Londra’da başlayan olaylar ülkenin geneline yayıldı. Hükümet, ekonomik krizin faturasını ödetmeye çalıştığı gençlerin adalet istemini anlamamakta direnerek polisiye önlemler almaya çalışıyor. Irkçılar ise, polisin yetersizliğini öne sürüp durumdan vazife çıkardı.
İngiltere’nin başkenti Londra’da polisin şiddetiyle başlayan gösteriler diğer büyük kentlere sıçradı. Manc Londra yönetimi, olayların önüne geçmek için şiddete başvuracaklarını açıklarken, önceki gece Manchester, Brimingham, West Bromwich, Wolverhampton, Gloucester, Nottingham, Liverpool, Leicester, Bristol, Leeds, Salford şehirlerinde yağmalama ve yakma olayları gerçekleşti. Polis ablukasında olan Londra ise, önceki günlere oranla sessiz bir gece geçirdi. Buna rağmen, Tottenham’da bir çöp deposunda patlama, Ealing’de bir restoranda yağmalama ve Canning Town’da bir grup ile polis arasında çatışmalar yaşandı. Londra’daki olaylarda bir kişi yakılan ateşi söndürmeye çalışırken ağır yaralandı.

Nezarethanelerde yer kalmadı
West Bromwich ve Wolverhampton’da araçlar yakıldı, mağazalar yağmalandı. Liverpool kentinin Toxteth semtinde polis 47 kişiyi tutukladığını açıkladı. Benzer olayların daha düşük düzeylerde de olsa, ülkenin merkezindeki Birmingham ve Leicester ile Milton Keynes ve Gloucester kentlerinde de yaşandığı bildirildi.
Bu arada, Batı Midlands polisi Birmingham’daki Dudley Caddesi üzerinde bir aracın 3 kişiye çarptığını ve bunlardan ikisinin olay yerinde, üçüncü kişinin ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiğini açıkladı. Ölen kişilerin komşularını olaylardan korumaya çalışanlar olduğu ve bu yüzden göstericiler tarafından bilinçli olarak öldürülmüş olabileceği öne sürülüyor.
Londra’da başlayıp ülkenin bir çok kentine yayılan olaylarda, son verilere göre 105 polis yaralanırken, ülke genelinde 1300’ten fazla kişi gözaltına alındı. Londra’daki bütün nezarethanelerin dolduğu açıklandı.
Gözaltına alınanlardan 105’i hakkında kriminal suçlardan dava açılırken, aralarında 18 yaşında iki gencin de bulunduğu çok sayıda kişi tutuklandı.

Ekonomik kriz tetikledi
İngiltere’de Cumartesi günü başlayıp dört gün içerisinde ülke geneline yayılan olaylar İngiliz yönetimini şok etmiş durumda. Sokağa çıkan gençlerin kim olduğu konusunda herhangi bir açıklama yapmayan yönetim, göstericileri tehdit ediyor.
Göstericileri “bunlar daha önce hiç karşılaşmadığımız gruplar” olarak tanımlayan İngiliz polisi, “bu kişilerin protesto edecekleri hiçbir neden yok. Bu olaylarla yol açan nedenler arasında hiçbir haksızlık örneği yok. Bu olanlar, sırf suç işlemek için yapılan eylemlerden başka bir şey değil” iddasında bulunuyor.
İngiliz Başbakanı David Cameron ise, “Bu en basit deyimiyle suç işlemektir; bununla yüzleşip yenmek zorundayız” dedi.
Oysaki İngiliz aydınlarına göre, ayaklanmanın altında yaşanan ekonomik krizi var. İngiliz hükümeti krizin faturasını halka çıkarmıştı. Hükümet büyük bütçe açıklarını kapatabilmek için kamu harcamalarını kısma ve vergileri artırma yoluna gitmişti. İngilizler, bu gelişmelerin kent merkezlerindeki gençlerin yaşadıkları zorlukları daha da ağırlaştırdığını belirtiliyorlar.
İngiltere’deki halk da aydınlara destek veren açıklamalarda bulunuyor. Guardian gazetesine konuşan Hackney semtinin bir sakini, olaylara karışan gençlerin durumuna dikkat çekerek, “yapabilecekleri hiçbir şey yok. Üniversite harçları arttı. Eğitim paralı. İş yok. Bunların hepsi bu çocuklar için bir mesaj’’ dedi.
Siyahi bir genç kadın da gençlerin seslerini duyurabilmek için tek yolun sokaklara çıkmak olduğunu söyledi. Başbakan Cameron’un gençler için tehdit etmesine ilişkin olarak da ‘’Başbakan Cameron ne dediğini bilmiyor. Kendisi tatile çıkabiliyor, şanslı. Bu çocuklar tatile gidemiyor’’ dedi.

Polis ile ırkçılar el ele
Ancak İngiliz yönetiminin açıklamaları ırkçıları cesaretlendiriyor. Yüzlerce kişiyi gözaltına alan polisin yetersiz kaldığını ileri süren ırkçı İngiltere Savunma Ligi adlı örgütün lideri Lennon, Associated Press ajansına yaptığı açıklamada, örgütün bin kadar üyesinin, örgütün merkezi olan Luton’da ve Manchester dahil olmak üzere kargaşanın yaşandığı diğer bölgelerde sokaklara çıktıklarını duyurdu. Stephen Lennon, “Ayaklanmaları durduracağız, polis bununla baş edemiyor” dedi. Lennon’nun bu açıklamasının ardından Londra’nın Eltham semtinde bir grup ırkçı polis destekli olarak sokaklarda ‘adalet isteyen’ gençlere saldırdı.
İngiltere’deki halk ise, hem ırkçılardan hem de yağma yapan grupların saldırılarını püskürtmek için dükkanları önünde nöbet bekliyor.

Polisin şiddeti doğrulandı
Öte yandan, Londra’da Cumartesi gecesi başlayan olayları tetikleyen 29 yaşındaki Mark Duggan’ın ölümü hakkında ilk resmi açıklama yapıldı. Bağımsız Polis Şikayetleri Komisyonu, polis kurşunuyla hayatını kaybeden dört çocuk babası Duggan’ın polise karşı ateş açtığı yönünde herhangi bir kanıta ulaşılmadığını belirtti. Açıklamada balistik incelemeler sonucu Duggan’a ait olduğu ileri sürülen, olay yerinde bulunan silahın ateş almadığının anlaşıldığı söylendi.

Cumartesi günü protesto gösterilerinin başlaması üzerine, emniyet yetkilileri tarafından yapılan açıklamada Duggan’ın polise ateş açması sonrası vurulduğu söylenmişti.

LONDRA