Amûdê'de "Kadın özüyle toplumsal adalete öncülük edeceğiz" şiarıyla 1 Mart'ta ikincisi düzenlenen Toplumsal Adalet Kadın Konferansı sonunda meclis ilan edildi. Konferansa katılan kadınlar, ortaya çıkan sonuçları değerlendirdi. 

Qamişlo Halk Mahkemesi Üyesi Ebda Xelîl, konferansta, toplumsal inşada adaletin yerinin ve mevcut adalet sisteminin değerlendirildiğini belirtti. Var olan adalet sisteminin toplumsal sorunların çözümüne yetmediğini dile getiren Xelîl, "Bir dava bazen bir kaç kurumdan geçmek zorunda kalabiliyor, bazı davaların ise bir yıl bekletildiği oluyor. Konferansımızda adaletin zamanında yerini bulması ve davacılara haksızlık edilmemesi için sistemimizi tartıştık. Sulh Mahkemeleri, Kadın Evleri'nin daha aktif ve işlevsel olması, adalet divanının örgütlendirilmesi gerekiyor. Temyiz Mahkemesi'nin de geçici olarak çalışmasına ihtiyaç var. Toplumsal adalet geliştiği ve halk diğer kurumları vasıtasıyla sorunlar çözüldüğü oranda Temyiz Mahkemesi'ne gerek kalmaz" şeklinde konuştu.


Öcalan'ın özgürlüğü için komite

Xelîl, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü için de özel bir komite oluşturacaklarını, bu komitenin hukuksal çalışmalar yürütüp, uluslararası alanda insan hakları kurumlarıyla ilişki geliştireceği bilgisini verdi. 

Kadınların toplumsal adaleti sağlaması durumunda kağıt üzerinde kanunlar çıkarılmasının da anlamsız olacağına işaret eden Xelîl, bu konuda toplumsal adalet çalışmalarında yer alan bütün kadınların yoğun eğitimden geçirileceğini de ifade etti. 


Kadın mahkemeleri kurulacak

Qamişlo Kadın Evi yöneticisi Îlham Omer ise kurulan meclisin biçimi ve işlevi hakkında şu bilgileri verdi: "Kadın Adalet Meclisi, üç ayak üzerine kurulacak. Birincisi kadın mahkemelerinin kurulması, ikincisi kadın evi, üçüncüsü toplumsal uzlaşmayı amaçlayan sulh komisyonlarıdır. Biz kadın evleri de bu mahkemede yer alarak kadın sorunlarını çözmeyi amaçlayacağız. Kadınla ilgili birçok sorun önümüze geliyor. Çözemeyeceğimiz düzeyde olan davaları mahkemeye iletiyoruz. Amacımız, önümüzdeki süreçlerde sorunları mahkemelere gerek kalmadan kendi gücümüz ve imkanlarımızla çözmektir. Sorunları kendi gücümüzle çözmeyi hedeflemeliyiz." 

Omer, devlet kanunlarının toplumun sorunlarına cevap olmaktan uzak ve adaletsiz olduğunun da altını çizdi. amadığını ve içinde adalet bulunmadığını ifade etti. 


JINHA/QAMIŞLO