İslamabad’da masa çöktü

Dünya Haberleri —

ABD-İran müzakere/foto:AFP

ABD-İran müzakere/foto:AFP

  • ABD ve İran arasındaki müzakerelerden sonuç çıkmadı. Trump’ın yardımcısı JD Vance, “İran şartlarımızı kabul etmedi” dedi. İran ise Washington'a "aşırı taleplerden ve hukuka aykırı isteklerden" kaçınma çağrısı yaptı.
  • Lübnan’la yarın doğrudan müzakerelere başlayacak ve Hizbullah’ı dahil etmeyeceğini duyuran İsrail ise, “İran'a yönelik saldırılarımız henüz sona ermedi. Yapacak daha çok işimiz var” mesajını verdi.

ABD ve İran arasında Pakistan'da yapılan görüşmelerden anlaşma çıkmadı. 21 saat süren müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması, kırılgan ateşkesin geleceğini de belirsiz hale getirdi. Altı hafta süren ve binlerce kişinin hayatını kaybettiği çatışmaların ardından taraflar, anlaşmaya varılamamasından birbirini sorumlu tuttu.  

Washington heyetine liderlik eden ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ülkesinin "kırmızı çizgilerini" net bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi ve ekledi: “İran şartlarımızı kabul etmedi.” Düzenlediği basın toplantısında, "İranlıların koşullarımızı kabul edeceği bir duruma gelemedik" şeklinde konuşan Vance, masaya esnek ve "iyi niyetle" oturduklarını söyledi.

Tarafların bir uzlaşmaya varamamasını “talihsizlik” olarak tanımlayan JD Vance, "Basit gerçek şu ki, nükleer silah edinmeye çalışmayacaklarına ve nükleer silaha hızla ulaşmalarını sağlayacak araçları aramayacaklarına dair kesin bir taahhüt görmemiz gerekiyor" dedi. Vance bunu, Trump'ın "başlıca amacı" diye tanımladı. ABD heyetinin çekirdek kadrosunda JD Vance'in yanı sıra Donald Trump'ın damadı ve özel danışmanı Jared Kushner ile özel temsilci Steve Witkoff de bulunuyordu.

Axios'a göre, taraflar birden fazla formatta birkaç tur bir araya geldi. Görüşmeler Cumartesi günü başladı, Pazar erken saatlerde sona erdi. Vance, görüşmeler boyunca Trump’la defalarca telefonla görüştüğünü ancak Trump’ın görüşmeler sürerken Miami’de bir UFC maçına katılması dikkat çekti.

‘Derin güvensizlik ve şüphe atmosferi’

İran rejimi tarafı ise görüşmelerin karşılıklı "güvensizlik ve şüphe atmosferinde" yapıldığına işaret etti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bakai, sanal medya paylaşımında Washington’u "aşırı taleplerden ve hukuka aykırı isteklerden" kaçınma ve İran'ın "meşru hak ve çıkarlarını" kabul etme çağrısı yaptı. Bakai, tarafların hemen bir anlaşmaya varmasının hiçbir zaman beklenmediğini de söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de bir önceki saldırılar nedeniyle görüşmelere "derin bir güvensizlikle" katıldıklarını belirtirken, yeniden saldırıya uğramaları halinde karşılık vereceklerini vurguladı.

Rejimin televizyonu Press TV, görüşmelerin “Hürmüz Boğazı kontrolü” ve “Tahran'ın barışçıl bir nükleer enerji programına sahip olma” konularında tıkandığını bildirdi. İran, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasının yanı sıra Hürmüz Boğazı üzerinde kontrol, savaş tazminatı ve Lübnan dahil bölgesel bir ateşkes talep ediyor. Ayrıca boğazdan geçişler için ücret alma isteği de Tahran’ın talepleri arasında yer alıyor.

Dr. Qasimlo’nun katili de heyette

Rejim heyetinde görüşmelere, “Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Yardımcısı” sıfatıyla katılan H.E. Muhammed Caferi (Mohammed Jafari) dikkat çekti. Caferi, 13 Temmuz 1989’da Avusturya’nın başkenti Viyana’da Kürt lider Abdurrahman Qasimlo’nun katledildiği suikastta bizzat yer alanlardan biriydi. İran Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-İ), eski liderleri Qasimlo’nun katillerden Caferi’nin heyette yer almasına şu sözlerle tepki gösterdi: “İran’ın Pakistan’daki heyetinde Muhammed Caferi Sahraroudi de bulunuyor. Kendisi, 13 Temmuz 1989’da Avusturya’nın Viyana kentinde barış görüşmeleri sırasında Kürt lider Dr. Abdurrahman Qasimlo ve iki yardımcısını öldüren ölüm mangasının komutanıydı. Avusturya polisi, 22 Aralık 1989’da hakkında uluslararası tutuklama emri çıkardı. Terörist ve suç geçmişini gizlemek için Sahraroudi uzun yıllardır ‘Caferi’ adını kullanıyor ve soyadından ‘Sahraroudi’yi çıkarıyor.”

Pakistan: Ateşkes korunmalı

ABD ve İran heyetleri İslamabad’dan ayrılırken, Pakistan Dışişleri Bakanı Ishaq Dar, yaptığı açıklamada, “Tarafların ateşkes taahhüdünü sürdürmesi hayati önem taşıyor” dedi. Diyalog ve temasların devam etmesi için arabuluculuk rolünü sürdüreceğini de sözlerine ekledi.

Hürmüz’de mayın krizi

Görüşmelerden sonuç çıkmamasıyla gözler bir kez daha Hürmüz Boğazı’na çevrildi. ABD ordusu görüşmelerin yapıldığı saatlerde iki savaş gemisinin mayın temizleme faaliyeti için Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğini duyurdu. İran bu haberi yalanladı. Trump bu haberlerden kısa süre önce, "Boğazı (mayınlardan) temizliyoruz. Anlaşma yapsak da yapmasak da bizim için fark etmez" diye konuşmuştu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM) Oramiral Brad Cooper da, "Bugün geçişin (Hürmüz Boğazı) açılması sürecini başlattık, yakın zamanda güvenli yeni rotayı denizcilik sektörüne bildireceğiz" ifadesini kullanarak bölgeye ek savaş gemileri ve su altı insansız araçlarının sevk edileceğini bildirdi.

Lübnan’la görüşmeler yarın başlıyor

Lübnan’da İsrail ve Hizbullah arasındaki savaş, ateşkesin tartışmalı noktalarından biri haline geldi. İsrail ve Lübnanlı yetkililerin, 14 Nisan Salı günü Washington’da görüşmelere başlaması beklenirken; Tel Aviv, Hizbullah'ın görüşmelerine dahil edilmeyeceğini söyledi. Ateşkesin açıklandığı gün, İsrail'in Lübnan'ın başkenti Beyrut'a düzenlediği yoğun hava saldırılarında Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre 300'den fazla kişi hayatını kaybetti. Öte yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yayımladığı video mesajında, “İran'a yönelik saldırılarımız henüz sona ermedi. Yapacak daha çok işimiz var” dedi. Haziran 2025 ve 28 Şubat’ta düzenledikleri iki saldırı olmasaydı İran’ın “çoktan nükleer silaha sahip olacağını” öne süren Netanyahu, sağlanan geçici ateşkes için talebin Tahran’dan geldiğini iddia etti. HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.