- İranlılar, çatışma nedeniyle önemli ölçüde mal sıkıntısı bildirmese de fiyatlar yükselmeye devam ettikçe marketlerdeki malları alabilenlerin sayısı azalıyor. Birçok gıda maddesinin fiyatı son 12 ayda ikiye veya üçe katlandı.
Tüm siyasi eğilimlerden İranlılar için hayat giderek pahalılaşıyor; bazen yıkıcı boyutlara ulaşıyor. Savaş öncesinde enflasyon zaten yüksek çift haneli rakamlardaydı; devam eden çatışma ise durumu daha da kötüleştirdi. Uluslararası Para Fonu (IMF), 2026 için yüzde 68,9 enflasyon öngörüyor. Bu, 1979'dan beri kaydedilen en yüksek oran. Birçok gıda maddesinin fiyatı son 12 ayda ikiye veya üçe katlandı.
İranlılar, çatışma nedeniyle önemli ölçüde mal sıkıntısı bildirmese de fiyatlar yükselmeye devam ettikçe marketlerdeki malları alabilenlerin sayısı azalıyor. Dünya Gıda Programı (WFP), İran savaşı sonrası durumuna ilişkin 21 Mayıs’ta yayımladığı son raporunda “Ana sorun artık arz değil, hızla eriyen satın alma gücü” dedi. Enflasyon ve kötüleşen yaşam koşulları, İran’da uzun zamandır büyük protestolara yol açıyor; en sonuncusu Aralık sonunda patlak verdi. Dolar karşısında parasının değerindeki keskin düşüş nedeniyle esnafın başlattığı gösteriler, on yılların en büyük protesto hareketine dönüştü. Bu durum, devlet güçlerinin ölümcül saldırılarına yol açtı. İnsan hakları örgütlerine göre; en az 7 bin kişi hayatını kaybetti, can kaybının çok daha yüksek olduğu da söyleniyor.
The National'den Lizzie Porter'ın haberine göre; Amir, Tahran’ın kuzeyinde Fransız usulü pastane ürünleri ve Alfredo soslu makarna sunan, canlı müzik performanslarının da yapıldığı şık Sempozyum Restoran’a gitmekten keyif alırdı, ancak bu yılın başından beri maliyetler o kadar arttı ki artık böyle dışarı çıkmalara gücü yetmiyor. Sempozyum'da 5 ay önce bir kahve 115 bin tümen (0,67 dolar) iken şimdi 180 bin tümen (1,03 dolar) oldu; yani yüzde 56’lık bir artış. Fiyatlar, Batı veya bölgesel maaşlarla kıyaslandığında düşük görünebilir, ancak İran’da nüfusun büyük kısmı ayda birkaç yüz dolarla geçindiği için bu, uzun süredir devam eden geçim krizine yeni bir darbe anlamına geliyor. “Bütçemizi sadece yiyecek, benzin ve ilaca sınırladık” diyor Tahran sakini Amir ve “İnsanlarda bir hayal kırıklığı, geleceğe dair umutsuzluk hissi var” diye ekliyor. Amir gibi orta sınıf kesim daha da fakirleşirken, zaten dezavantajlı olanlar daha derin yoksulluğa sürükleniyor ve gıda harcamalarını kısıyor. Amir, “Belirli kalemlere yapılan harcamalar tamamen silindi. Eskiden iş gereçleri, dizüstü bilgisayar ve harici disk gibi şeylerdi; şimdi ise temel gıda maddelerine geldik” diye konuşuyor.
Dünya, Tahran ile Washington arasındaki savaşın sona erdirilmesi görüşmelerindeki yavaş ilerlemeyi izlerken, İranlılar bütçelerine odaklanmış durumda. Yüksek enflasyona ek olarak savaşın başlamasından beri yaşanan kitlesel iş kayıpları ve devletin uyguladığı internet karartması da online işletmelerin gelirlerini yok etti. İnternet hizmetleri bu hafta geri döndü, ancak bazı şirketler onarılamaz hasar aldıklarını belirtiyor. Güney İran’daki bir şehirde yaşayan Kaveh, hâlâ dışarı çıkmaya yetecek harcanabilir geliri olan bir kesim bulunduğunu, ancak savaş başladığından beri birçok kişinin kısıtlamaya gittiğini söylüyor.
