ABD Başkanı Donald Trump'ın, Ankara’ya ulaştıktan sonra Türkiye'ye F-35 jetlerine yeniden erişim hakkı vermeye hazır olduğunu açıklaması bekleniyordu 

  • Erdoğan için NATO Zirvesi başlamadan önce bile bir prestij başarısı anlamına geliyor. Trump’ın şahsen Ankara’ya gelmesiyle Erdoğan, NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip Türkiye’yi vazgeçilmez bir bölgesel güç olarak öne çıkarma hesabı yapıyor.
  • İnsan hakları örgütlerinin, muhaliflere yönelik politikası nedeniyle Erdoğan’a yönelik eleştirileri, beklendiği gibi zirvede büyük rol oynamadı. Erdoğan, devlet ve hükümet başkanları onuruna akşam bir gala yemeği de verdi.

 

Başkan Trump'ın, AKP Genel Başkanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, F-35 gizli savaş uçaklarını satın almasına imkân tanıyacak programa geri almaya hazır olduğunu söylemesi bekleniyordu. Bu adım, Trump'ın 7 yıl önce ulusal güvenlik gerekçesiyle bizzat uyguladığı yasağı tersine çevirmesi anlamına geliyor. Trump'ın bu yöndeki değişimi, bu hafta Ankara'daki NATO zirvesine giderken Erdoğan'ı "çok mutlu edecek bir hediye" getirmeye hazırlandığını belirtmesi, Kongre'de muhalefetle karşılaşabilir. Kongre, bu tür bir adımı engellemeye çalışabilir. İsrail'in F-35 itirazı ise şöyle: "Türkiye, İsrail'in yok edilmesini isteyen bir adam tarafından yönetiliyor. Bir AB ülkesi olan Kıbrıs'ın yarısını işgal ediyor. Bir NATO ülkesi olan Yunanistan'ı tehdit ediyor ve Kudüs'ü fethetmekten açıkça bahsediyor."

The New York Times'tan Tyler Pager ve David E. Sanger'in haberine göre;  dört üst düzey yönetim yetkilisi, ulusal güvenlik yetkililerinin haftalarca süren kapalı kapılar ardındaki çalışmaları sonucu politikanın değişeceğini dile getirdi. Trump'ın Kongre ve yasal kısıtlamaları aşmak için nasıl bir yol izleyeceğine dair detaylarda bazı farklılıklar olsa da yetkililer, Trump'ın en azından F-35'leri Türkiye'ye ulaştırma niyetini işaret edeceğini belirtiyor. Bunun ne zaman gerçekleşeceği ise belirsiz. Trump'ın tam olarak ne söyleyeceği dünkü buluşmaya kadar net değildi. Yetkililer, fikrini değiştirebileceği konusunda uyarıda bulundu. Yönetim yetkilileri, iki lider arasında konuya ilişkin mektup alışverişi olabileceğini ve sürecin böyle başlayabileceğini aktardı. Beyaz Saray Sözcüsü, yorum talebine, Başkan'ın önceki açıklamalarına atıfta bulunarak yanıt verdi.

Erdoğan'ı sık sık övüyor

Türkiye, Trump'ın ilk döneminde (2019'da) Rusya'dan ileri teknoloji S-400 hava savunma sistemleri satın aldığı için F-35 programından çıkarıldı. Washington'un o dönemki korkusu, Türkiye'nin S-400'leri yeni teslim edilen F-35'lere yöneltebileceği ve Rusya'nın uçağın gizlilik (stealth) ile füze savuşturma kabiliyetleri hakkında bilgi edinebileceğiydi. Trump ise özellikle ikinci döneminde Erdoğan'ın en çok hayranlık duyduğu güçlü liderler arasında yer aldığını sık sık söylüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance de yakın zamanda Trump'ın, Erdoğan'ın açıkça arzu ettiği jetleri Türkiye'ye ulaştırmak için yetkililere talimat verdiğini işaret etti.

