Kadınlar için felaketin habercisi: ‘5. Yargı Paketi’

29 Ekim 2021 Cuma - 17:40

Züleyha Gülüm

Züleyha Gülüm

  • ‘Sulh Komisyonları’dan, 6284 yasanın kaldırılmasına kadar kadına yönelik felaketin habercisi olacak birçok yasayı içeren ‘5. Yargı Paketi’ çocuk tecavüzcülerinin salıverilmesini de içeriyor.

MEHMET ASLAN / MA 

İstanbul sözleşmenin kaldırılmasından bir hafta sonra Türk Meclis’e getirilen “4’üncü Yargı Paketi’nin” kabul edilmesi ardından tecavüz, kasten öldürme ve işkence gibi suçlamalara “somut delil” şartı getirildi.

‘4. Yargı Paketi’nin kadınlar açısından yol açtığı sonuçlar tartışılırken Türk Cumhurbaşkanı bu kez de ‘5. Yargı Paketi’ni gündeme getirdi. Paketinin tartışmalı konularından biri, ”Sulh Komisyonları’nın“ kurulması hedefi. Kadın örgütleri ve hukukçular, komisyonların kurulması halinde kadının yaşamının tehlikeye gireceği uyarısında bulundu.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan HDP’nin hukukçu milletvekillerinden Züleyha Gülüm, “yargıda reform” adı altında Meclis’te daha önce kabul edilen yargı paketlerinin toplumun aleyhine döndüğünü söyledi. Gülüm, ‘4 Yargı Paketi’yle cezaevleri başta olmak üzere birçok alanda sorunların  derinleştirildiğini de dile getirdi.
 
Kadınların can güvenliği tehlikeye atılıyor

İktidarın “süslü cümlelerle” yargı paketlerini gündeme  getirdiğini belirten Gülüm, getirilmesi planlanan son yargı paketinde kadın ve çocuklar için sorunlu hususların olduğunu vurguladı. Gülüm şöyle devam etti: ”Genelde boşanma sonrasında çocuklara kadınlar bakıyor. Arada bir babaya çocuğu görme hakkı tanınıyor. Bu durum polis, pedagog ve icra memuru ile sağlanıyor. Mesela ‘icra kanadıyla çocuk teslimini kaldıracağız’ diyor. Bu çok kritik bir mevzu. Çünkü kadınların can güvenliği tehlikeye atılıyor. Polis ve icra kanadına rağmen çoğu kez kadınlara şiddet uygulanıyor. Şimdi bunun kalkmasıyla erkeğin çocuğu teslim alması sürecinde şiddet durumu ortaya çıkacak. Cinayeti de beraberinde getirecek. Çünkü kadınların katledilmesine baktığımızda; çoğu boşanma aşaması sonrasında gelişiyor. Bu icra kanadını kaldırırsanız kadını yok etmenin zemini örgütlemiş olmuş oluyorsunuz.” 

Bir zorlama mekanizması: ’Sulh Komisyonu’

Paket tartışmaları sürerken hükümet yanlısı Yeni Şafak gazetesi tarafından “Nafaka mağdurları 5’nci Yargı Paketini bekliyor” başlığıyla haber servis edildiğini anımsatan Gülüm, “Bu paketle nafakanın azaltılması planlanıyor. Ya da süreli ve sınırlı hale getirme gibi bir tartışma var. Bunu da 3-5 erkeğin isteği çerçevesinde yapıyor. Yani erkeklerden yana bir tutum sergileniyor” ifadelerini kullandı.

Gülüm, “Sulh Komisyonu” kurulmasına da değinerek, şunları söyledi: “Bu da arabuluculuk ve uzlaşma meselesi. Kadınlar için uygulanacak. Mahkeme sürecine girmeden önce şiddet uygulayan erkekle kadını barıştırma hedefleniyor. Bir zorlama mekanizması aslında. Bu durum, erkek karşısında eşit haklara sahip olmayan kadını, ‘öbürünün koşullarını kabul et’ demeye denk geliyor. Bu adil yargılamanın da önüne geçecek bir gelişme.”

Boşanma zorlaşacak, tecavüzcüler dışarı çıkacak

Kadına yönelik şiddetin önlenmesine dair maddeler içeren 6284 sayılı kanunun kaldırılmasının da gündeme gelebileceğine işaret eden Gülüm, “Şiddeti önleyecek yasayı ortadan kaldırma, kadını erkek şiddetiyle baş başa bırakma durumu gelişecek” diye belirtti. Ayrıca çocuğa tecavüz edenlerin de cezaevinden çıkabileceğini aktaran Gülüm, “İktidar, şiddete uğrayan kadınların boşanmasını zorlaştırmaya çalışıyor. Ayrıca evliliğe de mahkum etmeye çalışıyor. Bunun yanında kadınları ve çocukları şiddette mahkum edecek siyasal bir düzenlemeye adım adım gidiliyor” dedi. 
 
Kurumlaşan faşizmin hedefi özgür kadın alanları

İktidarın, bu düzenlemeleri kendi rejiminin devamlılığı için yaptığını ifade eden Gülüm, “Faşizmin kurumsallaştığı bir süreçteyiz. Diyanet’e bu kadar para aktarılması aslında bundan sonra rejimin nasıl olacağının bir göstergesi. Bu rejimde kadınlara özgür alan bırakılmıyor. Otoriter rejimlerin ilk hedef aldığı kesimlerden bir tanesi kadınlar olur. Kadınların özgürlük alanları olur” ifadelerini kullandı.

Kadınların buna karşı koyabilecek güçte olduğunu ve sokaklarda direndiğine dikkati çeken Gülüm, “Kadınlar her zaman en önde oldular. Sokağı, meydanı ve Meclis’i terk etmediler. Bu yüzden birçok düzenlemeyi çıkaramıyorlar, vazgeçmek zorunda kalıyorlar. Şimdi kadın mücadelesini tasfiye etmeye çalışıyorlar. Çünkü bütün özgürlük alanların kısıtlamak demek kadın mücadelesini tasfiye etmek demektir. Eğer kadın mücadelesini tasfiye ederseniz, kadınların özgürlük alanlarını da silersiniz” dedi.
 
Yargı paketine karşı ortak tutum alınmalı

TJA Dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan’a verilen 30 yıllık cezanın da kadınların özgürlük alanına karşı yapılan bir saldırı olduğunu vurgulayan Gülüm, iktidarın cezalarla kadınlara “Özgürlük mücadelesini yürütmeyeceksiniz, haklarınızı talep etmeyeceksiniz, susacaksınız, evlerinizin içine oturacaksınız” mesajı vermek istediğini söyledi. Gülüm, yargı paketi Meclis’e gelmesi halinde de mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek, şöyle devam etti: “İtirazlarımızı birleştirerek paketin geçmemesine karşı duruş sergileyeceğiz. Çocuk tecavüzünden yargılanan erkeklere bir af getirmek istemişlerdi. Tepki gösterdik ve geri çekmek zorunda kaldılar. Tüm kadınlar bu pakete karşı ortak tutum almalı.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.