Market masrafları artınca
Kaveh, market alışverişini de kısmaya çalışıyor. “Market arabasına daha az şey koyuyorum” diyor. Ekonomi gazetesi Donyaye Eghtesad’ın haberine göre; dört kişilik bir ailenin aylık gıda masrafı asgari ücretlinin maaşının yüzde 66’sını yutuyor; bu oran geçen yıl, yüzde 48’di. Evli ve iki çocuklu bir işçinin asgari aylık geliri yaklaşık 26 milyon tümen (150 dolar) seviyesinde (16,6 milyon tümen asgari ücret + çeşitli ek ödemeler). Donyaye Eghtesad, İran İstatistik Merkezi verilerine dayanarak, 21 Mart - 20 Nisan 2026'daki enflasyonun geçen yılın aynı dönemine göre “önemli ölçüde” arttığını bildirdi. “Bazı gıda maddelerinin fiyatı üçe katlandı” denilenler arasında ayçiçek yağı ve pirinç gibi temel ürünler de var.
WFP’nin fiyat endeksi, gıda maliyetlerinde yıllık bazda devasa artışlar gösteriyor: Kırmızı etin kilogram fiyatı, Mayıs 2025’teki 740 bin tümen seviyesinden bu aya 2 milyon tümene çıkarak yüzde 270 arttı. Yumurta ve pirinç fiyatları üç katına çıktı.
The National, 21 Mayıs’ta Tahran adresine teslimatlı Okala online market üzerinden pirinç, ayçiçek yağı, kıyma, yoğurt ve domates gibi 10 temel ürünü bağımsız olarak kontrol etti. Dört kişilik bir aileyi bir haftadan kısa süre besleyecek bu sepetin toplam tutarı 3 milyon 939 bin 850 tümen oldu. Online teslimat hizmeti genellikle konfor primi uygular, ancak iki İranlı, fiyatların beklenen aralıkta olduğunu söyledi. 1,35 litrelik bir şişe ayçiçek yağı 694 bin 500 tümen (yaklaşık 3,88 dolar) tutuyor. İran hükümeti, Ocak'ta birçok İran yemeğinin ana malzemesi olan ayçiçek yağına döviz sübvansiyonunu kaldırdı ve bunun yerine her İran vatandaşı için temel gıda maddeleri almak üzere aylık 1 milyon tümenlik “kala barg” (mal kartı) sistemi başlattı, ancak bu yardım aylık sadece 5,75 dolar değerinde ve iki kilo pirinç almaya bile yetmiyor. BM, Mart sonundaki raporunda bu yardımın “yükselen maliyetleri telafi etmek için yetersiz” olabileceğini belirtti.
Özellikle sabit gelirli ve yabancı para birimine erişimi olmayan İranlılar, fiyat artışlarını derinden hissediyor. Protein kaynakları özellikle aşırı pahalı hale geldi. Orta İran’daki bir şehirde yaşayan Farhad, “Kırmızı et birçok ailenin sofrasından silindi” diyor. Okala’da 500 gram dana kıyma paketi 1 milyon 366 bin 500 tümen (yaklaşık 7,40 dolar). Karşılaştırma için, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Carrefour’da Pakistan menşeli aynı ürün Dh21 (yaklaşık 5,70 dolar). Eti alamayanlar, et suyu ve çorba yapmak için hayvan kemiği kullanıyor. Tahran’da yaşayan bir iş insanı, “Onu yemek pişirmek için kullanıyorlar” diyor.
