Erzurum’un Karayazı ilçesine bağlı Yahya Mahallesi’ne 8 Eylül’de saat 04.30 sıralarında bini aşkın asker ve polis, 70 zırhlı araçla baskın düzenledi. Ablukaya alınan mahallede 40 ev basılarak arama yapıldı.

İlk olarak Mehmet Göksu (80) ve hemen yanında bulunan oğlu Ahmet Göksu'nun (50) evine yüzü maskeli özel harekatçılar tarafından baskın yapıldı. Göksu’nun kızı Eda Göksu (22), baskın sırasında yaşananları şöyle anlattı: “Kapıyı çaldılar, babam kapıyı açmaya gitti. Babam, 'İçeride kadınlar üzerini giysinler sonra açarım' dedi. 


Silah dayayıp boynuna bastılar

Balyozla vurdular. Kapı açılır açılmaz babamı yere yatırdılar. Kafasına silah dayayıp boynuna ayakla bastılar. Sonra 14 yaşındaki D'yi duvara yaslayıp başına silah dayadılar. Annem kanser hastası tedirgin oldu. Arka odadaki kapı kilitliydi. Hasta olduğundan dolayı giyiniyordu. Kapıyı tekmeyle kırdılar. Tahta kapı. Bizde o esnada 5 kadın diğer odadaydık ve bir de 4 yaşında küçük çocuk. Müsait değildik. Her birimizin kafasına silah dayayarak 'Çökün ve arkanızı duvara dönün' dediler. Giyinmemiştik. Sonra bizi teker teker aşağıya indirdiler; kadınlar ve çocukları dedemin evine gönderdiler. 


Bağırışları gelmeye başladı

Babamı bizden önce çıkarmışlardı. Dedemlere giderken babamı da dedemlerden çıkarıp bizim eve getirdiler. Aşağıya geldik. On dakika sonra da babamın bağırış çağırış sesi geldi.


2 saatiniz var, eviniyi yakacağız

Dedemlerde oturuyorduk. Sanırım komutandı. Şerefimize namusumuza laf söyledi. 'Namusunuzu kullanıyorlar, şerefinizle oynuyorlar' dedi. Ben de dedim ki kimsenin haddi değil, kimse bizim namusumuz ve şerefimizle oynayamaz. Ondan sonra farklı biri geldi o da maskeliydi. Siyah maskeli. Beni dedemlerin mutfağına koydu. Kapıyı kapattı. Sırtını kapıya dayadı. 'Neredeler?' diye sordu. Kim nerede ne söylediğinizi anlamıyorum. Kimi soruyorsunuz bilmiyorum deyince 'Biliyorsun iki saat vaktiniz var' dedi. Ben de neye vaktiniz var, siz ne diyorsunuz, dedim. 'Evinizi yakacağım' diyerek boynumda bulunan kolyemi çıkarmaya çalıştı. Eline vurarak bana dokunma, dedim. Kolyemi çıkardı bu ne dedi? Kolyede de mi sıkıntı var, dedim. 'Senin beyninde sıkıntı var. İki saat vaktiniz var hepinizi vuracağız' dedi. Okuduğumu biliyordu. 'Senin bursunu keseceğiz. Okul hayatını bitireceğiz' diyerek tehdit etti. Daha sonra beni bıraktı.” 


Evi yıkmak için kepçe

Babasının sopalarla darp edildiğini ifade eden 14 yaşındaki D. Göksu da şunları paylaştı:  “İlk eve girdiklerinde kapıyı biz açtık. Kapı açılır açılmaz yere yatırdılar. Bırakmadılar elbiselerimizi giyelim. Hepimize 'İçeride sizi öldüreceğiz, evinizi yakacağız' dediler. Sonra kepçe geldi evimizi yıkacaklardı. Dedem namaz kılacaktı 'Evet dişini kıracağız' deyip seccadesine ayakkabıyla bastılar. 


