
Sistem kadını korumuyor
Türkiye'de kadına yönelik şiddetin yüzde 1400 arttığını, her gün yaklaşık 5 kadının en yakınındaki erkekler tarafından öldürüldüğünü söyleyen Çalağan, N.Ç davasına dikkat çekerek, alınan yargı kararları başta olmak üzere eril zihniyetin devlet katındaki örneklerinin çok olduğunu dile getirdi. Çalağan, 'Meclisiyle, hükümetiyle, yargısıyla, içinde bulunduğumuz bu sistemin kadını koru(ya)mayacağı açık ve nettir" dedi.
Savaş, kadına yönelik en pervasız şiddettir
Kadına yönelik en pervasız şiddetin savaş olduğunu söyleyen Çalağan, Türkiye'de 30 yılı aşkın bir süredir kirli bir çatışmalı sürecin yaşandığını ifade ederek, bu ortamda kadınlar ve çocukların şiddetin en kabasına maruz kaldığını söyledi. En temel insan haklarının hiçe sayıldığına dikkat çeken Çalağan, ölümün, işkencenin, baskının çirkin yüzünün insanların boğazına yapıştığını belirtti. Çalağan, "Çatışmasız bir ortamda dahi, her türlü eşitsizliğe, ayrımcılığa, baskıya ve şiddete maruz kalan kadınlar ve çocuklar, çatışmalı ortamların da en canı yananı oluyor. Ataerkil aile ve toplum yapısı, kadını yüz kez öldürmekten, diri diri toprağa gömmekten gocunmuyor. Barış isteyen, onurlu bir barış için mücadele veren kadınlar, yargının ve kolluk kuvvetlerinin baskısı ve şiddetiyle karşılaşıyor" dedi. Savaşın sadece ölümlerden, kayıplardan işkencelerden ibaret olmadığını söyleyen Çalağan, Türkiye'nin sosyal, ekonomik, politik, tüm gidişatını ve düzeyini de belirlediğini ifade etti.
Ekonomide eşitsiz dağılımın da en fazla kadını vurduğunu söyleyen Çalağan, kadın istihdamının yüzde 34'lerden yüzde 24'lere gerilediğini belirtti. 1 milyar 250 milyon yoksulun yüzde 70'inin kadın olduğunu dile getiren Çalağan, kadına karşı her yerde ayrımcılık ve eşitsizliğin aynı olduğuna işaret etti.
KESK'li kadınlar olarak gerçek demokrasiyi ve özgürlüğü kadının örgütlü gücü ve dayanışmasının getireceğine inandıklarını söyleyen Çalağan, 25 Kasım günü dolayısıyla Konfederasyon olarak hazırladıkları eylem ve etkinlik programını açıkladı. Buna göre, her ilde eş zamanlı basın açıklamaları yapılacak, dayanışma amacıyla tutuklu kadınlara kart gönderilecek, şiddet temalı meşaleli yürüyüşler, sokak tiyatroları ve canlandırma gibi etkinlikler, diğer kadın örgütleriyle birlikte alan eylemleri yapılacak. 26 Kasım Günü de kadına ve çocuklara yönelik şiddetin en yoğun yaşandığı illerden birisi olan Sêrt'te bölgesel miting düzenlenecek.
DİHA/ANKARA
BDP'den katılım çağrısı
BDP Kadın Meclisi tarafından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'yle ilgili eylem ve etkinlik programı nedeniyle BDP Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda BDP Eşbaşkan Yardımcısı Yüksel Mutlu ve BDP Kadın Meclisi Sözcüsü Kibriye Evren açıklama yaptı. Evren, BDP'li kadınlar olarak 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü nedeniyle bir dizi eylem ve etkinlik yapacaklarını söyledi. Cezaevinde bulunan tutuklu kadınlara kart göndereceklerini de aktaran Evren, düzenleyecekleri panel ve seminerlerle kadına yönelik şiddeti eleştireceklerini ifade etti. Evren 26 Kasım'da Siirt'te yapılacak olan bölgesel mitingi desteklerini de belirterek, kadına yönelik şiddeti önleme konusunda çalışmaları sürdüreceklerini dile getirdi.
Haber-Sen de Sêrt'te olacak
Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (Haber-Sen) tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye'de kadına yönelik şiddetin en yoğun yaşandığı illerden biri olan Sêrt'te, yaşanan taciz ve tecavüzlere, her türlü şiddete karşı güçlü bir ses çıkartabilmek için miting yapılacağı belirtildi.
Son zamanlarda özellikle çocuklara yönelik toplu tecavüz davası ve İmam Hatip Lisesi'nde iki kız çocuğuna yönelik taciz olayının Sêrt'te yaşanan kadına yönelik şiddeti tüm çıplaklığıyla gösterdiğinin belirtildiği açıklamada, N.Ç. davasında kadına yönelik şiddete karşı yargının aldığı tutumun vehameti ortaya konuldu. Benzer özellikler taşıyan Sêrt'teki kız çocuklarına yönelik davalarda, kadınlar olarak davaları sahiplenmek, dayanışmayı ve direnişi büyütmek için Sêrt'te olacakları ifadesi yer aldı.