İran suikastlerle sarsılıyor

Dünya Haberleri —

İsmail Hatib ve Ali Laricani

İsmail Hatib ve Ali Laricani

  • İran rejiminin Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani'nin öldürülmesi, Netanyahu’nun müttefiki Trump’a mesajı olarak yorumlanıyor. Ayrıca İsrail, rejimin İstihbarat Bakanı İsmail Hatib'in de öldürüldüğünü iddia etti.

İran rejimi,  Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani ve Besic güçleri komutanı Gulam Rıza Süleymani’nin İsrail tarafından öldürüldüğünü doğruladı. İran Ordusu Genel Komutanı Emir Hatemi’nin, “misilleme” açıklaması yaptıktan çok kısa bir süre sonra, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatib'in de Tahran’da öldürüldüğünü iddia etti. İsmail Hatib, 2021 yılında, helikopter kazasında ölen Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi tarafından İran İstihbarat Bakanı olarak atanmıştı. Hatib'in, 1979 İslam Devrimi'nden kısa bir süre sonra, 1980 yılında İslam Devrim Muhafızları Ordusu'na (IRGC) katıldığı bildiriliyor.

Hatemi, Laricani için, "Doğru zaman ve yerde, haydut ABD ve kana susamış siyonist rejime karşı kararlı, caydırıcı ve pişman edici bir misilleme yapacağız" demişti. Ali Hamaney’in “rejimin hayatta kalması için güvendiği birkaç kişiden biri“ olduğu belirtilen Laricani’nin öldürülmesi, rejimin savaş ve diplomasi mimarisinde kritik bir boşluk yarattı.

Savaşın seyri değişir mi?

Uzmanlara göre Laricani, savaşın askeri boyutundan diplomatik zeminine kadar uzanan geniş bir alanda denge kurabilen nadir aktörlerden biriydi. Öldürülmesi savaşın gidişatından çok, savaşın nasıl yönetileceğini değiştirebilir. CNN’e konuşan İran uzmanı Hamidreza Azizi’nin ifadesiyle Laricani, “sistemin merkezinde onlarca yıl geçirmiş gerçek bir içeriden aktördü” ve “farklı güç odakları arasında köprü kurabilme” kapasitesine sahipti. Bu özellik, Laricani’yi yalnızca güçlü değil, aynı zamanda “yerine konulması zor” bir figür haline getiriyordu.

Laricani, yalnızca askeri planlamada değil, İran’ın dış dünyaya verdiği mesajların şekillenmesinde de belirleyici bir rol oynuyordu. Bir yandan ABD ve İsrail’e karşı sert sözler söyleyip bir yandan müzakere kanallarını açık bırakıyordu. Bu denge kaybının, özellikle olası bir ateşkes ya da diplomatik çözüm ihtimalini zayıflatabileceği değerlendiriliyor.

Üç krizi yönetiyordu

Laricani ayrıca üç büyük krizin yönetiminde rol sahibiydi. Birincisi, savaşın kendisiydi. Mevcut savaşı bölgeye yayma ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılması gibi hamleleri savundu. İkincisi ülke içerisindeki halk gösterilerini bastırdı ve üçüncüsü ise İran'ın nükleer programı ve ABD'yle dolaylı müzakerelerin yürütülmesiydi. Hamaney’den sonra rejimin en yetkin ikinci ismi Laricani’nin öldürülmesi, ayrıca bölgede diplomasi kapılarını kapatırken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun müttefiki Trump’a mesajı olarak yorumlanıyor.

Gözler Said Celili’de

Laricani’nin yerine geçecek kişinin savaşı ne kadar yöneteceği belirsizken, Tahran’da gözler hızla yeni güç odaklarına çevrildi. Said Celili en çok öne çıkan isim. Celili, rejimin eski baş nükleer müzakerecilerinden biri olarak özellikle Batı ile yürütülen görüşmelerdeki katı tutumuyla biliniyor. 2007-2013 yılları arasındaki müzakereleri de yürütüyordu.

İran-Irak savaşında bir bacağını kaybettiği için “yaşayan şehit” olarak anılan Celili, ayrıca sembolik bir figür olarak da öne çıkıyor. Öte yandan, 2015 nükleer anlaşmasına açık şekilde karşı çıkan ve bu süreci “taviz” olarak gören Celili, İran’ın Batı ile uzlaşma zeminine mesafeli yaklaşan isimlerin başında geliyor. 

Rejimin misilleme saldırıları

ABD-İsrail ve İran arasındaki karşılıklı saldırılar savaşın 20’inci gününde de sürerken, Tahran rejimi “misilleme” olarak Tel Aviv, Bağdat ve birçok Körfez ülkesini bombaladı. Rejim, Tel Aviv ile güneyde Dimona Nükleer Santrali ve Nevatim Hava Üssü gibi önemli tesislerin bulunduğu bölgenin yanı sıra, BAE, Bahreyn ve Kuveyt, ülkelerine İHA saldırıları düzenlendiğini açıkladı. Suudi Arabistan'daki Prens Sultan ABD üssünde patlama gerçekleşti. Hewlêr ile Bağdat'ta yine ABD üs ve diplomatik misyonları hedef alındı. HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.