İsviçre Gündemi

İsviçre’nin iç güvenlik raporunun yayınlanmasından sonra, Suriye’deki gelişmelerle birlikte irdelenen PKK gerçeği bambaşka bir mecrada seyrediyor.
PKK gerçeğini Avrupa’nın „Terör listesi“ ve Kürtlerin İsviçre’de yaptığı ufak çaplı bir iki eylem ışığında irdeleyen İsviçre Güvenlik Raporu ile İsviçre basınının PKK’yi Ortadoğu’da etkin, bütün bölgeyi etkileyebilecek bir denge unsuru görmesi başlı başına bir çelişki oluşturuyor. İsviçre basını Suriye’deki gelişmelerde Kürtlerin ve Kürtler üzerinde PKK’nin rolünü irdelerken, adeta İsviçre’nin PKK’ye bakışının ne denli sorunlu ve dar sınırlara hapsedildiğini de duyurmuş oluyor.
Şimdi WOZ, NZZ, Tages Anzeiger gibi en önemli gazetelerin son günlerdeki değerlendirmelerine bir göz atalım. Tages Anzeiger, „Kahire toplantısına anlaşmazlıklar damgasını vurdu. Suriye Kürtlerinin toplantıyı terketmesi önemli bir kayıptı.  Azınlıkların katılmaması konferansı boşa çıkardı. Birleşik bir bedenin oluşmaması tüm taraflar için olumsuz sonuç doğuracaktır. Sokaklardaki göstericilerin cesareti herşeye yetmeyecektir. Uluslararası bölünmüşlük de Esad’ın işine gelmektedir.“
NZZ, „Suriye Kürt bölgelerindeki gelişmeler bölge üzerinde kapsamlı etkiler yaratabilir. PKK geçen yıldan itibaren bünyesindeki Suriyelilerden 2.000 savaşcısını gönderdi. Bu yapı son aylarda Kürt bölgelerinde güvenlik ve yönetimi devraldı. PKK kaynakları Esad ve Özgür Suriye Ordusu dışında bir gündeme sahip olduklarını söylüyor. Kimi gözlemciler de Türkiye karşıtlığı nedeniyle Esad rejiminin PKK’yi istismar ettiğine vurgu yapıyorlar. Kuzey Irak’da Suriyeli Kürt savaşcılarının eğitildiği de gelen haberler arasında. Suriyeli Kürt güçlerinin kendi aralarında birlik kurması da dikkat çeken bir gelişmeydi.“
WOZ, „Suriye’de Kürtlerin Kürt bölgelerini ele geçirmeleri ve PKK’nin etkinliği, Ankara’nın Irak hükümetini de dışlayarak bölgeye ziyaretler yapmasına neden oldu. Bağdat hükümeti Esad’ı destekliyor. Türkiye ise Suriye Muhalefetini. Son dönemlerde PKK ile Türk ordusu arasında çatışmaların giderek artması da dikkat çekiyor.“
Bütün basında ve sıklıkla aynı haberleri okumak mümkün. Dikkat çeken yan Ortadoğu denkleminde cepheleşmelere dikkat çekilirken, PKK’nin Kürtler adına cepheleşmeler içinde anılmasıdır.
Buradan bakıldığında Avrupa ve İsviçre’nin PKK değerlendirmelerinin güvenlik sorunuyla sınırlı olduğu, oysa PKK’nin Ortadoğu’nun en büyük ve en stratejik konumunda bulunan bir halkın ve bütün bir bölgenin kaderini etkileyecek konum ve güçte bulunduğunu farkediyorsunuz.
Eğer gelişmeler bu düzeyde sürerse söz konusu ülkeler, PKK  ve Kürt sorunu değerlendirmelerinden büyük bir utanç duyar hale geleceklerdir. Eblette Avrupa’da yaşayan Kürtler ve kurumları da politikalarını bu önemli gelişmeler ışığında yeniden şekillendirmeli, neyi ve kimi temsil ettiklerini unutmadan, daha akılcı ve daha sonuç alıcı politikalara yönelmelidir. Kürt halkının her düzeyde tanıtımı, kültürel etkinlikler, kamuoyu ilişkileri, Avrupalı örgütlerle ortak girişimlerin tümü PKK ve Kürt sorununu güvenlik sorunu olarak değerlendiren devletlere verilecek en iyi cevap olacaktır.