
YPS Genel Koordinasyonu, güçlerinin 25 Mayıs günü itibarıyla Nusaybin şehrinden başarılı bir biçimde geri çekilmeyi sağlayarak ulaşması gereken üslerine ulaştığını; alanda silahlı hiçbir kimsenin kalmadığını duyurdu. Sivil silahsız insanların yaşamının tehdit altında olduğunu belirten YPS, yaşam hakkının korunması için bütün insani kuruluşlara çağrı yaptı. Buna rağmen Türk güçleri dün de saldırılarını sürdürdü. HDP’li milletvekilleri ve Nisêbîn Belediyesi eşbaşkanlarının da aralarında bulunduğu bir heyet, aralarında çocuk, yaşlı ve kadınların da bulunduğu sivillerin tahliyesi için devlet yetkilileri ile görüştü. Görüşmeler neticesinde bazı siviller tahliye edildi. Sivillerin tahliyesini “PKK’lılar teslim oldu” şeklinde çarpıtan Türk medyasına konuşan Türk askeri kaynakları, operasyonların devam edeceğini söyledi.
Türk devleti, 76 gündür saldırı altında olan Nusaybin’de son bir haftadır savaş uçaklarıyla da bombardıman yapıyordu. Mahallelerde yaşayan siviller, ciddi katliam tehdidi altındaydı. YPS Genel Koordinasyonu, dün sabah yazılı bir açıklamayla pozisyonlarını değiştirdiğini duyurdu. YPS’nin açıklaması şöyle: “Halkımızın meşru talebi olan demokratik özerklik mücadelesi çerçevesinde geliştirilen öz savunma direnişi 72 gün boyunca Nusaybin’de büyük bir kararlılık ve cesaretle sürdürüldü. Türk devleti adına hareket eden güçlerin uçak dahil her türlü tekniği kullanmalarına rağmen direnişin bugüne kadar sürdürülmüş olması önemli bir sonuçtur. Devlet güçlerinin pervasız bir biçimde her tarafı yerle bir ettiği bu koşullarda direniş güçlerinin pozisyon değiştirmesi gerekli görülmüştür.
25 Mayıs’ta çekildiler
Bu temelde alınan karar çerçevesinde güçlerimiz 25 Mayıs günü itibarıyla Nusaybin şehrinden başarılı bir biçimde geri çekilmeyi sağlayarak ulaşması gereken üslerine ulaşmışlardır.
Şu anda Nusaybin şehrinde herhangi bir silahlı birimimiz kalmamıştır. Bu durumda AKP devletinin şehri daha fazla yakıp yıkma faaliyetini sürdürme gerekçesi de ortadan kaldırılmıştır. Bu saatten itibaren Türk devlet güçlerinin Nusaybin’de sıkacağı her mermi, silahsız-sivil insanlara sıkılmış olacaktır. Çünkü alanda silahlı hiçbir kimse kalmamış bulunmaktadır.
Yaşlı kadınlar ve çocuklar
Bununla birlikte Elika (Tunç) Mahallesi’nde kalan sivil analar ve çocuklar vardır. Onlarla birlikte yerel ve sivil gençlerden bazı yaralılar da bulunmaktadır. Silahsız olarak bulunan bu insanların yaşamı şu anda tehlike altındadır. Tüm insan hakları kuruluşlarının, tüm demokrasi güçlerinin, sivil-silahsız olarak Alika Mahallesi’nde bulunan bu insanların yaşam hakkının korunması için devreye girmeleri bir insanlık görevi olarak gündeme girmiştir. Tüm Kürdistan halkını, Nusaybin’de sivil ve savunmasız olarak bulunan anaların ve çocukların yaşamını garantiye almak için devreye girmeye, bu insanlarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Katliam yapılmaması için
Kürdistan’da, Türkiye’de ve uluslararası alanda demokrasiden ve insan haklarından yana olan tüm kesimleri bu konuda üzerine düşen sorumlulukların gereğini yerine getirmeye, sivil, savunmasız, çocuk ve yaşlı insanlarımızın Cizre’deki gibi katledilmemesi için devreye girmelerinin bir insanlık görevi olduğunu hatırlatıyor ve bu konuda duyarlı tüm kesimleri devreye girmeye çağırıyoruz.”
Saldırı iddiası
Bu açıklamaya rağmen Türk devlet güçleri saldırılarını sürdürdü. Türk medyası, patlama haberi paylaştı. Buna göre; Fırat Mahallesi Çağ Çağ Caddesi’nde operasyona çıkan askerlere yönelik el yapımı patlayıcılı eylem düzenlendi. 1 JÖHelemanı ile 1 PÖH elemanı öldü; 9’u da yaralandı.
Türk medyasına konuştular
Hürriyet’e konuşan Türk askeri kaynakları, “Örgüt her ne kadar bölgedeki tüm YPS güçlerini çektiğini duyursa da operasyonlarla temizlenen bölgelerin dışında örgütün döşedikleri EYP’ler aynen durmaktadır. Bölgedeki operasyonların devam etmesi gerekmektedir” dedi.
Halk saldırı altında
YPS’nin açıklamasından saatler sonra Elika Mahallesi’nden Yasemin Erkol, Med Nûçe televizyonundaki programa telefonla bağlanarak, yanlarında çocuk ve annelerin bulunduğunu, çocukların çoğunun yaralı olduğunu söyledi. Bulundukları yerde ortalama 35 sivilin olduğunu paylaşan Erkol, “Kimseyi görme durumumuz yok, iletişim kuramıyoruz. Şu an çıkamıyoruz buradan ve yardım istiyoruz. Sürekli silah sesleri var. Ağır yaralılar ve kanaması olan bir kişi var. Kanamayı durduramıyoruz. Su yok, gıda yok” dedi.
İHD’den acil çağrı
İnsan Hakları Derneği (İHD) Mêrdîn Şubesi ise Nisêbîn mahallelerinde bulunan siviller için acil yaşam koridorunun açılması talebinde bulundu.
Dün sabahtan itibaren başta KONGRA GEL ve Kürdistan Halk İnisiyatif olmak üzere Kürt kurumları da açıklamalarla halkı duyarlı olmaya çağırdı, katliam konusunda da Türk devletini uyardı.
Harekete geçildi
Kentte sivillerin bulunduğu noktaların bombalanmaya devam edilmesi üzerine sivil toplum örgütleri harekete geçti. Aralarında HDP’i vekillerin de bulunduğu sivil toplum örgütlerinden oluşan bir heyet, bölgeye giderek bombardıman altındaki sivillerin tahliyesi için girişimlerde bulundu.
İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, “Orada kesinlikle yeni bir Cizre katliamı ile karşı karşıya kalmamız gerekiyor. Valiliğin derhal operasyonları durdurup sivilleri tahliye etmesi gerekiyor. Bu bir talep değil bir zorunluluktur. BM, Avrupa Konseyi’nin açıklamalarından sonra Cizre benzeri bir durum yaşanmaması gerekir” dedi.
Bazı siviller tahliye edildi
Sivillerin güvenliği bir şekilde ilçeden tahliyesinin sağlanması için devreye giren HDP’li milletvekilleri ve Nisêbîn belediye eşbaşkanlarının da aralarında bulunduğu sivil toplum örgütü temsilcileri, sivil ve askeri devlet yetkilileri ile görüşmeler gerçekleştirdi. Yapılan bu görüşmeler neticesinde özellikle Yenişehir ve Elika (Dicle) mahallelerinde bombardıman altında mahsur bulunan bazı siviller mahalleden tahliye edildi.
Sayıları konusunda farklı bilgiler bulunan, ancak 36-45 kişi arasında oldukları tahmin edilen siviller mahalleden tahliye edildikten sonra önce İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Ardından da zırhlı araçlarla İl Emniyet Müdürlüğü’ne sevk edildi.
Tahliye edilen bu sivillerinden bazılarına dair fotoğraflar ise sosyal medya platformlarındaki “JİTEM” gibi kimi para-militer hesaplar tarafından servis edildi. Sözkonusu kişilerin sivil olduğu belirtilmesine rağmen bu paramiliter hesaplardan biri olan “Terör Gerçekleri” isimli adresten, “Nusaybin’de biraz önce 44 PKK’lı terörist maalesef sağ olarak yakalandı” şeklinde paylaşımda bulunuldu. Türk medyası da sivilleri “PKK’li” olarak lanse etti.
Elika Mahallesi’ndeki bu siviller tahliye edilirken, diğer mahallelerde olduğu belirtilen sivillerin akıbeti konusunda ise bilgi alınmadı.
Eşbaşkan’ın açıklamaları
Nusaybin Belediyesi Eşbaşkanı Sara Kaya, Nusaybin’de hala 50 bin kişinin yaşadığını, çatışmaların olduğu 6 mahallede ne kadar sivilin olduğunu da bilmediklerini söyledi. Daha önce Kanika Mahallesi’nde katledilen 18 kişinin o mahalleliler ve sivil olduklarını hatırlatan Kaya, “İçlerinden bir tanesi hepimizin küçüklüğümüzün tanıdığı, doğal meyve suyu sıkıp satıyordu. Kebapçıydı Mehmet Necim Erdem. JÖH’ler kendileri açıkladı, ‘Kebap yediğimiz kişiydi’ diye. Bundan sonra sivillere ne tür bir yönelme olacak bilmiyoruz” dedi.
6 mahallede 13 Mart’tan beri elektrik olmadığını; yasağın devam ettiğini belirten Kaya, Cizre’de yaşanan seri katliamların olmaması için uğraştıklarını söyledi.
HABER MERKEZİ