80 yaşındakine de 

Dedem 80 yaşında. Dedemi yere yatırıp boynuna bastılar. Babam da vardı. Daha sonra babamı götürdüler. 10 dakika sonra beni götürdüler. Babamın sesi geldi. Babamı göreceğim, dedim. İçeri girdim. 25-30 kişi evin içinde hepsi de kar maskeliydi. Bir tane uzun kır saçlı bir tane yaşlı kiloluydu. İçeri girdim babamın sesi geldi. Babamı dövüyorlardı. Beni itip kafama silah dayadılar. Babamın kafası kan içindeydi. Karnına ve başına sopayla vuruyorlardı.”


İşkence rapora yansıdı

İşkence edilen Ahmet Göksu’nun Karayazı Devlet Hastanesi’nde verilen geçici hekim raporunda da işkence izlerinin olduğu görüldü. Raporda, şu ifadeler yer aldı: “Sol gözaltında 2x2 cm’lik ek muz mevcut. Sol fontak bölgede travma ile uyumlu ödem, birkaç lezyon tespit edildi. Sol kulakta bir … uyumlu birkaç lezyon tespit edildi. Sol ve sağ yüz yarığında yaygın morluklar tespit edilmiştir. Sol kulakta yapılan muayenede hasta işitme sorunu olduğunu ifade ediyor. Sırtta sol suapula altında hafif çizik. Hasta kol travması olduğunu ifade ediyor. Bulantı olduğunu ifade ediyor. Hastanın kol travması sonrası bulantı kusması olduğu için ve işitme kaybı olduğu için bir üst merkeze ilgi tetkik ve tedavi amaçlı sevki uygun görüldü. BTM ile … hayati tehlikesi vardır. ” 


Gözaltında da işkence

Baskın sonrası zırhlı araçlara bindirilen 80 yaşındaki Mehmet Göksu, Gölbaşı Polis Merkez Karakolu’na; oğlu Ahmet Göksu ise Yenişehir Polis Karakolu’na götürüldü. Avukatları, gözaltında da işkenceye maruz kalan ve su verilmeyen Ahmet Göksu'nun idrarından kan geldiği, girişimleri sonucu ise Göksu'ya su verildiğini belirtti. 


 ERZURUM






SİHA’yla vurulanlar tutuklandı


Talê köyünde SİHA saldırısında yaralanan Musa Tarhan ve İbrahim Sak, 6 günlük gözaltı sürecinden sonra çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Hakkari’nin Talê (Oğul) köyünde Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) tarafından vurulan ve Hakkari Devlet Hastanesi’nde tedavileri devam ederken Hakkari Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi’ne götürülen Musa Tarhan ve İbrahim Sak, adliyeye sevk edildi. Tarhan ve Sak, "Örgüte yardım ve yataklık yapmak" iddiasıyla tutuklandı.


Helikopterle vurulan Yıldırım gözaltında

Lice’nin Mişref köyünde helikopterle taranarak ağır yaralanan 13 çocuk babası Celal Yıldırım, hastanedeki tedavisi tamamlanmadan gözaltına alındı.

Amed’in Lice ilçesine bağlı Mişref (Bağlan) köyüne askerlerin 3 Eylül’de yaptığı baskında ağır yaralanan 13 çocuk babası Celal Yıldırım (58) tedavisi tamamlanmadan hastaneden çıkarılarak, gözaltına alındı. Daha önce de Celal Yıldırım’ın oğlu Bedran Yıldırım ve ayağından yaralanan Münir Serin gözaltına alınmıştı.

Günlerdir ailesi hastane önünde beklemesine rağmen polis ve askerlerce Yıldırım’la görüşmelerine izin verilmezken, durumu ciddi olmasına rağmen gözaltına alındı. Gözaltına alınan Yıldırım, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı’na götürüldü. Yıldırım’ın kardeşi Mehmet Yıldırım, ağabeyinin tedavisi bitmeğini, sağlık durumuna ilişkin endişe duyduklarını dile getirdi. Günlerdir yapılan açıklamalarla ağabeyinin hedef haline getirildiğini söyleyen Yıldırım, yeğeni ve Serin’in sivil olduğunu ancak onların da günlerdir gözaltına olduğunu söyledi.