• Hartz 4’ü geride bırakma iddiasıyla gelen Bürgergeld, üç buçuk yıl sonra yerini ‘Grundsicherung’ ile daha sert kesintilere ve daha geniş bir denetim düzenine bıraktı.

 

ROJHAT AZADÎ/BERLİN

Almanya’da, Hartz 4’ü geride bırakma iddiasıyla 2023’te yürürlüğe giren Bürgergeld, üç buçuk yıl sonra yerini “İş Arayanlar İçin Temel Güvence”ye bıraktı. 1 Temmuz 2026’dan beri ödenen yardımın adı “Grundsicherungsgeld”.

Federal hükümet bunu, dayanışma ile kişisel sorumluluk arasında yeni bir denge olarak sunuyor. Yasanın somut yönü ise başka: Yardıma ulaşmak zorlaştı, Jobcenter’ın denetim gücü arttı, geçim desteğinin kesilebileceği alan genişledi.

Bürgergeld’in temel vaadi, işsizleri önlerine çıkan ilk işe göndermek yerine eğitim ve kalıcı istihdamı öne çıkarmaktı. Yeni düzen bu yönü tersine çevirerek işe yerleştirme önceliğini geri getirdi. Meslek eğitim ve nitelik kazandıran destekler tamamen kaldırılmadı, fakat Jobcenter kişinin hemen çalışabileceğine karar verirse uzun vadeli eğitim ikinci plana düşebiliyor. Bu yaklaşım, işsizliği ücretlerin düşüklüğü, bakım yükü, hastalık veya tanınmayan diplomalar gibi nedenlerden koparıp bireyin yeterince çaba göstermediği fikrine yaklaştırıyor. Sorun iş piyasasında değilmiş gibi davranılıyor; baskı doğrudan yardım alan kişiye yöneliyor.

Kesinti daha kolay, koruma daha dar

En ağır değişiklik yaptırımlarda. Bürgergeld döneminde ilk yükümlülük ihlali yüzde 10 kesintiyle başlıyor, tekrarında oran yükseliyordu. Artık tek bir ihlalde temel ödeme üç ay boyunca yüzde 30 azaltılabiliyor. Sunulan uygun bir işi bilerek reddeden kişinin geçim için aldığı tutar iki aya kadar tamamen kesilebiliyor. Art arda üç Jobcenter randevusuna mazeretsiz gitmeyen biri “ulaşılamaz” sayılabiliyor; önce temel ödeme durduruluyor, temas kurulmazsa kira dahil bütün yardım hakkı sona erebiliyor. Tek yaşayanlar için aylık tutar ise 563 euroda kaldı. Reform parayı artırmadı, kesintiyi kolaylaştırdı.

Kira farkı gıda ve elektrikten karşılansın!

Mal varlığı ve konut kuralları da sıkılaştırıldı. Bürgergeld’de ilk yıl geçerli olan mal varlığı koruması kaldırıldı; yerine yaşa göre 5 bin ile 20 bin euro arasında değişen sınırlar getirildi. Böylece işini kaybeden biri sosyal yardım almadan önce birikiminin daha büyük bölümünü tüketmek zorunda kalacak. Konut için bir yıllık koruma süresi kâğıt üzerinde devam ediyor, fakat kira yerel sınırın yüzde 150’sini aşarsa Jobcenter daha ilk yıldan ödeme sınırı koyabiliyor. İşgücü Piyasası ve Meslek Araştırmaları Enstitüsü’nün (IAB’nin hesaplamasına göre sisteme yeni giren hanelerin yaklaşık üçte birinin konut gideri başlangıçta yerel sınırın üzerinde. Ucuz konutun bulunmadığı kentlerde bu kural taşınmayı değil, kira farkının gıda ve elektrik parasından karşılanmasını dayatıyor.

Koruma ağı en zayıf yerden çekiliyor

Sivil toplum kuruluşlarının itirazı yalnızca kesinti oranlarına değil, reformun dayandığı insan anlayışına yöneliyor. Caritas, Diakonie, Paritätischer, AWO, VdK ve DGB’ye göre sistem, halihazırda yoksulluk, hastalık, evsizlik, bağımlılık, dil sorunu veya ağır aile yükleri nedeniyle toplumun kenarına itilmiş kişileri daha da dışarı itme riski taşıyor. Randevuya gidememeyi ya da bir yükümlülüğü yerine getirememeyi yalnızca isteksizlik olarak görmek, insanların içinde bulunduğu krizi görünmez kılıyor. Yardımın kesilmesi bu kişileri işe yaklaştırmıyor; borç, sağlık sorunları ve konut kaybı riskini büyütüyor. Kuruluşlar özellikle “ulaşılamazlık” gerekçesiyle temel geçimin ve daha sonra kiranın tamamen kesilebilmesini, insan onuruna bağlı asgari yaşam hakkı açısından tehlikeli buluyor. Eleştirilerinin ortak noktası açık: Korunmaya en çok ihtiyaç duyan insanlar daha az korunur hâle geliyor.

Kreş yeri bulunmazsa ne olacak?

Reform, bakım emeğini de daha sert bir takvime bağladı. Çocuğuna bakan ebeveynden çalışma veya bir programa katılmasının beklenebileceği sınır, genel olarak çocuğun üç yaşından bir yaşına çekildi. Kreş yeri bulunup bulunmadığı, çocuğun sağlık durumu ve ailede bakımın nasıl paylaşıldığı uygulamada belirleyici olacak. Sosyal kuruluşlar, bu düzenlemenin özellikle tek ebeveynleri ve kadınları baskı altına alacağını, yetersiz bakım altyapısının faturasının ailelere çıkarılacağını belirtiyor.

2027 ve 2029: Geciken destek

Yasanın bazı bölümleri daha sonra yürürlüğe girecek. 1 Ağustos 2027’den itibaren ulaşılması zor gençlere yönelik kapsamlı danışmanlık ve destek güçlendirilecek; iş ajansları, Jobcenter’lar, gençlik daireleri ve okullar arasındaki işbirliği daha düzenli bir yapıya kavuşturulacak. Bu bölüm, reformun yaptırım ağırlıklı ana çizgisinden farklı olarak destekleyici bir yön taşıyor.

1 Ocak 2029’da ise yabancı meslek diplomasına sahip kişiler için tanıma ve tamamlama eğitimi danışmanlığı Federal İş Ajansı’nın kalıcı görevlerinden biri olacak. Jobcenter’lar başvuru sahiplerini bu hizmete yönlendirebilecek. Ancak düzenlemenin sıralaması, siyasi önceliği gösteriyor: Kesintiler 2026’da başladı, daha kapsamlı gençlik desteği 2027’ye, diploma danışmanlığı ise 2029’a bırakıldı.

Bürgergeld’in adı tabelalardan yavaş yavaş silinecek. Geriye kalan şey yalnızca yeni bir kavram değil. Sosyal devlet, yoksulluğu azaltmak yerine yoksulun davranışını denetlemeye daha fazla kaynak ayırıyor. Yardım alan kişi artık yalnızca geçimini kanıtlamak zorunda değil; sisteme sürekli olarak erişilebilir, uyumlu ve hazır olduğunu da göstermek zorunda. Aksi hâlde koruma ağı, tam da düşüldüğü anda geri çekilebiliyor.

Kaynaklar: Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı(BMAS), Federal İş Ajansı, Federal Meclis belgeleri, IAB; Caritas, Diakonie, Paritätischer, AWO, VdK ve DGB’nin 2025–2026 tarihli açıklama ve görüşleri.