Yazar ve fotoğraf sanatçısı Adil Okay,  3 kıtadan çektiği 40 kapının fotoğraflarından oluşan “Şair Kapıları‘’ sergisini İstanbul Kartal, Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde 1 Şubat 2015 Pazar günü saat:18.00’de sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Okay sergisinde kapıların anlamını 40 şaire sorarak, onlardaki anlam ve izdüşümünü de aktararak fotoğraf okumaları yaptırıyor.


Şair fotoğraf buluşması

 Yazar ve fotoğrafçı Adil Okay, karşımıza 3 kıtadan çektiği kapı fotoğraflarından bir seçkiyle çıkıyor. Okay, bu kez fotoğraf okumayı şairlere bırakmış. 40 şaire sormuş kapının onlardaki anlamını, izdüşümünü. Sergide nasıl 3 kıtadan kapıların fotoğrafları varsa, ülkenin dört bir yanından da şairler yer alıyor. Şiirler eski değil. Büyük çoğunluğu özel olarak sergide yer alan fotoğraf okumalarından oluşan şiirler.

Şair Ahmet Ada, serginin önemine dikkat çekerken, “Şair Kapıları sergisiyle fotoğrafı ve şiiri buluşturup sanata ve edebiyata bakışımızı değiştiren Adil Okay, aynı zamanda bu sergiyle barışı ve kardeşliği kadim topraklarda pekiştiren bir işlevi üstlendi. Özlenen bir şeydi bu. ‘Şair Kapıları’ sergisinin insanlığa açılan bir kapı olması sevincimizi arttıracaktır” diyor.

 

Neden kapı?

“Şair kapıları” sergisinin fotoğrafçısı Adil Okay Neden kapı? sorusuna cevabını ve kapıları fotoğraflayışını şöyle anlatıyor: “Her şairin bir kapısı var. Her kapının bir açanı, kapayanı. Ne kadar çok insan geçer gider “kendilerinin olmayan” kapıların önünden. Kaçımız o kapıların sesini duyarız. Ayıp örten, korku savan, yaşamı kamudan özele geçiren. Her daim açık kapılar da var elbette. Gar ve otogar kapıları gibi. Gidip gelenleri usulca selamladıkları fark edilmeyen kapılar. Bir zamanlar özel olan ama modernizmle birlikte kamuya göreceli olarak açılan kapılar. İnşası uğruna binlerce işçinin can verdiği saray kapıları. Şato kapıları. İşte bu kapılar asıl sahiplerine gecikmeli olarak teslim edilmiştir. Yani kamuya. Ama o kamuya açık kapılardan geçmek için yeni engeller çıkmıştır karşımıza. Örneğin Yunan uygarlığından, eski Mısır uygarlığına kadar dünyanın ortak emeğiyle oluşan Louvre müzesi. Bu gün Louvre’a gitmek için sınır kapılarını aşmanız gerek. Evet ya. Bir de sınır kapıları var. Modernizmin aklı tüm kapıları ardına kadar açmadı. Hala avama kapalı kapıların olduğu dünyada yaşıyoruz.Sonra Afrika’da Berberi’lerin sıcaktan korunmak için toprak altına yaptıkları evlerin kapısını çaldım. 18 yıl sürgünden sonra  döndüğüm ülkemde çocukluğumun izlerini sürdüm. Antakya’da yaşadığım avlulu evlerden birini buldum. Geçen yarım asırda rengi solan, yosun bağlayan kapımızı buldum. Bir sürgü sesi ‘Kim o?’ dan önce geldi. 12 Eylül’de üzerimize karabasan gibi kapanan Adana zindanının kapısını aradım. Yoktu. Yerine F harfiyle anılan yeni bir (c)ezaevi inşa edilmişti. Asya’da, Afrika’da Avrupa’da kapalı kapılar ardında hak kapısını aradım. Hakikat kapısını sorguladım. Ama illa da aşk kapısı dedim. Velhasıl 40 yıl boyunca çalarak kapıları, günlerin 25’ci saatini, dünyanın eşref vaktini arayıp durdum. Açamayınca sır kapılarını 40 şaire sordum, 40 kapının tılsımını.’’


Fotoğraf okumalarındaki şairler

Okay’ın sergide yer alan kapı fotoğrafları okumalarını yaptırdığı şairler ise şunlar:  A.Rahim Kılıç, Ahmet Ada, Ahmet Günbaş, Arife Kalender, Arzu Demir, Ayten Mutlu, Cafer Demirtaş, Celal Soycan, Cevahir Bedel, Enis Akın, Fatma Aras, Gökçenur Ç., Halide Yıldırım, Hayati Baki, Hüseyin Peker, İlker İşgören, Kenan Yücel, Levent Karataş, Metin Cengiz, Metin Kaygalak, Mitat Çelik, Murathan Çarboğa, Mustafa Köz, Muzaffer Kale, Müesser Yeniay, Nevin Koçoğlu, Nilay Özer, Nurettin Taşçı, Ogün Kaymak, Perihan Baykal, Sabahattin Yalkın, Selim Temo, Sema Güler, Sennur Sezer, Sina Akyol, Sezai Sarıoğlu, Şaban Akbaba, Şükrü Erbaş, Tuğrul Keskin, Turgay Fişekçi.

Sergi, 10 Şubat’a kadar  izleyenlerin beğenilerine açık kalacak.


MEHMET AVCI/İSTANBUL