Diğer alışkanlıklar da değişti
Başkentte bazıları, fiyatların genellikle daha düşük olduğu güney Tahran’a gidiyor. Bazıları taksitli alışveriş yapıyor, birçok kişi ise daha az yiyor ve daha az alıyor. İş insanı, “Diğer yiyecekler pahalılaştığı için insanlar daha fazla ekmek tüketiyor” diye ekliyor.
Devlete yakın medya, fiyatı düşen malları haberleştiriyor. Devrim Muhafızları’na yakın Fars Haber Ajansı, Pazartesi günü Tahran’daki bir tavuk satıcısına atıfla “Son günlerde fiyatlar her gün yaklaşık 10 bin tümen düştü” diye yazdı. Her birkaç sent düşen mala karşılık, diğerleri daha hızlı artıyor. Aynı gün İran Süt Endüstrisi Derneği, çiğ süt maliyetindeki yüzde 30’luk artış sonrası süt ürünleri fiyatlarına zam yapıldığını duyurdu. Reformist harekete yakın Şarq gazetesi, “Süt ürünleri fiyatları son bir yılda yaklaşık yüzde 90 arttı” diye yazdı.
Enflasyon neden yükseliyor?
İranlılar, uzun zamandır yüksek enflasyonla mücadele ediyor. Bunun nedeni, yabancı para erişimini sınırlayan ve ithalat maliyetini yükselten uluslararası yaptırımlar, kronik bütçe açıkları ve ekonomiye güvenin düşük olması. ABD ve İsrail’le savaş bu faktörleri daha da kötüleştirdi. Ayrıca İran’ın çelik ve plastik üretim sektörlerindeki fiziksel hasar, bu malzemelerin arzını kısıtlayarak ekonomide enflasyonist bir çarpan etkisi yarattı. Dünya Çelik Derneği’ne göre; İran, 2024’te 31,4 milyon ton üretimle dünyanın 10. en büyük çelik üreticisiydi. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Nisan'da İran’ın çelik üretim kapasitesinin yüzde 70’inin ortadan kaldırıldığını iddia etmiş, petrokimya tesislerine de saldırılar düzenlendiğini doğrulamıştı. Bu hasar, İran halkı için diğer malların fiyatlarının da yükselmesine yol açtı. Petrokimya tesislerine yönelik saldırılar, her şey plastiğe paketlendiği için gıda gibi hızlı tüketim mallarının fiyat artışlarıyla da bağlantılı.
ABD ablukasının etkisi
ABD, savaşın sona erdirilmesi görüşmelerinin başarısız olması ve İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki trafiği kısıtlamasına karşılık Nisan başında İran’ın güney limanlarına abluka uyguladı. İran, Pakistan ve Türkiye gibi komşularıyla kara sınırları üzerinden hâlâ ticaret yapabildiği için ABD ablukası ekonomisini tamamen kuşatamadı. Pakistan, Orta Asya ticaretini kolaylaştırmak amacıyla İran’la kara ticaretini rahatlattı. Türkiye ile İran arasında üç açık ve aktif sınır var. Türk verilerine göre; 2026’nın ilk dört ayında İran’a ihracat, önceki yılın aynı dönemine kıyasla 944 milyon dolardan 803 milyon dolara geriledi. Bu, güney limanlarındaki kapanışların ticaret ilişkisiyle telafi edilemediğini gösteriyor.
ABD’nin güney liman ablukası ve Hürmüz Boğazı’ndaki genel ticaret kesintisi, özellikle makine ve oto yedek parça gibi hammadde ithalatını etkileyerek fiyatları daha da yukarı itti. Denizdeki aksaklığın İranlılar üzerindeki etkileri hemen hissedilmese de artık tahribatını göstermeye başladı.
İran otomobil inceleme sitesi Khodrobank, fiyat artışlarının sürücüleri “mevcut eski araçlarını tutmaya” zorlayacağını yazdı. Bir Peugeot 207’nin 1,5 milyar tümen (8 bin 645 dolar) seviyesine ulaşması, fiyatlandırma mekanizmaları ve tedarik zinciri maliyetlerinin “temel ve acil” revizyona ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.