
Ziyarete ilişkin bilgi veren HDP MYK Üyesi ve yazar Hüda Kaya, Güney Kürdistan parlamentosunda görev yapan kadın vekillerle görüşeceklerini belirterek, yolculuklarının Mexmûr'a kadar devam edeceğini kaydetti. Farklı kesimlerden oluşan bir kadın heyetinin bir araya gelerek, Güney Kürdistan'daki bazı temaslarda bulunmasının çok önemli ve anlamlı olduğunu söyleyen Kaya, "Ne kadar çok farklı inanç ve kesimlerden kadınlar bir araya gelirse, orada yaşanan trajedi ve acıyı her bir kadın daha iyi duyarlılık gösterir ve görür. Orada şahit olacaklarımız üzerinden Türkiye'ye dönüşümüzde gerçekleştireceğimiz temasları kamuoyunda paylaşırsak, toplumda çok ciddi bir kadın dayanışması ve güçlü bir kadın yapısı oluşur" dedi.
Êzîdîlerin durumları tartışılacak
Güney Kürdistan bölgesinde bulunan kamplarda yaşananları yerinde tespit etmek için harekete geçtiklerini söyleyen Kaya, Kuzey Kürdistan'a göç etmek zorunda kalan Êzidîler için neler yapılabileceğini tartışacaklarını söyledi. Kaya, ziyaretlerinin ardından, temaslarına ilişkin toplumun duyarlılığını artırmak için bir çok eylem ve etkinlikler gerçekleştireceklerini kaydetti.
'Türkiye de artık IŞİD'i görmeli'
Öte yandan 15 kişiden oluşan HDP-HDK kadın meclisi üyeleri de, 16 Eylül'de Ankara, İstanbul ve Çukurova bölgesinden Şirnex'ın Silopî İlçesi'ndeki kamplara yerleştirilen Êzîdî kadınlar ve çocuklar ile dayanışmak amacıyla 5 günlük bir ziyaret gerçekleştirecek.
HDK Kadın Koordinasyonu üyesi Benazir Coşkun, IŞİD saldırıları sonucu Şengal'den Kuzey Kürdistan'a göç etmek zorunda kalan Êzîdîler için Türkiye halklarında ciddi bir duyarlılığın oluşmadığını ve Türkiye'nin de artık IŞİD'in saldırılarını görmesi için "Gazze'den Şengale dayanışma" şiarı ile gideceklerini belirtti.
DİHA/ANKARA
Kadın örgütleri pasif kalıyor
Güney Kürdistan'a gidecek heyetin içinde yer alan HDK-HDP Kadın Meclisi Koordinasyonu üyesi Dilek Yağlı da, HDP Kadın Meclisleri olarak Ağustos ayından bu yana IŞİD‘in kadın düşmanı politikalarına karşı büyük bir çaba içerisinde olduklarını belirterek, özellikle İstanbul’da hemen hemen tüm semtlerde stantlar açtıklarını ve yardım topladıklarını aktardı. Ancak bunun yeterli olmadığını, yardım kampanyalarından öte siyasal anlamda büyük bir boşluk olduğuna dikkat çeken Yağlı, HDK-HDP Kadın Meclisleri'nin IŞİD saldırılarına karşı mücadelesinde çok yalnız kaldığını söyledi.
Diğer kadın örgütlerinin birkaç eylemlik dışında bir çalışma yapmamakla eleştiren Yağlı, oysa IŞİD’in sahip olduğu zihniyetin Türkiye’deki mevcut hükümetin cinsiyetçi, kadın düşmanı yaklaşım ve politikalarından farklı olmadığını altını çizdi. Yağlı, “ Kadınlara tecavüzü helal görülürken, bedenleri ganimetmiş gibi pazarlarda satılırken, sünnet edilirken hiçbir ses çıkartmayan bir hükümet benzer bir politikayı kendi çerçevesinde Türkiye’deki kadınlara da reva gördüğü unutmamak gerek ” dedi.
Kadınların sessizliğini anlamak mümkün değil
Böyle bir ortamda Türkiye’deki kadınların sessizliğini anlamanın mümkün olmadığını ifade eden Yağlı, bu tepkisizliği kırmak adına da böyle bir kampanya’ya imza attıklarını belirti. Türkiye’de kadın cephesinden kadın cinayetlerine karşı bir hareketlilik varken, Ortadoğu’da IŞİD’in Êzîdî Kürt ve Türkmen kadınlarına dönük uyguladığı zulme karşı kadınların bu şekilde pasif kalmalarının çok büyük bir acı olduğunu ifade eden Yağlı, IŞİD’de karşı kadınların birlik olup mücadeleyi mutlaka yükseltmesi gerektiğini vurguladı. Kuzey Kürdistan’a geçebilen Êzîdîlerin çoğunun erkek olduğunu, özellikle genç kadınların çoğunun kayıp olduğunu aktaran Yağlı, tüm dünya kaybolan kadınların akıbetini sorgularken, Türkiye’deki kadınların bu kadın soykırımına karşı güçlü bir dayanışmayı örememesinin gerçekten çok büyük bir eksiklik olduğunu söyledi.
Silkelenip acilen harekete geçmesi gerek
Bu tepkisizliğin en büyük nedenini; Türkiye’deki muhalefetin parçalı olmasına bağlayan Yağlı, “IŞİD’e karşı tek savaşanın Kürt güçlerinin olduğu bilindiği için bu vahşete “Nasıl olsa Kürt Mehmet nöbette” mantığıyla yaklaşılıyor” dedi. Ortadoğu’da IŞİD’e karşı en büyük savaşı veren yine kadınlar olduğunu hatırlatan Yağlı, “Kadın gerillalar bu kadın düşmanlığına karşı bedenlerini siper etmişken ve saldırısına uğrayan Êzîdî kadınlar IŞİD ile savaşmak için Şengal’e dönerken, buradaki kadınların bu pasif tutumu kabul edilemez. Bu durum beyaz Türk mantığını tekrar ortaya çıkartıyor” diye konuştu. Kadınların mutlaka silkelenip acilen harekete geçmesi gerektiğini hatırlatan Yağlı, bu çerçevede Kadın Meclisi olarak oluşturacakları heyetlerin çok büyük önem taşındığını kaydetti. Yağlı, parti kadın kurumlarıyla görüştüklerini ancak Türkiye’deki basın açıklamalarıyla konuyu geçiştirme geleneğini mutlaka değiştirilmesi gerektiğini söyledi. “Madem ki IŞİD de AKP hükümeti tarafından beslendi; o vakit devlet kurumlarını zorlayan bir tavrımız olmalı” diyen Yağlı, bu kapsamda hafta sonu Kadın Meclisi olarak Ankara’da kampanyayı büyütme çağrısıyla bir genel kurul yapacaklarını aktardı.
ZEYNEP KURAY/ANF/İSTANBUL