Irkçı, dinci ve katil

  • AKP'nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002’den itibaren eğitimden yaşam güvencesine kadar çocuk haklarında sistematik olarak geriye gidiş yaşandı. Binlerce çocuk iş cinayetlerinde, zırhlı araç çarpmaları ve kurşunlarla katledildi. 

Eğitim sisteminin yap-boz tahtasına dönmesinden çocuk işçiliğine, çocuk ölümlerinden ve tarikat ve cemaatlerde tecavüz olaylarına, yasalarda yapılan değişikliklerden yargı kararlarına kadar çocuk haklarının gözetilmediği 21 yılda AKP hükümeti adeta “yeni bir sistem” inşa etti. 

MA’dan Tolga Güney, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü nedeniyle AKP iktidarında çocukların yaşadıklarını derledi.

 

 

Irkçı ve dinci eğitim

Kemalizm ve Türk-İslam sentezi gözetilerek hazırlanan Türk eğitim müfredatı, AKP iktidarından itibaren dahada da katılaştırılarak Türk ırkçılığı ve dinciliğin meczedildiği; ana dilinde eğitimin gündemden düşürülmeye çalışıldığı, paralı, bilimsel çerçeveden uzak, tek tipleştirici bir sisteme dönüştürüldü. 2012-2013 eğitim ve öğretiminin başında devreye sokulan 4+4+4 eğitim sistemiyle 8 yıllık zorunlu eğitim son buldu. İmam hatipler yaygınlaştırıldı. Açık öğretim teşvik edildi. Çocuk işçiliği ve çocuk yaşta evlilikler arttı. 6 kez liseye giriş, üç kez de üniversiteye giriş sınav sistemleri değişti. Kuran kurslarına 12 yaş sınırlaması yürürlükten kaldırıldı. Ortaokul ve lise düzeyindeki okullara imam, din adamı, vaiz, Kur'an öğreticisi gibi dini görevliler atanarak, çocuklar pedegojik eğitim almamış kişilere emanet edildi. Anaokullarında bile mescit zorunluluğu getirildi. İktidarın çeperindeki tarikatlar, eğitim sektör olarak görülen eğitime ortak oldu. Türk Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında yüzde 17,18 iken bu oran 2023’te ise 9,18’de kaldı. 

 

 

Çocuk işçiliği normalleştirildi

Eğitimin bir başka sorunu ise Meslek Liseleri ve Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) eliyle “çıraklık ve stajyerlik” adı altında çocuk işçiliğinin meşrulaştırılması oldu. Bakanlık ile şirketlerin iş birliği çerçevesinde çocuklar, organize sanayide ve fabrikalarda çalıştırılmaya başlandı. Buralarda, uzun çalışma saatlerinde, çok düşük ücretlerle çalıştırılan çocuklar, kısmi “öğrenci” sayıldı. “Çocuk işçiliğin” bir başka boyutu ise okullardan kopan çocukların zorla çalıştırılması oldu. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Haziran 2023'te açıkladığı son verilere göre; Türkiye'de 5 milyon civarında “çocuk işçi” var. 

Çocukların çalışmak zorunda kalması ve uzun çalışma sürelerine dayanamayacak yapıda olmaları ise beraberinde ölümleri getirdi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine göre AKP iktidarı döneminde en az 909 çocuk iş cinayetlerine kurban verildi. 

TÜİK’in 2020’de açıkladığı raporda 7,5 milyon çocuk, yoksulluk çekiyor. 

 

Ortaöğretimde evlendirme

Eski yönetmeliğe göre evli veya nişanlı olanlar ortaöğretime kayıt yaptıramazken bu değiştirilerek nişanlanmasının önü açıldı. 2013’ten itibaren evlenme de meşrulaştırılarak erken yaşta evliliğin önündeki bir engel daha kaldırıldı. Yine 2013’te tarikatlara öğrenci yurdu ve pansiyon açma hakkı tanındı. Anayasa Mahkemesi, 2015’te bir yasa iptaliyle “Çocukların cinsel ilişkiye rıza yaşının 15’ten 12’ye indirilmesi”nin önünü açtı; 2016’da “15 yaşını tamamlamamış her çocuğa karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışın cinsel istismar sayılacağına” ilişkin hükmü iptal etti; rıza yaşı fiili olarak 12’ye indirildi. 2021’den itibaren cinsel saldırı, işkence, cinsel istismar gibi suçlardan tutuklanmak neredeyse imkansız hale getirildi. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmekle çocuklara ilişkin bulunan bütün yasal korunaklar da bir gecede yok oldu.