Kongre'yi aşmaları gerekiyor

Bu süreçte 2020'de Kongre tarafından kabul edilen bir yasayı aşmaları gerekiyor. Yasaya göre; yönetim, Türkiye'nin Rus sistemlerini artık elinde bulundurmadığı sonucuna varmadıkça F-35 satışı engelleniyor. Yönetimin görüşmelere yakından dahil olan bir yetkilisine göre; bu hedefe ulaşmak için Türkiye'nin S-400'lerinin (çoğu hâlâ konteynerlerinde duruyor) üçüncü bir tarafa devredilmesi gündemde. İkinci bir yetkili ise mekanizmanın henüz netleşmediğini söyledi. Dört yıl önce füzelerin Ukrayna'ya transfer edilmesi ve Rusya saldırılarına karşı kullanılması konuşulmuştu, ancak o girişim sonuçsuz kaldı. Trump veya Erdoğan'ın güçlü Rus sistemlerini şimdi Ukrayna'ya satmaya istekli olması pek olası görünmüyor. Sistemlerin çalışmaz hâle getirilmesi, örneğin kritik parçalarının sökülmesi gibi seçenekler de tartışılıyor.

Türkiye'nin yoğun çabası

Türkiye, yıllardır F-35 programına yeniden kabul edilmek için yoğun lobi faaliyetinde bulunuyor, ancak Rusya'dan satın aldığı hava savunma sistemlerinden vazgeçmeye bugüne kadar yanaşmadı. Oysa Türkiye, hem NATO ittifakı içinde yer alıyor hem de olası bir NATO-Moskova çatışmasında kullanılmak üzere taktik nükleer silahların depolandığı bir Amerikan üssüne ev sahipliği yapıyor.

Çıkarma gerekçesi netti

Beyaz Saray, 2019'da Türkiye'yi programdan çıkarma gerekçesini net bir şekilde açıklamıştı. Bu karar, ABD'ye yaklaşık yarım milyar dolara mal olmuştu. Dönemin Beyaz Saray açıklamasında, “F-35, ileri kabiliyetleri hakkında bilgi toplanacak bir Rus istihbarat platformuyla bir arada bulunamaz. Türkiye 65 yıldan fazla süredir uzun soluklu ve güvenilir bir ortak ve NATO müttefikidir ancak S-400'ü kabul etmesi, tüm NATO müttefiklerinin Rus sistemlerinden uzaklaşma yönündeki taahhütlerini zedeliyor” denilmişti.

Trump, Obama'yı suçladı

Trump, bu karardan hiç memnun kalmamış, sık sık koşulları yaratan kişi olarak selefi Başkan Barack Obama'yı suçlamıştı. İkinci kez göreve geldikten beri kamuoyu önünde ve kapalı kapılar ardında bu kararı tersine çevirmekten bahsediyor. Geçen ay Oval Ofis'te NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile görüşürken F-35'ler sorulduğunda Trump, Erdoğan'a onu “çok mutlu edecek” bir hediye getireceğini söylemişti. Vance, konunun Savunma Bakanı Pete Hegseth'e havale edildiğini belirterek, şöyle demişti: “Pete ve tüm ekip şu anda bunu inceliyor. Çünkü Amerikan yasalarına uyum sağlamak için bazı şeylerin gerçekleştiğini teyit etmemiz gerekiyor. Başkan bizden bunu yapmamızı istedi.”

Thomas Barrack da çalışıyor

Trump, daha sonra “Halledeceğiz” demişti, ancak halletmenin kolay olmadığı ortaya çıktı. Haziran 2025'te Büyükelçi Thomas Barrack, F-35'ler konusunda Türkiye'yle yaşanan çıkmazın o yılın sonunda çözüleceğini öngörmüş ve Kongre'nin kararı destekleyeceğini belirtmişti, ancak bu gerçekleşmedi. Trump, mevcut Kongre'nin ya da bir sonrakinin bu adımı desteklemeyebileceği ihtimaliyle karşı karşıya. Cumhuriyetçilerden bazıları, özellikle Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Idaho Senatörü Jim Risch, bu konuda sert şüpheciler arasında.

Yaptırımlar da duruyor

İlk Trump yönetimi, Rusya'nın Türkiye'deki program aracılığıyla F-35 gizli sistemleri hakkında istihbarat toplayabileceğinden o kadar endişe duymuştu ki Türkiye'nin savunma tedarik ajansına yaptırımlar uygulamıştı. Bu yaptırımlar hâlâ yürürlükte. Türkiye tarafından ödenen ancak teslim edilmeyen F-35'ler ABD'de depoda tutuluyor.

