Kadınların yükselen sesi olacağız

2 Aralık 2020 Çarşamba - 23:00

.

.

  • Pat Heron: TJK-E’nin başlattığı ‘Diktatörü yargılamak için 100 neden’ kampanyasını destekleyerek büyütmeliyiz. Britanya’da herkese Türkiye’deki durumu anlatmalı, İngiliz hükümetinin Türkiye’ye karşı tavır almasını ve yaptırımlar uygulamasını sağlamalıyız. Britanya’da kadınların yükselen sesi olmaya devam edeceğiz.”

EREM KANSOY
LONDRA

İngiliz kadın sendikacılar, Britanya genelinde başlattıkları hareket ile Türkiye’de gün geçtikçe artan kadına yönelik şiddete karşı ses çıkarmaya başladı. Türkiye’de kadın cinayetlerine ve kadına yönelik şiddete son verilmesine yönelik geçtiğimiz ay başlatılan ve İngiliz kadın sendikacıların öncülüğünü yaptığı imza kampanyası ise giderek büyüyor.
Britanya’da kadın haklarında gelinen düzey, ile UNISON kadın sendikacıların çalışmaları ve Türkiye’de Erdoğan ve AKP rejiminin kadın düşmanlığına karşı Kürt kadın aktivistlerle dayanışma projelerini UNISON Falkirk bölgesi başkanı Margaret Cook ve UNISON Kadın Hareketinin Lideri Pat Heron ile konuştuk.

Kadına şiddet küresel bir sorun

UNISON Falkirk bölgesi başkanı Margaret Cook, Britanya’da imza kampanyası çerçevesinde 130 kadın sendikacının imza attığını belirterek, “Umuyorum ki bu imzaları sadece toplamakla kalmaz, etkili hale dönüştürebiliriz. Böylece Britanya ve birçok farklı ülkelerde de kadına şiddet konusunu daha fazla gündeme getirmesine yardımcı olur. Sorun küresel bir sorundur ve buna göre yaklaşım gösterilmelidir.” dedi.

Türkiye’deki ağır suçlar kapsamında

Şiddetin sadece kadınları ilgilendiren bir konu olmadığına, uluslarası büyük bir sorun olduğuna dikkat çeken Cook, şunları söyledi: “Türkiye İstanbul Sözleşmesi’ni geçmişte kabul eden ülkeler arasındaydı. Ancak bu yeterli değil; Sözleşme’nin gereğini yüzde yüz uygulamaları gerekiyor. İngiliz hükümeti Türkiye’de kadınlara karşı yapılanlara dur diyebilmelidir. İmza kampanyasının bir etki yaratabileceğini düşünüyorum. Türkiye’de kadınlara yapılanlar Britanya’da ağır suçlar olarak yargılanıyor. Ancak Türkiye’de kadınlara bu şiddeti gösterenlerin yargılanmaması ve hiçbir şey yapılmaması gerçekten inanılmaz bir durum. Britanya olarak Türkiye’yi Sözleşme’ye uyması için baskı altına almalıyız.”

Dayanışma sürecek

Türkiye’de aile içi şiddet gittikçe artıyor. Bu konuda Türkiye’deki kadın sendikacılar, işçiler ve kızkardeşleri ile uluslararası bir dayanışma ve destek içinde olduklarının altını çizen Cook, “Tüm kadınlarla dayanışmamızı yükselteceğiz ve seslerini daha fazla duyurmaya çalışacağız. Ben burada Kürt dayanışma gruplarında da görevler alıyorum; bu toplantılarda da Türkiye’de kadınlara yönelik artan şiddetin durdurulmasına yönelik neler yapabileceğimiz konuşuyoruz, dayanışmaya devam edeceğiz.”
Cook, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün pozitif etkisi olacağına dikkat çekerek, “Öcalan’ın kadına saygısı tartışılmazdır. Kürt kadınlar kendisini lider olarak da görüyor. Öcalan’ın özgürlüğünün Türkiye’deki kadınlar üzerinde pozitif bir etkisi olacaktır” vurgusunda bulundu.

