Kadın direnişi her yerde

Kadın Haberleri —

20 Kasım 2020 Cuma - 23:00

  • Her yıl olduğu gibi 2020 yılında da örgütlü kadın mücadelesinin erkek egemen zihniyete geri adım attırdığına tanık olduk. Dünyanın her yerinde kadınlar özgür, eşit, adil, güven ve ekolojik denge içinde kurulacak bir yaşam için kesintisiz direniş içinde.

EYLEM KAHRAMAN


“Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü” için Mirabel kardeşlerin katledildiği gün olan 25 Kasım'ın seçilmesinin en çarpıcı nedeni, kadına yönelik her türlü şiddetin ideolojik ve politik olduğu gerçeğini göstermesidir.
Dünyanın her yerinde kadınlar, cinsiyetinden dolayı ırk, din, sınıf, eğitim ve ekonomik statüsünden bağımsız olarak şiddet görüyor ve katlediliyor. Kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet erkek egemen zihniyet tarafından gerçekleştirilerek, hükümetler, mahkemeler, yasalar ve normlar aracılığıyla makul gösterilmeye çalışılıyor.

Kadın cinayetlerinde artış

İstatistiklere göre 2019 yılında Avrupa'da kadın cinayetlerinde çok büyük bir artış görüldü. Fransa'da farklı sosyal kesimlerden 15-92 yaş aralığında 149 kadın birlikte yaşadığı erkek tarafından öldürüldü. İstanbul Sözleşmesi'nden çekildiğini duyuran Polonya'da 65 binin üzerinde kadın erkek şiddetine maruz kaldı, 400'den fazla kadın erkekler tarafından kasıtlı olarak katledildi. Romanya ise en çok kadın cinayetinin işlendiği ülke olarak kayıtlara geçti.

Cinsel şiddet

Federal Emniyet Dairesi'nin (BKA) verilerine göre, Almanya'da 2019'da 176, 2020'nin ilk sekiz ayında ise 125 kadın eşi, eski eşi veya erkek arkadaşı tarafından öldürüldü. Otuz yıldan fazladır kadın hakları konusunda araştırmalar yapan Politikmagazin dergisinin verilerine göre, geçtiğimiz yıl 7 bin 281 kadın Almanya'da tecavüze uğradı. Avrupa Birliği ülkelerinde cinsel şiddete maruz kalan kadınların sadece yüzde 16'lık bir kesiminin şikayette bulunduğunu da ekleyeyim.

Karantinada iki kat artan şiddet

İstatistikler, ister eğitimli olsun, ister eğitimsiz, her kesimden ve gelir düzeyinden kadının ev içi şiddete maruz kaldığını söylüyor. Uzmanların açıklamalarına göre ev içi şiddet vakaları, bu yılın Nisan ayında geçen seneye göre iki kat daha arttı. Covid-19 salgınına karşı alınan önlemler nedeniyle insanların evde daha fazla vakit geçirmeleri ev içi şiddet olaylarını da arttırdı. Kadınlara şiddeti en çok, en yakınındaki erkek(ler) uyguladı.

Türkiye’de 10 ayda 397 kadın

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre Türkiye'de 2019 yılında 474, 2020'nin ilk on ayında ise 397 kadın erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirdi. Ancak ülkede kadın cinayetleri ile ilgili etkin bir soruşturma yürütülmediği için 151’i ‘şüpheli ölüm’ olarak kaydedildi. Katledilen kadın sayısı her yıl artış gösterdiği halde, bu yıl da kadın cinayetlerinin önlenmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmadı. Önleyici hiçbir tedbir alınmadı. Kadın katilleri adil yargılanıp caydırıcı cezalar almadığı için erkek şiddeti artarak devam etti. İstanbul Sözleşmesi'ne göre devletin istatistikleri açıklama yükümlülüğü olmasına rağmen, ilgili bakanlık kadın kurumlarının açıkladığı verilerin yanlış hazırladığını söyleyerek gerçekleri çarpıttı üstelik.
Toplumsal cinsiyet kavramının tanımını yapan ilk uluslararası sözleşme olma özelliğini taşıyan, toplumun kişilere, cinsiyete dayalı olarak biçtiği rollere ve buna bağlı olarak da kadınlara uygulanan şiddete dikkat çeken İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasa hedef alındı yine. Kadınlar ise Türkiye'nin sözleşmeden çekilmesi ve 6284 sayılı yasanın kaldırılması tehditlerine tepki gösterdi ve “İstanbul Sözleşmesi yaşatır”diyerek direndi.

Saldırıların dozu arttı

8 Mart'ı “Direnişi örgütlüyor, özgürlüğe yürüyoruz” şiarıyla karşılayan kadınlar, akabinde “Kadın mücadelesi her yerde” kampanyası kapsamında alanlara çıktı. Yükselen kadın mücadelesine tahammül edemeyen eril devlet, kadın kazanımlarına saldırılarının dozunu her geçen gün daha da artırdı. HDP Yerel Yönetimler Kurulu Üyesi Rojbin Çetin'e evinde 3,5 saat boyunca köpekli işkence yapıldığı, bu dönemde belgelendi. Eşbaşkanlık sistemi başta olmak üzere kadın kazanımlarını hedef alan eril zihniyet, onlarca kadın kurumunu kapattı. Roza Kadın Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturmada dernek yöneticisi kadınlar “terör örgütü üyesi olmak” iddiasıyla tutukladı.
Adana'da HDP binası önünde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü etkinliklerinin startını vermek için toplanan kadınlara polis valiliğin yasak kararını gerekçe göstererek izin vermedi ve HDP Adana İl Örgütü binasını ablukaya aldı. “Jin, Jiyan Azadî” sloganı ve zılgıtlarla açıklama yapan kadınlar, baskı ve engellemelere tepki gösterdi.

Avrupa Kürt Kadın Hareketi

Almanya başta olmak üzere, Avrupa ülkelerindeki eylemler, Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) öncülüğünde yapıldı. TJK-E'nin 2019 yılında başlattığı “Kadın cinayetleri politiktir. O, sen de olabilirdin” kampanyası kapsamında yıl boyu tüm toplum merkezlerinde paneller düzenlendi. Kadına yönelik erkek şiddeti ve özsavunma konularında bilgilendirmeler yapıldı.
TJK-E bu yılki 25 Kasım'da ise iktidarda olduğu yıllar boyunca Kürdistan'da kadınlara yönelik kırım politikaları uygulayan AKP iktidarının deşifre edilip diktatörün yargılanması amacıyla 8 Mart'a kadar sürecek bir kampanya başlattı.

Örgütlü mücadele kazandırıyor

Her yıl olduğu gibi 2020 yılında da örgütlü kadın mücadelesinin erkek egemen zihniyete geri adım attırdığına tanık olduk. Bunun son örneği Polonya'da yaşandı. Polonya Anayasa Mahkemesi'nin 22 Ekim 2020 günü kürtaj hakkını önemli ölçüde kısıtlayan kararı üzerine alanlara çıkan örgütlü kadınların direnişi sonuç verdi ve Polonya hükümeti sadece iki hafta sonra geri adım atmak zorunda kaldı.
Dünyanın her yerinde kadınlar özgür, eşit, adil, güven ve ekolojik denge içinde kurulacak bir yaşam için öz savunma bilincini ve örgütlü direnişini ortak bir zeminde yaymaya ve kesintisiz direnmeye devam ediyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.