"Pomashku Alfabe", Latin harfleri temel alınarak hazırlanmış ve 29 harften oluşuyor. Tek harfte bir takım Pomakça seslerin ifade edilememesinden kaynaklı "ts=İnceltilmiş Ç sesini çıkartır", "tz = Türkçedeki C harfini ifade ediyor’’ gibi kendine özgü ifadeler alfabeye girmiş.


Pomaklar birbirini anlamada zorlanıyor

Pomak Enstitüsü Başkanı İbrahim Kenar, Bulgaristan, Yunanistan, Türkiye, Makedonya, Arnavutluk ve Kosova’da yaşayan Pomak halkının kendi alfabesi olmadığı için yaşadıkları ülkelerin alfabelerini kullanmalarından ötürü değişik ülkelerde yaşayan Pomakların birbirlerini anlamalarının zorlaştığını söyledi. Pomakçanın yazı dili olmasını ve gelişmesini sağlamak için 2011 yılında kurdukları Pomak Enstitüsü’nün önüne ilk görev olarak bir Pomak alfabesi hazırlama görevini koyduğunu ifade etti. Kenar, Pomak dil bilimcisi olmadığı için Pomakçayı anadili olarak konuşan kişilerle ilişki kurduklarını, yıllar süren çalışma ve tartışmaların sonucu olarak "Pomashku Alfabe" adını verdikleri kitabı hazırladıklarını söyledi.

Yok olmakla karşı karşıya

Alfabenin esas olarak Türkiye’de yaşayan Pomaklara yönelik olduğunu belirten Kenar, en büyük Pomak nüfusunun en fazla yaşadığı yer olmasına rağmen Pomakçanın en fazla yok olmak üzere olduğu ülkenin de Türkiye olduğunu söyledi. Türkiye’de kendini Pomak olarak tanımlayan 2 milyonu aşkın insan olmasına rağmen bunların büyük çoğunluğunun Pomak kimliğinin kimlik olarak ayırdına varamamış  olmalarına dikkat çekti.
Pomakların etnik olarak Slav ulusu içerisinde yer alan bir halk gurubu olduğunu vurgulayan Kenar, Pomakçanın Bulgarca, Makedonca ve Sırpçaya benzemesine rağmen farklı bir dil olduğunu belirtti. Pomakların tarih boyunca asimilasyona karşı çıktıklarını, 10. yüzyılda kendilerini Bulgarlaştırmaya çalışanlara karşı direnerek Slavik özlerini koruduklarını, Hıristiyanlık içerisinde bir kol sayılan ve Manizmin Balkan uyarlaması olduğu söylenen Bogomilizm inancıyla isyan edip halklaşma sürecini başlattıklarını dile getirdi.
Kenar, günümüzde Türkiye de Pomakçanın unutulma ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu hatırlatıyor ve bu nedenle de hazırladıkları alfabenin Pomak dili ve edebiyatının gelişmesine katkıda bulunacağını ifade ediyor.



MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM