• İsviçre Kürt Kültür Festivali bu yıl ağır bir atmosferde gerçekleşti. Şehit düştüğü açıklanan çok sayıda özgürlük savaşçısının ailesinin İsviçre’de yaşaması nedeniyle toplum merkezlerinde günlerdir taziyeler sürerken, festivale katılan binlerce kişi sessizliğiyle şehitlerini andı.

ERDOĞAN ZAMUR

Şehit düştüğü açıklanan çok sayıda özgürlük savaşçısının ailesi İsviçre’de yaşıyor. Bu nedenle birçok Kürt toplum merkezinde günlerdir taziyeler sürüyor. Ağır atmosfer festivale de yansıdı. İsviçre’deki etkinliklere katılım her yıl oldukça coşkulu olurken, bu yıl farklı bir tablo vardı. Beş yıldır eylemleri yakından takip ediyorum ilk kez bu kadar sessiz bir etkinliğe tanık oldum. Alana gelen kitle daha çok konuşmaları dinlemeyi tercih etti. Festivale gelen binlerce kişi sessizliğiyle şehitlerini andı.

Televizyon canlı yayınları için alana erken gittim. Hazırlıklar bir gece öncesinden yapılmıştı; sahne, yemek ve kitap standları kurulmuştu. Bu yıl festival alanına oturma bankları konulmuştu. Yer bulamayanlar ise sahnenin yanındaki ağaçlık alanı tercih etmişti.

İsviçre Kültür Festivali oldukça yeni. İsviçre’de yaşayan Kürdistanlılar uzun yıllar daha çok Avrupa genelinde düzenlenen Kürt Kültür Festivali’ne katılıyordu. Festival alanında 1990’lı yıllardan bu yana bütün Kürt Kültür Festivallerine katılan ve önümüzdeki hafta yapılacak 34. Kürt Kültür Festivali’ne de gitmeyi planlayan Bingöllü Şevket ile Maraşlı M. Murat, eski festivalleri anlattı.

Şevket Amca o günleri anlatırken adeta yeniden yaşıyordu: “Ben 1993 yılında Basel’e geldim. O dönem otobüslerle festivale gidiyorduk. Tutulan otobüsler yetmeyince, demiryollarında çalışan bir arkadaşımızın önerisiyle tren kiraladık. Kitle çoktu. Çoğu aile kapısını kilitleyip geliyordu. Benim evimde o zaman yedi kişi vardı, biz de kapıyı kilitleyip öyle gidiyorduk. Oturma yeri olmuyordu. İnsanlar bazen bagajların konduğu yerde ya da koltukların dibinde uyuyordu.”

Şehitlerin anısına sahip çıkmak

Şevket Amca, festivalin İsviçre’de yapılmasının önemli olduğunu, daha fazla kişinin katılabildiğini belirterek şunları söyledi: “Burada festival yapılması önemli. Çünkü daha yakın ve binlerce insan kendi olanaklarıyla gelebiliyor. Bana sorarsan Avrupa genelinde yapılan festivalin coşkusu daha başka. Haftaya yapılacak festivale arkadaşlarımla gitmeyi düşünüyorum. O bizim için çok farklı bir anlam taşıyor. Avrupa’nın farklı yerlerinden gelen dostlarla, halkımızla birlikte olmak güzeldi.

Ama şunu da söyleyeyim: İki yıldır bu alanda festival ve Newroz yapılıyor, oldukça görkemli geçiyor. Bu yılki festival, şehitliklerin açıklanması nedeniyle biraz hüzünlü oldu. Avrupa’da yapılan bütün festivaller şehitlere adanarak düzenlendi. Şehitlerin anısına sahip çıkmak, onlara adanan etkinliklere sahip çıkmakla olur.”

Festival için tren kiraladık

O günleri anlatan Maraşlı M. Murat ise yaşanan zorlukları şöyle aktardı: “İlk festivale 12 otobüs tutmuştuk ama çok sayıda kişi yer bulamadı. Avrupa genelinden 80 bin kişi katılmıştı zaten. Her yıl etkisi arttı. Sonra alternatif aramaya başladık. İsviçre Demiryolları ile görüştük, tren kiraladık. Festivale gidenlere özel bilet çıkardılar. Trenin geçtiği yerlerde panolarda ‘Kürt Kültür Festivali’ yazıyordu. Bu heyecan vericiydi.