Erdoğan'ın ev sahipliği için

Rutte ile görüşmesinde Trump, bu yılki zirveye sadece Erdoğan ev sahipliği yaptığı için katılacağını söylemişti. Trump'ın dün Washington'dan Ankara'ya vardığında ilk olarak Erdoğan'la görüşmesi planlanmıştı. Ardından diğer NATO liderleriyle akşam yemeğine katılması, bugün çalışma oturumuna iştirak edip ardından basın toplantısı düzenleyip Türkiye'den ayrılması bekleniyordu. HABER MERKEZİ

***

İsrail, F-35 için ne diyor?

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Ankara’ya F-35 veya savaş uçağı motoru verilmesinin, Ortadoğu’daki güç dengesini bozacağı uyarısında bulundu.

Başbakan Benjamin Netanyahu, Pazartesi günü Fox and Friends’e verdiği demeçte, ABD’nin Türkiye’ye F-35 gizli savaş uçakları vermesi durumunda Ortadoğu’daki güç dengesinin bozulabileceğini ve bölgedeki İsrail hava üstünlüğünü tehdit edebileceğini söyledi. “Türkiye büyük bir ülke, ancak İsrail’in yok edilmesini açıkça savunan bir adam tarafından yönetiliyor” diyen Netanyahu, sözlerini Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı kastederek sürdürdü: “Kıbrıs’ın yarısını işgal ediyor, üstelik bir NATO ülkesi. Bir başka NATO ülkesi olan Yunanistan’ı tehdit ediyor ve Kudüs’ü fethetmekten açıkça bahsediyor.”

Müslüman Kardeşler'in enfekte ettiği rejim

Netanyahu, Türkiye’deki Müslüman Kardeşler'in varlığına ve etkisine dikkat çekerek, Ankara yönetiminin Müslüman Kardeşler tarafından enfekte edilmiş bir rejim olduğunu ve Amerika’dan da nefret ettiğini savundu.

Ankara’ya F-35 veya savaş uçağı motoru verilmesinin Ortadoğu’daki güç dengesini bozacağını söyleyen Netanyahu, bu dengenin “son tahlilde İsrail’in hava üstünlüğü ve Amerika’nın Ortadoğu’daki duruşuyla garanti altına alındığını” belirtti.

Netanyahu, ayrıca Türkiye’nin HAMAS’a verdiği desteği ve İran’daki İslam rejimine karşı harekete geçmemesini, Başkan Donald Trump’ın Ankara’ya F-35 tedarik etmemesi için ek gerekçeler olarak gösterdi.

***

Almanya ne bekliyor?

Trump, Almanya’nın NATO katkısını “gülünç” olarak nitelendirmişti. Federal Şansölye Friedrich Merz, bunu Ankara’da öylece kabul etmeyecek. Çevresinden sızan bilgilere göre; Merz, zirvenin sonucuna iyimser bakıyor; “Ankara Ruhu” gibi bir şeyin ortaya çıkmasını umduğunu belirtiyor. Trump’ın iğnelemelerine rağmen Ankara’dan şu mesajın çıkmasını istiyor: “Daha Avrupalı bir NATO inşa ediyoruz ki bu NATO transatlantik kalabilsin.”

Merz ve Savunma Bakanı Boris Pistorius’un yanı sıra Dışişleri Bakanı Johann Wadephul da Ankara’da. Wadephul da Almanya’nın savunma harcamalarını savundu. Deutschlandfunk’a konuşan Wadephul, “Rakamlara bakıyoruz ve rakamlar yukarı yönlü” dedi. Almanya’nın 10 yılın sonuna kadar GSYİH’sinin yüzde 3,5’ini savunmaya ayırma hedefine ulaşacağını, bu oranla birçok müttefiki geride bıraktıklarını belirterek, “Almanya’nın ne yaptığını Washington da görüyor” diye ekledi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de kısa süre önce Berlin ziyareti sırasında aynı görüşü paylaşmıştı: “Almanya liderlik ediyor ve Almanya teslim ediyor” demişti.

Buna ek olarak milyarlarca euroluk Kanada ile denizaltı anlaşması da gündemde. Söz konusu sadece denizaltı değil, on yıllara yayılacak bir iş birliği. Kanada, Kiel merkezli TKMS tersanesinden en fazla 12 denizaltı satın alacak. NATO Zirvesi öncesinde duyurulan bu anlaşmayı Merz, “transatlantik işbirliğinin güçlü bir işareti” olarak değerlendirdi.

***

Anti dronlara 40 milyar

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, dün Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nde, müttefiklerin önümüzdeki 5 yıl içinde dronlara karşı savunma kabiliyetlerine 40 milyar doların üzerinde yatırım yapacağını açıkladı.

