• Şehit Hanım Pütrü’nün (Jînda Teyî) babası Emin Pütrü, “Kızım çok değerli bir insandı, yurtseverdi, bağlıydı. Süreç böyle devam ederse inşallah son şehitlerimiz olur. Ömrümüzün sonuna kadar yollarında olacağız” dedi.

 

Şehitler için Cizîr’de kurulan taziyenin 3. gününde mevlit verildi. Şehit aileleri, her şeye rağmen barış talebini dile getirirken, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne destek çağrısında bulundu.

Şirnex’in Cizîr ilçesinde MEBYA DER öncülüğünde DEM Parti İlçe binası önünde kurulan taziye, 3. gününde de binlerce kişinin katılımıyla sürüyor. Şehitler ve Rêber Apo'nun fotoğraflarının 'kesk-sor-zer' flamalar ile ve güllerle birlikte masalara bırakıldığı taziyeye katılanlar şehit fotoğraflarını siyah kurdelelerle kıyafetlerine astı. “Şehîd namirin” sloganıyla alana gelen yurttaşlar, ailelere tek tek taziye ziyaretinde bulundu. Taziye de ayrıca mevlit verilerek, dualar okundu. Akşam saatlerinde ise anma programı düzenlendi.

Taziyeye katılanlar, “Aileler acılarını birlikte yaşadı, bir birlerine destek oldu” dedi. “Önce şehitlere, sonra geleceğimize sahip çıkalım” diyen yurttaşlar, “Cizîra Botan her zaman direndi, başarıya ulaştı; her zaman başını dik tuttu. Ciğerimiz yanmasına rağmen her zaman barış, kardeşlik, dedik. Yine barış istiyoruz. Hepimizin şehitleri, onlarla başımız dik. Her zaman onların yolundan, davalarının peşinden gideceğiz; özgürlük hayallerini gerçekleştireceğiz. Biz kimliğimizi, dilimizi istiyoruz. Cezaevi kapılarının açılmasını istiyoruz. Başkanımızı aramızda görmek istiyoruz. Başkan ne adım atarsa atsın arkasındayız. Sürecin bir an önce ilerlemesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

Çocuklarının fotoğrafları ardında taziyeleri kabul eden aileler de sürece sahip çıkma çağrısı yaptı. 

 

Baran Pişkin’in (Nîrvana Melek) annesi Behiye Pişkin, oğlunun şehadetinin acı verdiğini ama onun mücadelesiyle gurur duyduğunu söyledi. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair konuşan Behiye Pişkin, “Süreç bu aşamaya geldi, savaş durdu, annelerin içi artık o kadar yanmıyor. Başkanımızdan (Abdullah Öcalan) umutluyuz, çok güzel süreçler gelecek. Ne Kürtlerin ne de Türklerin anneleri artık ağlasın. Artık cezaevlerinin kapısını açsınlar. Nasıl ki bu şehitlerimizle başımız dik, o şekilde Başkanımızı da aramızda görürsek, yine o kadar mutlu ve başımız dik olacak. Halk bir birine sahip çıksın, bu sürece sahip çıksın” dedi. 

Mustafa Başkurt’un (Cîgerxwîn Cizîrî) annesi Makbule Başkurt da “Benim ciğerim yandı, başka kimsenin ciğeri yanmasın” diyerek, barış talebinde bulundu. 

Yusuf Deniz’in annesi (Argeş Cîzre) Müzeyyen Deniz, barış istediklerini belirterek, “Artık anneler gözyaşı dökmesin istiyoruz” dedi.

Hanım Pütrü’nün (Jînda Teyî) babası Emin Pütrü, şunları söyledi: “Kızım çok değerli bir insandı, yurtseverdi. Bu yola bağlıydı. Bu süreç böyle devam ederse çok güzel olur. İnşallah son şehitlerimiz olur. Biz de hakkımızı, kimliğimizi, dilimizi bilmek istiyoruz. Böyle olursa güzel olur. Bu insanlar 40 senedir bu topraklar için can verdi. Ömrümüzün sonuna kadar yollarında olacağız.”

Ahmet Ertene’nin (Serdem Êrîş) babası Salih Ertene, oğlunun zulme karşı ayaklandığını belirterek, şöyle konuştu: “Buradaki tüm aileler bizim gibi, acılarımız bir. Herkesin bu kanın durmasına destek vermesi lazım. Kim olursa olsun bu kanın durması gerekiyor. Emekleri satın alınamaz. Kimse kolay kolay kendini feda etmez. Demek ki bir zulüm, haksızlık var. Bu insanların emeğini unutmamak gerekiyor. İnsanım diyen herkesin bu sürece destek vermesi, elini taşın altına koyması gerekiyor.” ŞIRNEX