Hiç unutmuyorum, Frankfurt’taki festivalden sonra Alman basını ve ARD televizyonu ‘Kürt kültür festivali yapıldı. Otobüsler, trenler ve uçaklar dolu inip kalktı’ demişti.”

Şehitler köşesi

M. Murat, İsviçre’de yaşayan Kürdistanlıların mücadeleye her zaman sahip çıktığını da vurguladı. Festival alanındaki temel hazırlık, şehit köşesi için yapılmıştı. Geçen hafta açıklanan Amed, Serhat, Mardin ve Şırnak şehitlerinin fotoğrafları, çiçekler ve mumlarla süslenmişti. Bu köşe, her katılımcının ziyaret ettiği yer oldu. Akşam karanlık çöktüğünde yakılan mumlar ve fotoğraflar etrafında toplanan çocuklar, şehit aileleri için duygusal anlar yaşattı.

Onlarla gurur duyuyoruz

Festivalde konuşan İsviçre Demokratik Kürt Konseyi (CDK-S) Eşbaşkanları Dilan Çetinkaya ve Cemal Özdemir ile KCDK-E Eşbaşkanı Zübeyde Zümrüt, duygusal konuşmalar yaptı. Her konuşmacı önce şehitleri andı, miraslarına sahip çıkacaklarını ve Önder Apo’nun başlattığı süreci sahiplenmek gerektiğini vurguladı.

Şehit aileleri sahneye çıkarak katılımcıları selamladı. Aileler adına Mehmet Akdoğan konuştu: “Biz çocuklarımızla onur duyuyoruz. Onlar özgürlük ve ülkeleri için, Önder Apo’nun izinde yürüyerek şehadete ulaştılar. Bugün 25 bin şehitten söz ediliyor. Bu şehitler hiçbir bireysel kaygı duymadan bu yola girdiler. Bize düşen görev, onların uğruna canlarını verdikleri mücadeleyi daha ileri taşımaktır.”

Devrimci Gençlik Örgütü (Tevgera Ciwanên Şoreşger – TCŞ) üyesi gençler, ellerinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve Mahsum Korkmaz (Komutan Egîd) posterleriyle, “Bi sond û peyman em şopdarê we ne, Şehîd namirin dikevin dila” pankartıyla sahneye yürüdü.

Arkaş: Tarihi eşik aşıldı

İmralı Sekreteryası üyesi Çetin Arkaş, tele-konferansla festivale katılarak halka seslendi. Konuşmasının tamamını şehitlere ve Önder Apo’nun başlattığı sürece ayırdı. Arkaş şöyle onuştu: “Şu an İsviçre’de yapılan festivale katılan şehit ailelerimiz var. Şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyoruz. O şehitler Kürt halkının şehitleridir. Onlar Önder Apo’nun yolunda gözünü kırpmadan yürüdüler.

Bugün İmralı’da Önder Apo’nun öncülüğünde bir süreç başlatıldı. Tarihi bir eşik aşıldı, bir yasa kabul edildi. Herkes soruyor: Avrupa’dakiler, cezaevindekiler ve dağdakiler dönecek mi? Eğer sorunlar çözülürse herkes gelir, katılır. Etrafınıza bakın, pişman olup gelen var mı?

Avrupa’da bazı yetersizlikler ve eksiklikler olduğu yönünde eleştiriler var. Bu tarz, Önder Apo’nun yarattığı hareketin tarzı değildir. Bu, ortaya çıkan sonuçla kavga etmektir. Bizim tarzımız gidip örgütlemek olmalıdır.”

Sahneye çıkan sanatçılar da günün anlamına uygun ezgiler seslendirdi. Festivalde Koma Agirê Jiyan, Tara Memedova, Bajar, Kawa Urmiye, Dengê Bakur, Govenda Swîsre ve Delîl Tofan yer aldı. Etkinlik gece geç saatlere kadar sürdü.