Rutte’nin açıklamaları, dron tehditlerinin savaş alanlarında sıradanlaştığı ve çoğu aktif çatışmada ağır kayıpların rapor edildiği bir döneme denk geliyor. Rutte, NATO müttefiklerinin kritik savunma malzemelerinin stoklarını tedarik etmek, depolamak, taşımak ve yönetmek için birlikte çalışmaya kararlı olduklarını belirtti. Ankara’daki bir savunma sanayi forumunda konuşan Rutte, girişimin Belçika, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Yunanistan, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, İspanya, İsveç ve Türkiye’yi kapsadığını söyledi.

“Birlikte yaptığımızda daha fazlasını başarabiliyoruz. Ve bunu daha fazla yapmalıyız” diyen Rutte, “NATO müttefikleri yeni çokuluslu tedarik koalisyonlarına katılıyor. Bu, ihtiyaç duyduğunuz birçok kabiliyet konusunda daha fazlasını elde etmemize gerçekten yardımcı oluyor” ifadelerini kullandı.

Büyük silah anlaşmaları

NATO liderleri, zirve sırasında on milyarlarca dolar değerindeki silah anlaşmalarını açıklamaya başladı. Zirvede duyurulan ve büyük etki yaratmak için büyük ölçüde gizli tutulan anlaşmalar arasında, Avrupa ülkelerinin ABD merkezli Northrop Grumman’dan gözetleme dronları satın alması ile NATO’nun İsveçli Saab’dan uçak alımı yer alıyor.

Saab’ın CEO’su Micael Johansson, zirve kapsamında düzenlenen basın toplantısında, NATO’nun şirketle hızlı bir şekilde sözleşme imzalaması halinde GlobalEye uçaklarının teslimatlarına 2030’da başlanabileceğini söyledi. Johansson, nihai fiyatın henüz netleşmediğini ancak uçak başına yaklaşık 400-450 milyon dolar arasında olacağını belirtti.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Salı günü Ankara’ya varışında, NATO Zirvesi’nde yeni dron anlaşmaları ve diğer mutabakatları imzalayacaklarını belirtti. Zelenski, zirvenin “güçlü ve verimli” geçmesini beklediklerini ve liderlerle yaklaşık 20 ikili görüşme yapacağını söyledi.

***

Ankara'da neler yaşanıyor?

İki gün boyu sürecek NATO zirvesi kapsamında Ankara’da fiili OHAL devam ederken, gösterilere saldırıldı.

NATO Zirvesi kapsamında Ankara’da yoğun diplomatik görüşmelerin yanı sıra Cumhurbaşkanlığı bulvarı ve caddesinin tamamı ile birlikte Ankara’da birçok güzergah kapatıldı. Aynı zamanda Ankara sokaklarında polis devriye gezip, GBT kontrolü de yapıyor. Zirve nedeniyle zirve kapsamında Türkiye’ye gelen isimlerin konaklayacakları otellerin etrafında bulunan lokanta,  kafe gibi mekanlarda kapalı olacak. 

NATO’ya Hayır Koordinasyonu ise "NATO defol! Bu memleket bizim” sloganıyla dün Kurtuluş Parkı’nda açıklama yapmak istedi. Polis, saldırdı; Gençlik Komiteleri, Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Öğrenci Kollektifleri üyesi çok sayıda kişi gözaltına alındı. Alanda bulunan DEM Parti milletvekilleri Burcugül Çubuk, Kezban Konukçu, Perihan Koca, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Emek Partisi (EMEP) milletvekilleri Sevda Karaca ve İskender Bayhan da polis ablukasına alındı.

Bunun üzerine milletvekilleri Kurtuluş Parkı’na yakın bir yerde bulunan Ahmetler Postanesi önünde açıklama gerçekleştirdi.

ÇHD Ankara Şubesi, Ankara’da NATO protestoları sırasında 22 TİP'li öğrencinin işkenceyle gözaltına alındığını duyurdu. Açıklamada, ayrıca avukatlar Döndü Kurşunoğlu, Ece Ünsal, Şevval Sarı ile Halkevleri Genel Başkanı avukat Sevinç Hocaoğulları’nın da gözaltına alındığı belirtildi. Açıklamada, “Valiliğin 13 günlük yasak kararı bir ‘kalkan’ gibi kullanılarak, temel anayasal haklar yok sayılıyor” denildi.