnenlere borçluyuz. Eğer bugün Trabzon’da doğan ben, Müslümanlaştırılmış Rum kadınlar adına konuşabiliyorsam, bunu cesaretli kadınlara ve Eleni Çavuşlara borçluyuz. Her şeye rağmen bugün kadınların sesi daha güçlü çıkıyor. Bu da katliamcıların başarısız olduğunun kanıtıdır. Biz kadınlar varız ve buradayız.”

Cizre’de büyük bir katliam yapıldı

Cizîr Belediye Eşbaşkanı Leyla İmret, Cizre’de yaşanan katliamlara, Kürt kadın hareketi ve mücadelesine ilişkin geniş bir sunum gerçekleştirdi. Leyla Güven öncülüğünde başlayan açlık grevlerine dikkat çeken İmret, tecridin kırılmasının Kürt halkı üzerinde yürütülen inkar ve soykırım politikalarının sona ermesi anlamına geleceğini söyledi. İmret devamla şunları kaydetti: “En son katliamlardan biri Cizre’de yaşandı. Bütün dünyanın gözü önünde insanlar diri diri yakıldı, bu bir insanlık suçu ve savaş suçudur. Bugün tarih tekerrür ediyor, Türkiye katliamları ile yüzleşmediği sürece bu katliamları işlemeye devam edecektir. Biz bugün dünyanın bütün kadınları bir olmalıyız ve mücadele yürütmeliyiz. Özgürlüğe giden yol ancak bu şekilde olacaktır. Leyla Güven öncülüğünde başlayan açlık grevi eylemcilerinin sesi olmalıyız. Bu haklı bir taleptir.”

İlk hedef kadınlar

Güney Kürdistanlı gazeteci Gulala Mihyedîn, tüm dünyanın DAİŞ’in kadınlara yönelik vahşet ve saldırılarına sessiz kaldığını dile getirerek, “Katliamlar dünyanın gözü önünde yaşandı ancak sessiz kalındı” dedi.

Die Linke eski milletvekili Annette Groth da, bir araya gelip, haksızlıklara daha gür sesle karşı çıkılması gerektiğini belirtti.

Yunanistan’dan gelerek panele katılan araştırmacı-yazar Michalis Haralampidis, “Babaannem hem Pontos Rum katliamından hem de Kemalizm katliamından kurtuldu. Dünyadaki bütün kadınların katliamını konuşmalıyız. Öncelikli hedef hep kadındır. Bizim katliamımız 100 yıl oldu ama katliamlar hala devam ediyor. En korkuncu da kadınlara nefretle yapılan katliamlardır. Biz insanlar bir arada olup sesimizi yükseltebildiğimiz kadar yükseltmeliyiz.”

Panel sonrasında Devrim Kavalli ile Charalampos Theodoris Kürtçe, Almanca, Rumca, Grekçe parçalar seslendirdi. Kürt dil öğretmeni akademisyen Osman Koşut da kadın portreleri çizimli sergisi ile panele katıldı.

Öte yandan HDK Almanya adına konuşan Aynur Karakaya ise katliamın 100. yılında Pontus halklarıyla dayanışma içinde olduklarını belirterek, panele katılanları 11-12-13 Mart tarihlerinde Stuttgart’ta tecrite karşı yapılacak çadır eylemine ve 8 Mart eylemlerine davet etti.