Kürt kadın hareketi dünya kadınlarına ulaşma ve öncülük etme iddiasını Ekim ayında düzenlenecek  Uluslararası Kadın Konferansı’nda somutlaştırmaya hazırlanıyor. Hazırlıkları aylar öncesinden başlayan konferans, düşüncesi, eylemi ve yaratımları ile erkek egemen sisteme karşı mücadele eden farklı kadınları ve örgütlerini ‘Kadınlar Geleceği Örüyor’ adlı netwrok etrafında  birleştirmeyi amaçlıyor.

Konferansın ilk çağrıcıları arasında Uluslararası Kürt Kadın Hareketi Temsilciliği (REPAK) ve Ceni Kürt Kadın Barış Bürosu yer alıyor.  Her iki kurumda yer alan aktivistler, Kürt kadınların başta Ortadoğu, Avrupa ve Latin Amerika ülkelerindeki kadınlarla kurulan bağın kalıcı ittifak ve ortak platformlara dönüşmesinin zamanının geldiğini ifade etti. Dünya kadınlarıyla kurulan bu temasın  örgütlü ve sürekli bir güce dönüştürmenin koşullarının olgunlaştığını, bu amaçla Kadınlar Geleceği Örüyor (The Women Weaving the Future) adıyla bir network kurduklarını açıkladı.

‘Her türlü kırımla karşı karşıyayız’

Ekim ayında Frankfurt’ta yapılması planlanan konferansın çağrı metninde Kadınlar Geleceği Örüyor adlı networkun  kuruluş amacı şöyle ifade ediliyor: “Bin yıllardır çeşitli kılıklara giren ataerkil sistemin yarattığı toplumsal, ekolojik ve ekonomik sorunlar gittikçe büyüdü. Bu sistem sadece kadınlar ve tüm halkları, işçileri, çiftçileri ve emekçileri özgürlüğünden yoksun bırakmadı; bugün artık toplum kırım, kadın kırımı, soykırım ve doğa kırımı ile karşı karşıyayız.”

Frankfurt’ta geniş bileşenli toplantı

Network bileşenleri konferansa hazırlık kapsamında Şubat ayından bu yana dört kez bir araya geldi. 9 Haziran’da Frankfurt Demokratik Toplum Merkezi’nde yapılan son toplantı, Ceni Kürt Kadın Barış Bürosu, Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi, Kongreya Star, Êzîdî Kadın Meclisi, JXK, Amara Kadın Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu, RAJIN, Jineoloji Komitesi üyelerinin yer aldığı geniş bir bileşenle yapıldı. Hazırlık tartışmalarında Alman, Fars, İtalyan, İspanyol ve Kürt kadınlarının yer alması da networkun giderek yayılacağını gösteriyor.

Ortak mücadele hedefiyle

İki gün sürmesi planlanan konferanstaki tüm konular, dünyadaki kadın mücadelelerinin deneyimlerini paylaşma ve mücadelelerini ortaklaştırmaya odaklanıyor. Bu amaçla Hindistan’dan, Latin Amerika’ya, Avrupa, Ortadoğu ve Asya’ya kadar ekoloji, kadına yönelik şiddet, faşizm ve ırkçılık, alternatif ekonomi gibi konularda öncü isim ve kurum temsilcilerinin katılması hedefleniyor. Konferansın esasta dünya kadınlarının uzun vadeli eylem planı olarak da tanımlanabileceğini ifade eden network üyeleri, katılımcılar içinde akademisyenlerin yanısıra aktivistlerin yer almasını da önemli buluyor.

21. yüzyıl kadınların özgürlük zamanı

21. yüzyılın kadınların ve halkların özgürlük zamanı olarak tanımlandığı konferans çağrı metninde şu ifadeler yer alıyor:

“Bize sunulan alternatiflerin ötesinde yolların olduğunu biliyoruz. Rojava/Kuzey Suriye, Bakur/Güneydoğu Türkiye’de bunun mücadelesini, inşa deneyim ve tecrübelerini görmek mümkün. Ataerkil olmayan bir sistemin ve demokratik ekonomik düzenin inşası erişilebilir bir mesafede ve kendini kalıcı bir şekilde tesis edebilecek olanağa şimdi sahiptir. 21. yüzyılın kadın ve halkların özgürlüğü yüzyılı olma potansiyeli önümüzde durmaktadır.

Yerelden evrensele kadın ittifakı

Çağın koşulları, niteliği ve ihtiyaçlarına denk yol, yöntem ve perspektifler oluşturabileceğiz. Böylece yerelden evrensele doğru ilerleyen bir döngüde bir kadın örgütlülüğünü ve ittifakını geliştirebileceğiz. Ataerkil sistemin sürekli saldırıları karşısında dayanıklı bir direniş ağını örebileceğiz. Böylece çağın en sürükleyici mücadelesinin birer öznesi olma fırsatını elde edebileceğiz.”

Y.ÖZGÜRPOLİTİKA/FRANKFURT