Kaani Bağdat’a delil götürdü
Dünya Haberleri —

İsmail Kaani
- İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani'nin son Bağdat ziyaretinde Iraklı yetkililere Hewlêr’deki MOSSAD varlığına dair delil götürdüğü iddiası gündemde.
İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani'nin son Bağdat ziyareti, Tahran'a sırt çeviren Şii lider Mukteda es-Sadr'ı eldeki delillerle Hewlêr'deki MOSSAD varlığına iknayı hedefliyor. İran, Irak'ta Sadr’ı Kürtler ve Sünniler'den uzaklaştırarak Şii ağırlığını yeniden kurma arayışında.
İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani seçimleri takip eden son aylarda Irak’taki üç merkeze (Bağdat, Necef ve Hewlêr) yönelik ziyaretlerine devam ediyor. Kaani bu hafta bir kez daha Bağdat’a gitti.
Çantasında kanıtlarla gitti
Kaani'nin son Bağdat ziyaretinde yeni olan durum ise geçtiğimiz hafta sonu Hewlêr'in İran'ın balistik füzeleriyle bombalanmasından iki gün sonra, İran Devrim Muhafızları'nın “MOSSAD karargahlarını vurduk” diyerek saldırıyı üstlenmesi oldu. Bölgenin etkili günlük Arapça gazetelerinden Şarkul Avsat’a göre, Kaani çantasında Hewlêr’deki MOSSAD varlığına dair inandırıcı olması gereken kanıtlarla Bağdat’a gitti. Kendisi, bir taşla iki kuş vurmak istiyor. Görüşeceği liderlere sunacağı kanıtlara ek olarak Irak’ta cumhurbaşkanlığı seçimi ile yeni hükümetin kurulması noktasında anayasal sürelerin aşılması nedeniyle herkesin endişesi haline gelen siyasi süreçteki mevcut tutarsızlık kapısından bombardıman hattına girmeye çalışıyor.
Hewlêr saldırısı: Sadr'a uyarı
Zira siyasi kulislere göre, İran'ın Hewlêr'i bombalamasının ardında asıl olarak Sadr'a “İsrail ile işbirliği yapan bir tarafla ittifak yapıyorsun” uyarısı verme amacı yatıyor. Diğer yandan bu uyarı, Tahran'ın Irak’taki ‘Şii evini’ yıkmakla suçlanan KDP Genel Başkanı Mesut Barzani'ye uyguladığı baskılar dizisinin de bir parçası. Dolayısıyla siyasi kulislere göre, Kaani’nin son Bağdat ziyaretinin amacı Tahran'a sırt çeviren Şii lider Mukteda es-Sadr'ı Hewlêr'deki MOSSAD varlığına iknayı hedefliyor. Zira İran, Irak'ta Sadr'ı Kürtler ve Sünniler'den uzaklaştırarak Şii ağırlığını yeniden kurma arayışında. Hewlêr'deki MOSSAD varlığına dair Kaani’nin elinde eğer sağlam kanıtlar varsa bu durum, Sadr'ı KDP ile ittifakını bozmaya itebilir. Bu da Sadr'ın çoğunluk ittifakı içindeki planını ve Tahran'ı dışlayan politikasını sarsabilir. İran, Irak’taki üçlü ittifakı parçalayarak tüm Şiileri tek bir ittifakta toplayabileceğine inanıyor. Sünnilerin ve Kürtlerin birleşmesi ya da bölünmüş kalması Tahran açısından önem arz etmiyor.
Kazimi de ispat istiyor
Sadr, İran'ın iddialarını araştırmak için Mesud Barzani ile ortak bir soruşturma komitesi kurdu. Bununla birlikte Irak Başbakanı Mustafa el Kazimi'nin geçen Pazartesi günü Hewlêr'e yaptığı ziyarette, MOSSAD’ın olası varlığına dair İran’dan kesin delil sunmasını istemesi de dikkat çekiciydi. Soruşturma bulgularının niteliği ne olursa olsun İran, Şii dengelerinde görünen boşluğu Kürtler ve Sünnilerle ittifaktan uzakta doldurmaya çalışıyor.
Sadr Tahran’ı reddediyor
Bilindiği gibi kendisini Irak Şiileri’nin geleneksel lideri konumunda gören Sadr hareketi, hem ABD işgalini hem İran’ın “arka bahçesi” olmayı hem de Türkiye’nin işgalci güçlerinin ülkedeki varlığını reddediyor. KDP ve bazı Sunni gruplarla kurulmaya çalışılan ittifaka dair yaptığı konuşmalarda Mukteda es-Sadr özellikle bağımsız bir politika yürütmeyi esas alacaklarını vurgu yaparak, “Biz Iraklıyız ve egemen bir devlet olarak Irak’ın tüm kesimleriyle kendi siyasetini belirlemesini amaçlıyoruz” diyor.
Irak iki ittifaka bölündü
Irak’ın yeni cumhurbaşkanının yine erteleme olmazsa 26 Mart’ta Meclis’te yapılacak oylamayla seçilmesi bekleniyor. Cumhurbaşkanlığı seçim süreciyle birlikte Irak’ta siyaset, Şii-Kürt-Sünni ittifakı olan Koordinasyon Çerçevesi, Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) ve Sünni Azm Hareketi karşısında Sadr Hareketi, Sünni Egemenlik İttifakı ve Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) üçlüsü olmak üzere iki ittifaka bölündü. İran ise Sadr hareketinin karşısındaki Şii Koordinasyon Çerçevesi’nin içinde yer aldığı seçim ittifakını destekliyor. 2003 sonrası dönemden bu yana Irak'ta haritalar çizmede ve ittifakların pusulasını yönlendirmede üstün olan İran'dı. Ancak bu durum değişti. Tahran, Şiileri birleştirmede başarısız olunca Irak’taki rolü ve etkisi de azaldı. İran şimdi Sadr’ı ikna ederek bu durumu tersine çevirmeye çalışıyor.
HABER MERKEZİ
ABD’li yetkili: İsrail tesisi vuruldu
New York Times’a konuşan ismi açıklanmayan üst düzey bir Amerikalı güvenlik yetkilisi, İran’ın Hewlêr’deki füze saldırısının bir İsrail askeri eğitim tesisini hedef aldığını söyledi. Aynı yetkili, “İranlılar, buranın Amerikan konsolosluğunun yanı başında bulunuyor olmasını da umursamadı” diye ekledi.
Ramon da açıkladı
Benzer bir açıklama geçtiğimiz günlerde İsrail’in eski Başbakan Yardımcısı ve Milletvekili Haim Ramon’dan geldi. İsrail’de yayın yapan Kanal-13 kanalına demeç veren Ramon, İran’ın Hewlêr’de ABD Konsolosluğu’nu değil İsrail misyonunu vurduğunu söyledi. Ramon, “Amerikalıların Erbil’de (Hewlêr) İranlılar tarafından vurulan yerin bir MOSSAD merkezi olduğunu söylemediği doğru; ancak buranın bir İsrail misyonu olduğunu ve bu saldırının da insansız hava araçlarına yapılan saldırıya misilleme olarak yapıldığını söylüyorlar” dedi.
Tel Aviv sessiz
İsrail hükümeti ise halen füzeli saldırılara ve İran’ın “MOSSAD’ın karargahlarını vurduk” iddialara dair sessizliğini koruyor. İsrail basını da sadece Amerikalı yetkililerin açıklamalarını vererek Hewlêr’de yaşanan kayba dikkat çekmeye çalışıyor.







