Kürt Akademisyenler Ağı (KURD-AKAD) tarafından Türk devletinin Rojava işgali ardından başlatılan İmza kampanyasına Almanya, İngiltere ve İsviçre’den 150 bilim insanı destek verdi. İmzacılar Türk devletinin Rojava işgaline son verilmesi, bölgenin uçuşa yasaklanması, Türkiye’ye silah satışın durdurulması ve AB-Türkiye mülteci anlaşmasının iptalini talep ediyor.
YEKO ARDIL / BERLİN
Almanya, İngiltere ve İsviçre’den 150 bilim insanı ve akademisyen Türk devletinin Rojava işgalini hemen durdurması, Türkiye’ye tüm silah nakillerinin hemen durdurulmasını istedi. Kürt Akademisyenler Birliği (KURD-AKAD) tarafından Türk devletinin Rojava işgali ardından başlatılan İmza kampanyasının sonuçları Almanya’nın başkenti Berlin’de Federal Parlamento binasındaki açıklamayla kamuoyuna duyuruldu. Basın merkezindeki açıklamaya Kürt Akademisyenler Ağı (KURD-AKAD) Almanya Eşbaşkanı Dersim Dağdeviren, imzacılardan Avrupa Birliği Türkiye Yurttaş Komisyonu (EUTCC) Başkanı Prof. Kariane Westrheim ile Almanya Federal Parlamento Sol Parti Milletvekili Gökay Akbulut katıldı.
Dört temel talep
Rojava işgalininin insani felakete yol açtığı, Kürt halkının katledildiği, sürgün edildiği dikkat çekilen açıklamada, Türk devletinin işgaliyle DAİŞ’in yeniden doğuşuna fırsat tanındığına da vurgu yapıldı. Kampanyaya destek veren bilim insanları ve akademisyenler Rojava’yla ilgili şu somut taleplerde bulundu:
- Askeri işgal hemen durdurulmalı
- Kuzey Suriye’de uçuşa yasak bölge oluşturulmalı
- Türkiye’ye tüm silah nakillerinin hemen durdurulmalı
- AB-Türkiye mülteci anlaşması iptal edilmeli.
Rojava’daki savaşa karşıyız
“Akademisyenler ve bilim insanları Rojava’da savaşa karşı” başlıklı imza kampanyasına başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinden 150 bilim insanı ve akademisyen imza attı. İmzacılar arasında Cambridge Üniversitesi’nden Prof. Dr. Caucher Birkar, Wageningen Üniversitesi’nden Prof Dr. Joost Jongerden, Münih Üniversitesi’nden Prof. Dr. Michael Meyen, Cardiff Üniversitesi’nden Dr. Bahman Rostami-Tabar, Prof. Dr. Norman Paech gibi çok sayıda önemli isim bulunuyor.
Sahiplenme büyük oldu
Basın açıklaması ardından gazetemize konuşan KURD-AKAD Almanya Eşbaşkanı Dersim Dağdeviren, İngiltere, Almanya ve İsviçre ağlarının işgal ardından Rojava’yla dayanışma için bir imza kampanyası başlattıklarını hatırlattı. Rojava’yla dayanışma çalışmalarının sadece imza kampanyasıyla sınırlı olmadığını Avrupa’nın değişik üniversitelerinde Rojava’yla ilgili seminerler düzenlendiğini kaydeden Dağdeviren, bu şekilde hem Rojava’daki işgali hem de demokratik konfederal sistemi anlatmaya çalıştıklarını ifade etti. Kampanyaya çok sayıda önemli bilim insanı, öğretim görevlileri, profesörlerin imzaladığının altını çizen Dağdeviren, “Uluslararası hukukun ihlaline akademik çevreler tepkili. Rojava’daki demokratik modele de büyük ilgi var. Bundan dolayı da sahiplenme büyük oldu” diye belirtti. Dağdeviren, kampanyayı büyütme ve Rojava’yla dayanışma çalışmalarının süreceğini de sözlerine ekledi.
Çözümde rol oynayabiliriz
Kampanyanın imzacıları arasında yer alan EUTCC Başkanı Prof. Kariane Westrheim şunları dile getirdi: “İmza kampanyası çok önemli. Bilim insanları ve akademisyenler Kürt sorununun barışçıl çözümüyle ilgili çok önemli bir rol oynayabilirler. Rojava ve Kuzey Suriye’deki gelişmelere baktığımızda, bunu söyleyebiliriz. Sorunları sırf savaşla çözmek, silahla çözmek mümkün değildir. Kendini savunmak için silahlar önemlidir, Kuzey Suriye kendini savunmak zorundadır. Ama bunun takibi gerekir, siyasal bir çözüm sürecinin başlaması gerekir. Bu açıdan bilim insanları ve akademisyenlerinin rol oynayabileceğini düşünüyorum. Bizim ağımız içerisinde siyasal bilimciler, hukuk uzmanları, müzakere uzmanları, psikologlar vb. birçok alanda uzman bulunmaktadır. Akademisyenler ve bilim insanları bu sürece müdahil olabilirlerse bir rol oynayabiliriz. Umarım KURD-AKAD ağını daha fazla genişletir ve uluslararası bir güce dönüşebilir.”
Almanya sessizliğini bozmalı
Sol Parti Milletvekili Gökay Akbulut ise “Sol Parti olarak Türkiye’nin Rojava işgalinin bir an evvel sona ermesini istiyoruz. Ayrıca Avrupa ile Türkiye arasındaki mülteci anlaşmasının da bir an evvel sonlanmasını istiyoruz. Türkiye ile Almanya arasındaki güvenlik işbirliğine de son verilmeli. Almanya, Türkiye ile bu konuda ortak çalışmalar yürütüyor. Almanya’daki Kürtleri, Kürt aktivistler kriminalize ediliyor. Sol Parti olarak bu baskılara maruz kalan kişi ve kurumlarla dayanışma içindeyiz” dedi. Türkiye’nin kirli savaş politikalarının bir an önce durdurulması gerektiğini vurgulayan Akbulut, “Avrupa ve Almanya kamuoyunda bu konuyla ilgili duyarlılığa katkı sunmak için bu açıklamaya destek verdik” dedi. . Türkiye’nin işgaline karşı Almanya’nın sessizliğini koruduğunu vurgulayan Akbulut, “Bu nedenle açıklamayı Federal Parlamento basın merkezinde gerçekleştirdik” dedi. Silah ihracatına karşı parlamentoya sundukları önergeleri hatırlatan Akbulut, “Bu konuyu yakından takip ediyoruz. AB-Türkiye ile mülteci anlaşması sürerken Türkiye işgal saldırılarıyla yeni mülteciler yaratıyor. Federal Parlamentodaki komisyonlarda CDU’ya rağmen gündeme taşımaya çalışıyoruz” diye ekledi.