Kadınlar susarsa barış yetim kalır

Kadın Haberleri —

Barış Anneleri

Barış Anneleri

  • Barıştan başka bir şansımız yok, olmasın da. Yapabilen herkes barışa katkı sunsun. Bu ortak acıları yaşamış kadınlar susarsa, barış yetim kalır.

YILDIZ ORAL DURMUŞ

Barıştan başka bir şansımız yok, olmasın da. Ne yaparsak yapalım, dönüp dolaşıp aynı yere geliyor ve her seferinde ağır bedeller ödüyoruz. Barışın kıymetini en çok, savaşın acısını çekenler bilir. Bu yüzden diyorum: Savaşın yükünü taşımış insanları dinleyin. Barışa dair programları severek izliyorum. Ancak elli yıllık bu sancılı süreçte kaybı olmayanların barışa engel olmasını doğru bulmuyorum. Başkasının evladı üzerinden konuşmak kolaydır. Acı kendisine dokunmadığı sürece barışta ısrar etmek gerekir; başkalarına savaş bulaşmasın diye. Birçok kişi, “barış yavaş ilerliyor” diyor; oysa önemli olan sağlıklı ve başarılı bir sonuca ulaşmaktır. Gelecek nesiller adına bu gelişmeleri küçümsememeliyiz.

Bedeli kadınlar ödememeli

Ben siyasetçi değilim. Ama şunu çok iyi biliyorum: Savaşların en ağır yükünü kadınlar çeker. Bu kişisel bir görüş değil, hayatın bir gerçeği. Eşlerini savaşta kaybeden, çocuklarıyla yapayalnız kalan kadınların sesi yeterince duyulmadı. Çoğunun ekonomik özgürlüğü yoktu, çalışma imkânı bulamadı. Kadın olmak zaten zor; bizim coğrafyamızda hem zor, hem güç, hem de birçok zaman suç sayılıyor. Üstelik yaşamını yitiren eşinin ardından haksız sıfatlarla anılmanın ağır yükü de var. Kadına her şeyin mubah görüldüğü bir toplumda yaşamak zor olmaktan da öte...

Ailede, mahallede, devlette her yerde yargılanırlar. Kadılar için her yol ayrı bir girdap. Bu kadınların en güzel yanı, tüm olumsuzluklara rağmen dimdik ayakta durabilmeleridir. Oysa savaşın bedelini kadınlar ödememeli.

Birikmiş tarihin yarası

Barışla ilgili her şeyi tekrar tekrar dinliyorum. Gerçekleri atlamadan, barışa giden yolu ön planda tutuyorum. Türklerden de Kürtlerden de gelen barışa katkı sunan her söz, yeni bir yaşam demektir. Bilmeliyiz ki barış herkesin ortak görevidir.

Kim olursak olalım –Kürt, Türk, Laz, Arap ya da Çerkes– hepimiz bu ülkenin parçasıyız. Her birey barış için elinden geleni yapmalı. Çoğu zaman “Türklerin hassasiyetleri”nden söz edilir. Oysa hassasiyetler yarıştırılmaz. Türklerin arkasında devlet var; yaptıkları çoğu kez meşru kabul edilir. Ama Kürtlerin uzun yıllardır süren acıları, ölümleri var. Bu yalnızca bugünün değil, birikmiş bir tarihin yarası…

Politik değil vicdani

Söyleyecek çok sözleri vardır kadınların; katkıları da, etkileri de büyük olur. Onların her biri bir siyasetçi değil ama savaşın en ağır yükünü taşıyanlardır. Çocuklarını korumaya çalışırken kendi haklarından ve geleceklerinden vazgeçen kadınlardır onlar. Nelerden vazgeçtiklerini tahmin bile edemezsiniz.

Yine de içlerinde azıcık barış umudu kalmışsa, ona dört elle sarılırlar. Çünkü savaşın sonuçlarını en iyi onlar bilir. Barış gelirse, gelecek nesiller savaşsız bir ülkede büyür; korkusuz, amasız, fakatsız yaşamayı öğrenirler.

Barışa kim daha çok katkı sunuyorsa, onun elinden tutmak gerekir. Barışı büyütmek ancak birlikte mümkündür. Tek ses belki duyulmaz; ama birlikte söylenen her kelime yankı yaratır.

Barış bir vicdan işidir. Kadınların gücü bu konuda imkansızı başarır. Ulaşmak zor olsa da onlara bir kapı açmak mümkündür. Barış sadece Kürtlerle değil, herkesle mümkündür. Her empati dolu kelime iyileştirici bir güce sahiptir. Ölüm kimseye fayda getirmemiştir, getirmeyecektir.

Kürtlüğünü inkâr etmeden yalnızca yaşamak isteyen insanlar neden ölmek zorunda kalsın? Bu artık politik değil, insani bir meseledir. Benim derdim de tam burada: İnsani yönü görmek ve orada ısrar etmek.

Başka yol yok!

Bu noktada Türk kadınlarının rolü büyüktür. Onlar kimliklerinden gelen özgüvenle sansürsüz konuşabilirler. Bu cesaret değil, vicdan meselesidir.

Sağcısı, solcusu, imanlısı, dindarı, ateisti fark etmeksizin herkesin bir araya gelmesi gerekiyor. Özellikle kadınlar... Çünkü bu ülkenin geleceği ve çocuklarının yarını için başka seçeneğimiz yok. Barıştan başka yol yok.

Kadına yapılan her haksızlığa, her hakarete –ister Türk ister Kürt olsun– birlikte karşı durmalıyız. Kadın hayatın temelidir.

Onurlu barış zor olabilir ama ısrarla aranmalıdır. Siyaset uğruna söylenen kırıcı sözler yüreklerde kin ve nefret ekiyor. Oysa sarf edilen her kelime oy için değil, barış isteyen yürekler içindir.

Savaşta ısrar edenler rahat uyurken, barış özlemi taşıyanlar “Yarın ne olacak?” diye sabaha kadar uykusuz kalıyor. Ve bunun kimseye faydası yok.

Yapabilen herkes barışa katkı sunsun.

Bu ortak acıları yaşamış kadınlar susarsa, barış yetim kalır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2025 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.