1 milyon çocuk ‘evlendirildi’

Yasalarla önü açılan çocuk yaşta evlilik verileri ise durmadan arttı. TÜİK’in 2022 verilerine göre; kız çocuklarının toplam resmi evlenmeler içindeki oranı yüzde 2,3. Resmi evlilik sayısının yüzde 2,3’ü hesaplandığında 12 bin 919 kız çocuğunun erken yaşta evlendirildiği görülüyor. Son 10 yılda resmi verilere göre; toplam 302 bin 159 kız çocuğu evlendirilmiş. 2002-2021 yılları arasında TÜİK’in açıkladığı verilere göre 16 ve 17 yaşında olup aile onayı ile evlendirilen kız çocukları sayısı 731 bin 16, erkek çocuklarının sayısı ise 34 bin 795. 2002 – 2021 arasında sadece 16-17 yaşında aile onayı ile evlendirilen 1 milyona yakın çocuk var.

 

 

Çocuk yaşta hamilelik

Eğitim Sen’in 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yıl Sonu Eğitimde Cinsiyetçilik Raporu’na göre; 2002-2017 yılları arasında 18 yaşın altında 440 bin çocuk maruz bırakıldığı istismar sonucu hamile kaldı. 15 yaşın altında istismara uğrayarak hamile kalan çocuk sayısı ise 15 bin 937 olarak kayıtlara geçti. Devlet istismar vb. konularda 2017’den beri veri paylaşmadığı için bu yıldan sonra yaşananlar hakkında net bir bilgi bulunmuyor.  

Çocuk cinayetleri

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi verilerine göre; son 15 yılda Kürt kentlerinde Türk devlet güçlerinin zırhlı araçlarla ezdiği 21 çocuk yaşamını yitirdi, 23 çocuk da yaralandı. Sokağa çıkma yasakları süresince en az 80 çocuk katledildi. 2004-2015 yılları arasında en az 241 çocuk polis veya asker tarafından katledildi. Davaların hepsi de cezasızlıkla sonuçlandı. İZMİR

*****

 

 

Helin’in adına akademi

Amed’in Sûr ilçesinde RUMUD ve DER-MEZ ortaklığıyla Helin Hasret Şen Çocuk Hakları Akademisi’nin açılışı gerçekleşti.

Rengarenk Umutlar Derneği (RUMUD) ve Mezopotamya Psikiyatristler Derneği (DER-MEZ), 20 Kasım Çocuk Hakları Günü vesilesiyle Kurdistan’daki hak ihlallerinin izlendiği, raporlandığı ve görünür kılındığı çalışmaların yürütüleceği “Helin Hasret Şen Çocuk Hakları Akademisi”nin açılışını Amed'in Sûr ilçesinde gerçekleştirdi. “Çocuk hakları insan haklarıdır” pankartıyla hak mücadelesine dikkat çekilen akademinin açılışına Sûr’da 2015’te katledilen Helin’in annesi Nazime Şen, birçok kurum ve yurttaş katıldı.

Akademinin açılışında konuşan RUMUD Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Demir Akçer, Helin Hasret Şen’in katledilişini hatırlatarak, devletin çocukları korumak yerine katlettiğini kaydetti. Akçer, çocuklara dönük her hak ihlaline karşı mücadele edeceklerini vurguladı.

Helin'in annesi Nazime Şen ise özellikle Kurdistan'da çocukların hak ihlaline uğradığının altını çizerken, şunları aktardı: “Helin, kendi kapısında katledilen ve ailesini yarım bırakan çocuktur. Katledilen Helin'in dosyası herkesin dosyasıdır. Bu dosyayı herkes sahiplenmeli. Katledilen tüm çocuklar için mücadeleme devam edeceğim.” AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.