UNISON büyük yol katetti

Pat Heron ise UNISON bünyesinde kadın çalışmalarını değerlendirdi: “Sendikal bir hareket olarak Britanya’da kadınlar için başarılarımız oldu. Kadın hakları ve özgürlükleri adına büyük adımlar attık. Özellikle sendikal hareket olarak Britanya’nın AB üyeliğinde rol oynadık. Fakat Britanya AB’den ayrılıyor ve bunun politikalarımızı nasıl etkileyeceğini tam olarak bilemiyoruz. Kadın hakları anlamında Türkiye’de olduğu gibi burada da çok zorlu bir süreçten geçtik, kadına yönelik aile içi şiddet çok yüksekti. Şu anda polis tarafından ciddiye alınan kriminal bir suç olarak görünüyor. Bu suçu işleyen erkekler İngiltere’de hapse giriyor. Şu anda Eşitlik Yasası diye bir yasamız var. Bu yasanın kadınların karakteristik haklarını koruduğunu düşünüyoruz. Bu yasada LGBT’li, engelli veya siyahi bir kadın olmanız hiç fark etmiyor, tüm kadınlar eşit hakka sahiptir.”
Ülkenin AB’den ayrılmasıyla yeni bir sürecin başladığını ifade eden Heron, “Biz Avrupa’da da 1 milyonun üzerinde üyesi olan UNISON kadın hareketi olarak, Britanya’nın yasalarında AB’ye uygun yasal düzenlemeleri yapmaya çalışıyoruz. Çünkü aile içi şiddetin artması olasıdır. Ayrıca İstanbul anlaşmasıyla da ilgileniyoruz ve bunu da gündemimizde tutuyoruz.”

İmza kampanyası büyütülmeli

İngiliz parlamentosunda geçtiğimiz hafta başlatılan ve Türkiye’deki kadına yönelik şiddetin artması başlığını gündeme getirecek olan EDM imza kampanyasına hala hazırda 5 milletvekili imza attı. Kampanyayı değerlendiren Heron, “Bu konuda politik partilerimizle hep birlikte çalışmalıyız. Milletvekilleriyle, arkadaşlarımızla ailemizle ve kendi hareketlerimizdeki kadınlarla iletişime geçip EDM’i imzalamalarını ve kendi milletvekillerine de imzalatmalarını istemeliyiz” diyerek kısa mesajlarla herkesi bu kampanyaya destek vermelerine çağrıda bulunmasını istedi.
Kadına Şiddete Hayır Platformu’nun açıklamalarına göre geçen yıl Türkiye’de 474 kadın katledildi. Buna rağmen Türkiye İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek istemesinin utanç verici olduğunu belirten Heron, “Özellikle Türkiye gibi bu sözleşmeye muhtaç bir ülkede böyle bir sonuç, Türkiye’nin yönetim şeklini ortaya koyuyor. Buna karşı örgütlenmeliyiz, kabul etmediğimizi herkese göstermeliyiz” dedi.

Britanya baskı uygulamalı

Avrupa Kürt Kadın Hareketi’nin (TJK-E) başlattığı, ‘Diktatörü yargılamak için 100 neden’ kampanyasını destekleyerek büyütmek gerektiğine değine işaret eden Heron, “Sadece işçi partili, sendikalı kesimlere değil tüm çalışanlara Britanya genelinde herkese Türkiye’deki durumu anlatmayı başarabilmeliyiz. Kampanya’nın etkili olmasını sağlamak için, kampanya sonrasında da takibini yapıp İngiliz hükümetinin Türkiye’ye karşı tavır alması ve yaptırımlar uygulamasını sağlamalıyız. Kürdistan’daki tüm kadınlar adına da kadına yönelik şiddet meselesini dünyaya duyurarak, bu kampanyayı büyütmeliyiz. Biz Britanya’da kadınların yükselen sesi olmaya devam edeceğiz.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.